Alparslan Arslan'ın babası ile özel röportaj

İdris Arslan, oğlunun askerlik fotoğrafını bizimle paylaştı. Arslan, askerde masa başında yazıcı olarak görev yapıyor. 'Allah'ın mahlukatları' -...

Alparslan Arslan'ın babası ile özel röportaj
24 Eylül 2013 Salı 05:54

11alparslanbaba

 

Danıştay suikastında tetiği çeken Alparslan Arslan'ın babası Aydınlık'a konuştu:

'Av. Zeynep Küçük yakın zamanda kamuoyuna açıklama yaparak o görüntülerde kimin saklandığını sordu. Osman Yıldırım'ın da orada olabileceği üzerinde durdu'

Bir arkadaşımız haber verdi: "Alparslan Arslan'ın babası İstanbul'da". Hemen aradık. İstanbul'un Anadolu yakasında bir yer belirledik ve İdris Arslan'la buluştuk.

Görüşmemiz halka açık bir kafeteryada gerçekleşti. Merak ettiğimiz birçok soru vardı. "Alparslan'ın durumu nasıl?" diye başlayacaktık sormaya ama ilk hamleyi İdris Arslan yaptı: "Türkiye nasıl bu hale geldi?" Ve başladık sohbet etmeye...

'Kavga öğretmedim'

Milli Eğitim müfettişliğinden emekli İdris Arslan, gözümüzün içine bakarak konuştu hep: "Türkiye'nin bu hale gelmesinden hepimiz sorumluyuz. İnsanlar birbirini anlamalı. Her şey sevgiyle çözülebilmeli. Ben 40 yıldır siyasetle ilgileniyorum. Elime hiç silah almadım. Hiç kavga etmedim. Alparslan'a da kavga etmeyi öğretmedim. Benim oğlum bu olamaz."

Bu andan itibaren sorularımıza başladık. Çok sakin bir baba vardı karşımızda. Dikkatle dinliyor ve temkinli yanıtlar veriyordu. Anlatırken gülümsediği anlar çok oldu. Sinirlendiğini ya da sesini yükselttiğini ise hiç görmedik.

'1.70 boylarında biri'

- Siz tetiği çekenin Alparslan olduğuna inanmıyor musunuz?

Saldırıdan sonra Sincan'da tutukluyken bana "Ben yapmadım" dedi. Gözünün içine baktığımda yalan söylemediğini düşündüm.

- Kimin yaptığını söyledi mi?

İsim vermedi ama duruşmalarda birkaç defa "1.70-1.75 boylarında esmer bir mahluk yaptı" dedi. Osman Yıldırım (1) da bir defa "Ben yaptım, Alparslan üstlendi" demişti. Ama Osman'ın adı yalancı çobana çıktığı için aralarda söylediği laflara da itibar edilmez oldu.

- Osman Yıldırım mı yaptı diyorsunuz?

Bilmiyorum, kayıp görüntüler mutlaka bulunmalı.

11alparslanarslanAsker

İdris Arslan, oğlunun askerlik fotoğrafını bizimle paylaştı. Arslan, askerde masa başında yazıcı olarak görev yapıyor.

'Allah'ın mahlukatları'

- Peki, tetiği çekenin oğlunuz olduğu netleşirse...

O zaman da bunu kimin yaptırdığı ortaya çıkmalı çünkü oğlum yalnız değildi. Yanında kimler vardı? Alparslan'ın, saldırıdan bir gün önce Danıştay önündeki görüntüleri ortaya çıktı. Ancak yanındaki kişiler tespit edilemedi. Ben kendisine sordum, "Kim bunlar?" diye. Bana, "Allah'ın mahlukatları mı yok!" diye yanıt verdi. "Tehdit mi ediliyorsun, neden konuşmuyorsun?" diye ısrar ettim. Bir şey söylemedi.

 

- Bu görüntülerin, Bilirkişi'de silindiği ortaya çıktı...

 

Evet. Avukat Zeynep Küçük de yakın zamanda o görüntülerin neden saklandığını sordu. Osman Yıldırım'ın orada olabileceğine işaret etti. Ben de OYAK davasının (2) görüleceği tarihi öğrenmek için birkaç gün önce İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gittim. 24 Ekim'de yapılacakmış. Görüntüleri sordum, itiraz üzerine incelenmesi için TÜBİTAK'a gönderilmiş.

'Görüşme gereği duymadım'

- Sizin de Osman Yıldırım'la ilgili şüpheleriniz var mı?

Alparslan'la araları son zamanlarda çok bozuktu. Duruşmalara da yansıdı. Kavga ettiler. Acaba o kaybolan görüntülerle ilgili olabilir mi? Neden Osman Yıldırım serbest bırakıldı? Kayıtlar çok farklı sonuç doğurabilir.

- Sizce Osman Yıldırım neden serbest bırakıldı?

Osman, itirafçı konumunda. 9 yıl ceza verildi. Hem de gizli tanık. Ben başlarda Osman'a da ailesine çok para gönderdim. Alparslan para göndermemi istiyordu. Dava, Silivri'ye taşındıktan sonra kestik. Zaten oğlum da duruşmalarda, Osman Yıldırım'ın yalan beyanlarda bulunduğunu söylüyordu. Eğer Cumhuriyet gazetesine bomba atıldığında Osman yakalansaydı kimse ölmezdi. Bunca acı yaşamazdı. Benim oğlum bu kadar sürünmezdi.

- Osman hakkında daha önce bilginiz var mıydı?

Çok yoktu ama Alparslan'ın cep telefonunda "testere" diye bir numara kayıtlıydı. Annesi kim olduğunu merak etmişti. Sonradan Osman olduğunu öğrendik.

- Osman serbest bırakıldıktan sonra onunla hiç görüştünüz mü?

Görüşmedim, gerek de görmedim. Evini değiştirdiğini bile sizin haberlerinizden öğrendim. Bir defa Tekin Irşi'ye (3) sordum, o da "Aynı mahallede oturuyoruz ama ben de görmedim" dedi.

'Fotoğrafı Taraf yayımlamadı'

- Ergenekon mahkemesinin kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İki davanın birleştirilmesi çok iyi oldu çünkü Ankara'daki mahkeme, olayı detaylı bir şekilde incelemedi. Ama bu, Silivri'de de yapılmadı. Danıştay binasına kim geldi, kim gitti, Alparslan Arslan yalnız mı geldi? Türkiye'nin altını üstüne getirmiş bir olay, kimine göre son 200 yılın olayı, Türkiye'nin 11 Eylül'ü deniliyor ama olay teferruatlarıyla incelenmedi. O yüzden kararı, hiç doğru bulmuyorum.

- Eksikler neler?

Danıştay üyeleri Silivri'ye hiç gelmedi. Talimatla ifadeleri alındı, mahkemede yüzleşme olmadı. Saldırının olduğu esnada odaya servis yapan çaycı nerede? Onun da bulunması ve ifadesinin alınması lazım. Tetiği çeken kişiyi ve diğer kişi ya da kişileri gördüğü için vereceği ifade çok önemli olacaktır.

'350 bin km yol katettim'

- Alparslan'ın Ergenekon sanıklarıyla ilişkisi var mıydı?

Muzaffer Tekin'le ilişkisi (4) olduğuna dair haberler çıktığında "Baba, bana komplo düzenliyorlar" dedi. "İlişkiniz var mı?" diye sordum, "Sadece sosyal bir ilişki" yanıtını verdi. Bir de Veli Küçük'le ilgili bir fotoğraf ortaya atıldı.

O dönem Veli Küçük'ün yanındaki kişinin Alparslan olmadığını anlatmak için gazetelere başvurdum. Mehmet Baransu'yla da buluştum, ona oğlumun gerçek fotoğraflarını verdim ama Taraf gazetesi basmadı. Sadece Aydınlık haber yaptı.

- Alparslan'a, polis sorgusunda Doğu Perinçek'i sormalarını neye bağlıyorsunuz?

Bilmiyorum ama benim oğlumun görüş olarak Perinçek'le ilgisinin olması mümkün değil. Bunu kendisi de söylüyor.

- Emniyet'te "Dünyaya 5o defa gelsem, Doğu Perinçek'le işim olmaz" demişti...

Doğrudur. Benim ve oğlumun dünya görüşleri çok farklı.

- Peki, sizin tespit edebildiğiniz bir ilişki ağı var mı?

2010'da 350 bin kilometre yol katettim. Savcılardan ve hâkimlerden daha çok koşturdum. "El elin eşeğini ıslıkla ararmış" diye düşünerek her yere gittim, herkesle konuştum. Alparslan'ı savcı gibi defalarca sorguladım. Her duruşmayı iple çektim. Binlerce gece uykusuz kaldım, gecelerce uykumdan uyandım. 8 yıl böyle geçti, hiç kolay değil.

Ama devletin elindeki imkânlar bende yok. Devlet artık gerçekleri ortaya çıkarsın. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nden rica ediyorum. TÜBİTAK'taki artık istesinler. Benim tahammülüm kalmadı. Sabır sabır nereye kadar. Çözsünler şu görüntü işini, Türkiye'de de bir şeyler düzelsin.

'Silivri'ye taşındığından beri görüşmüyoruz'

Ergenekon davasının kararı açıklandığından beri 2 defa görüştük, o da telefonda. Onun haricinde hiç görüşmüyoruz. 2008'den bu yana açık görüşlere çıkmıyor. Görüşmekten çekiniyor.

Danıştay davası, Ergenekon'la birleştiğinden bu yana durum böyle. Sincan'dayken her hafta 1 saat görüşüyorduk. Şimdi ise telefon konuşmalarımızı bile 1,5-2 dakikayla sınırlandırıyor. Genelde para ihtiyacını belirtiyor ve telefonu kapatıyor. Duruşma salonunda bile yan yana geldiğimizde çok kısa konuşuyor.

Bu durum, mahkemede de soruldu. "Daha önce ailesiyle çok sık görüşen bir kişi, neden bir anda irtibatını keser?" diye sordular. "Annem yoksullara yardım etmiyor" gibi bir yanıt verdi. Neden çekindiğini bilmiyorum. Tehdit alıp almadığını da bilmiyorum. Danıştay davası, Ergenekon'la birleştiğinde, "Baba, beni artık hayatınızın merkezinden çıkartın" dedi.

Dipnotlar:

1) Osman Yıldırım: Danıştay suikastının azmettiricisi olmaktan Ankara'da hüküm giydi. Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişileri de o ayarladı. Ergenekon mahkemesince serbest bırakıldı.

2) Danıştay'ın güvenliğinden sorumlu olan OYAK Güvenlik hakkında "görüntüler burada silindi" gerekçesiyle açılan dava.

3) Tekin Irşi: Cumhuriyet'e ilk bombayı attı. Ankara'da 10 yıl ceza aldı, Ergenekon mahkemesince serbest bırakıldı.

4) Muzaffer Tekin'in ofisinin karşı komşusu olan avukat bürosunda, Alparslan'ın arkadaşının eşi çalışıyordu. Tekin ve Arslan 2004'te tesadüfen tanıştı ve aralarında bayram kutlamaları gibi nedenlerle birkaç telefon görüşmesi oldu. 2005'in Kasım ayından itibaren hiç görüşmediler.

Önder Öztürk


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.