Antik kemgözler kimin?

Binlerce yıldır kullanılan nazar boncuğunun kökünün...

Antik kemgözler kimin?
18 Ağustos 2014 Pazartesi 01:26

antikkemgozler

Binlerce yıldır kullanılan nazar boncuğunun kökünün hangi kültüre dayandığı tam olarak bilinmiyor. Nazar boncuğu, Mısır’ın Gök Tanrısı Horus’un mu, yoksa Türklerin Gök Tanrısı Ülgen’in mi?

Nazar boncuğu, ilk zamanlarda mavi renkli taşların üzerine işlenirken, zamanla çok yüksek ısılı fırınlarda camlardan yapılmaya başlandı. İlk kez Anadolu’da cam ustalarınca üretildiği düşünülüyor. Eski çağlarda Orta Asya Türkleri, Gök Tanrı (Kök Tengri) Tengri Ülgen’in rengi olan mavinin (gök-kök) kendilerini kötülüklerden koruduğunu düşünürdü. Eski Mısır’da da bu inanış hâkimdi. İnsan hayatının önemli bir organı olan gözün figürü ile mavi rengin birleşiminin, kötü enerjileri çekip yok ettiği varsayılırdı. Beynin dış dünyaya açılan penceresi olan gözün, figür olarak eski çağlardan bu yana kullanıldığını biliyoruz.

KAYRA HAN’DAN DÖNÜŞEN ÜLGEN

Kayra Han, yani “tanrıların tanrısı” önce “Gök Tanrı”ydı. Oğlu Ülgen’e göğü teslim etti ve Ülgen “Gök Tanrı “ oldu. Altay Türklerinde gökte hangi tanrı varsa, o en güçlü tanrıydı. Gök Tanrı’nın oğlu ve gökyüzünün hükümdarı olan Tengri Ülgen, Türk ve Altay mitolojisinde “İyilik Tanrısı” olarak bilinir. Ülken (Ülgön) Han, Moğolcada “Ulgan Han” adıyla anılır. Sibirya kavimlerinde ise Ülgen’e, “Bai Ulgan”, “Ulgan” denir.

Ülgen, göğün 17. katında oturan Kayra Han’dan sonra yaratılan “Göksel Üç Tanrı” sıralamasının başında yer alır. Göğün 16. katında Altın Dağ’da yaşayan Ülgen, yine altın olan bir tahtın üzerinde oturur. Ülgen’in, hava durumunu, verimliliği ve doğurganlığı yönettiği kabul edilir.

OSİRİS’İN PARÇASINDAN DOĞAN HORUS

Mısır’da MÖ 5 bin yıllarına kadar uzanan göz figürünü, antik mezarlar ve piramit duvarlarının yanı sıra, yapılan arkeolojik kazılarda değerli eşyalar üzerinde de görebiliyoruz.

Eski Mısır’da Osiris’in oğlu olan ve “Gök Tanrı” adıyla da anılan Horus, gözlerini açtığında iyilik, kapattığında ise kötülük gelir.

Osiris’in cesedi kardeşi Seth tarafından parçalara ayrılıp, Mısır’ın dört bir yanına dağıtılır. Horus ise babası Osiris’in cesedinin parçalarından doğar. Horus büyüyüp güçleninceye kadar İsis (Osiris’in karısı ve aynı zamanda kardeşi), onu saklar. Horus, güçlenir ve babası Osiris’i öldüren Seth ile savaşır. Seth Horus’un gözünü parçalar ve Horus, çıkan gözünün yerine “Uraeus” adlı bir yılanı takar. Annesi İsis parçalanan gözü yeniden tek parça haline getirir, ama o göz görmez. Horus, tek gözlü olarak yaşamaya devam eder. (Güneş ve ay tutulması, Horus’un gözünün parçalanmasıyla oluşur.) Savaşı kazanan Horus, gözünü geri alır ve onu babasına armağan eder. Horus, Osiris’in devamı olarak gösterilir. Bazı anlatılara göre, Horus ile Seth arasındaki savaşta tanrı Toth, hakemlik eder ve sihirle Horus’un gözünün tamamının görmesini sağlar. Mısırlılar önem ve değer verdikleri her şeyi koruyabilmek için üzerine Horus’un gözünü çizerlerdi. Bazı kaynaklara göre, bu figürlerin Anadolu’ya ulaştığı ve Fenikeliler tarafından cam üzerine geçirildiği tahmin ediliyor (MÖ 2500).

ANADOLU’DA NAZAR

Anadolu’nun bilinen en eski adı Hatti’dir (MÖ 2500-2000/1700). Bugün dünyanın ikinci büyük mozaik müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki eserlerde hâkim olan mavi rengi nazara inancın kanıtları sayılabilir. Hititlerin nazar ve nazar boncuğunu Hattilerden öğrenmiş olabileceği tahmin ediliyor. Hattilerin ise nazarı Sümerlerden öğrendiği düşünülüyor. Bu olasılık da çok yüksek, çünkü Sümerler kem göze “ig hul”, yani “göz kötü” diyorlardı. Mavi renk ve göz figürünün şifa verdiği veya koruduğunun batıl bir inanç olduğu kuşkusuzdur. Ancak nazar boncuğunun, inananlar üzerinde “Plasebo” etkisi (etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir) yarattığı kesin.

BONCUK USTALIĞI YA BİTERSE?

Eski çağlardan bu yana kullanılan nazar boncuğunu doğal şartlarda üreten boncuk ustalarından Güven Sevdi, bu geleneğin geçmişi geleceği ve yapımı hakkında bilgiler verdi

Nazar boncuğu hakkında merak ettiğimiz soruların yanıtını alabilmek için Muğla’nın Bodrum ilçesinin Gümüşlük beldesinde, Gümüşlük El Sanatları Çarşısı’nda yer alan Mavi Boncuk adlı atölyeye gittik. Boncuk ustası Güven Sevdi, sorularımızı yanıtladı:

- Ne zamandır nazar boncuğu ustasısınız?

35 yılı aşkındır nazar boncuğu ustasıyım.11 yaşında okuldan ayrıldığımda babam beni yanına çırak olarak aldı. O gün bugündür nazar boncuğu yapıyorum.

- Bu bölgede kaç nazar boncuğu ustası var?

Eski geleneklere göre nazar boncuğu yapan iki kişi var. Biri benim, biri de Bodrum Merkez’de. İzmir’de de birkaç tane ocak var. Ben de İzmir’den geldim. 10 yıldır Gümüşlük’te çalışıyorum.

- Satışlar nasıl, kâr ediyor musunuz?

Geçinecek kadarını ancak kazanıyoruz. Kâr tabii ki yok. Sosyal güvencemiz de yok. Atölyenin yeri de çok önemli. Merkezi yerde maddi gelir daha çok olabilir.

- Turistler nazar boncuğuna ilgili mi?

Gümüşlük’e çok fazla turist gelmiyor. Yerli turist geliyordu ama onlar da artık turlar nedeniyle çok uğramıyor. Günübirlik turlar, tur kampanyaları turizme darbe vurdu. Otobüsle gelip kahvaltısını yapıp gidiyorlar, alış-veriş yapmıyorlar. Tatil paketleri beldemizde turizmi “paket” etti.

- Dünya nazar boncuğuna nasıl bakıyor?

Dünya nazar boncuğunu tanıyor. Buradan Kanada’ya, ABD’ye, Avrupa’da birçok ülkeye, Hindistan’a kadar nazar boncuğu yolladığımız oldu.

- Nazar boncuğunun tarihi hakkında kesinleşmemiş bilgiler var. Bazı kaynaklarda Eski Mısır’dan bu yana devam ettiği veya Şamanizm ile bağlantılı olduğu yazılıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Nazar boncuğunun Şamanizm veya herhangi dinle bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. Ama bilimsel olarak negatif enerjiyi çektiği düşünülüyor. Yapılan kazılardan aldığımız bilgilere göre nazar boncuğunun 4000 yıla dayandığını biliyoruz. Belki de daha öncesine dayanıyor. Konuştuğum arkeologlar nazar boncuğunun Eski Mezopotamya’da yaygın olduğunu söylüyor. Takı olarak kullanılıyormuş. Camın tarihi ise 10 bin yıla dayanıyor.

- Nazar boncuğuna ne kadar sahip çıkılıyor?

UNESCO nazar boncuğunu koruma altına aldı. Çok eski bir kültür. Ancak ticari rant sağlamak isteyen, nazar boncuğunun doğallığını bozan birçok satıcı türedi. Biz eski nazar boncuğu ustaları olarak, en eski ve doğal yöntemlerle bu sanatı yapıyoruz.

- Bu sanata ilgi duyan, çıraklıktan ustalığa geçmek isteyen gençler var mı?

Maddi olarak çok fazla getirisi olmadığı için pek gençlerin ilgisini çekmiyor. Belirli yaşı geçmiş ve hobi olarak yapmak isteyenler oluyor ama sürekli üreticilikleri olmuyor.

- Özellikle yaz aylarında bu kadar sıcak fırının önünde nazar boncuğu yapmak sizi zorlamıyor mu?

Evet zorluyor. Ancak bu işi çok seviyorum. Zaten sevmesem katlanamazdım. Bir şeyler üretmek, model çıkarmak, hayata geçirmek heyecanı, fırının önünde çalışmayı göze aldırıyor. Zahmeti çok ama manevi tatmini daha çok...

- Nazar boncuğu imalatı yapmak için gerekli olan malzemeleri nasıl temin ediyorsunuz?

Ocağı nazar boncuğu ustasının kendisi yapar. Ocağı boncuk yapımı için hazırlamak başlı başına bir meslek. Camın erime derecesinin dışında nazar boncuğunu eskilerden gelen gelenekleri bozmadan yapabilmek için ocağın, belirli milimetrik hesaplarla yapılması gerekiyor. Ayrıca her boncuğun demir çubuğu ayrıdır. Demir çubuklar da aynı hassasiyetle yapılmalıdır. Bu gördüğünüz tüm aletler kendi tasarımlarımız.

- Boyaları da kendiniz yapıyorsunuz değil mi? Bu renkleri nasıl elde ediyorsunuz?

Mavi rengini bakır oksitten yapıyoruz. Çinko-metal-kurşun karışımından da sarı rengini elde ediyoruz. Metallerle oksit haline getiriyoruz. Hazır oksitler var ama onlar kanserojen. Orijinal nazar boncuğu yapan ustalar, renklerini de kendileri yapmak zorundadır.

Sema Sezen

20foto3

20foto2

Horus’un Gözü” ya da daha bilindik adıyla “Tanrı Ra” ve onu, temsil eden

“Ra’nın gözü” sembolü reçete kelimesine kökenlik etmiştir. Horus’un

gözünün basit bir şekli olan R harfi, Galen’den günümüze ilaç reçetelerinde

(R ya da Rp) kullanılır. Seth’ten babasının öcünü alan Horus firavun olmuştur.

Ra, Horus’u da kapsamış ve Ra-Horakhty (ya da Ra-Horus) ismini almıştır.

20foto1

Gök Tanrı Ülgen, insan görünümündedir. Başının üzerinde duran göz figürü ve halkını korumak için kullandığı gök rengine, diğer eski medeniyetlerde de rastlanıyor. Ülgen, kuş kanatlı aslan olarak da tarif edilir. Tasvirde çember içinde olan aslanın etrafında iki adet hilal yer alır ve yine mavi renk hakimdir


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.