Alman istihbaratı Nazilerle

FEDERAL MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU RAPORUNA YANSIYAN GERÇEKLER-1

Alman istihbaratı Nazilerle
02 Eylül 2013 Pazartesi 19:50

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmekle yargılanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün (NSU) devletin kurumlarından destek alıp almadığı tartışmaları sürerken, Alman iç istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Teşkilatı (AKT) çalışanları ile NSU cinayetlerinin bağlantıları Federal Meclis Araştırma Komisyonu raporuna yansıdı.

‘Thüringen AKT gizliyor’

Komisyonun tanık olarak dinlediği Thüringen Eyaleti Emniyet Müdürlüğü başkomiseri Wunderlich, yaptıkları araştırma sonucu üçlünün içerisinde AKT kaynağı olduğunu düşündüklerini belirtirken, “Üçlüyü bulamamamızın da bundan kaynakladığını tahmin ediyoruz” diyor. Wunderlich ayrıca, Sachsen Eyaleti AKT ile yaptıkları bilgi alışverişi üzerine de şu değerlendirmeyi yapıyor: “Sachsen AKT yaptığımız bilgi alışverişinin Thüringen AKT’nin bize verdiği bilgilerden farklı olması, Thüringen AKT’nin bizden bazı şeyleri gizlediği şüphesini doğurdu.”

‘Zschaepe AKT muhbiri’

Tanık Wunderlich’in ifadesindeki iki nokta ise oldukça çarpıcı:

Bunlardan ilki, NSU üçlüsünden Uwe Mundlos’un babasına gönderilen mektup. Mektupta, baş sanık Beate Zschaepe’nin Thüringen AKT’nin muhbiri olduğu bildiriliyor. İkincisi ise dönemin Thüringen Emniyet Müdürlüğü Başkanı Luthardt’ın sözleri. Luthardt, Wunderlich’e “Üçlü asla yakalanamayacak” diyor.

Cinayetlerde AKT izleri

Raporda Hessen Eyaleti AKT’de İslamcılık ve Aşırı Sağ Örgütlenmeler biriminde görevli memur Andreas Temme adı dikkat çekiyor. Çevresinde “Küçük Adolf ” olarak tanınan Temme’nin, 6 Nisan 2006 tarihinde işlenen Halit Yozgat cinayeti sırasında olay yerinde bulunması Neo-Naziler ve AKT arasında bir ilişki olduğu şüphelerini güçlendiriyor. Hessen eyaleti AKT gizlilik ilkesi nedeniyle başlangıçta Temme’nin soruşturulmasını istemiyor. Ancak daha sonra dosyası polise giden ve cinayetle ilgili ifade veren Temme, daha sonra görevden alınsa da NSU davası sanıkları arasında yer almıyor. Hatta halen Kassel şehrinde devlet memuru olarak çalışıyor. Temme, Halit Yozgat cinayeti dışında sadece iki cinayette nerede olduğunu hatırlayabilirken, Türklerin öldürüldüğü kalan 5 cinayette ise tam olarak nerede olduğunu hatırlayamıyor.

Dava dosyasındaki bilgilere göre, Yozgat cinayetinin işlendiği gün 16.43’te iş yerinden ayrılan Temme, 16.50’de cinayetin işlendiği internet kafede bilgisayara giriş yapıyor. Temme internet kafeden 17.01’te çıkış yaparken, 17.05’te Yozgat’ın babası internet kafe içerisinde oğlunun cesedini buluyor. Polis, Temme’nin ceseti görmemiş ve yanından geçmemiş olmasının mümkün olmadığını belirtse de Temme, ısrarla cesedi görmediğini söylüyor. Temme, cinayet işlendikten birkaç dakika sonra saat 17.19’da da muhbirlerinden birisi ve NSU ile yakın ilişki içerisinde bulunan Benjamin Grtner ile bir telefon görüşmesi yapıyor.

Tanık: Katil Temme

Cinayet saatinde internet kafede bulunan tanık Abu Tamam, içeriye elinde süpermarket poşetiyle bir adam girdiğini ve poşetin aldığı şeklin silaha benzediğini belirtiyor. Poşetli kişinin yüzde 90 Temme olduğunu tespit eden Tamam, aynı kişinin 17.01’de kafeden ayrıldığını söylüyor. Münih’teki Boulgarides cinayeti sonrası yapılan incelemelerde 5’inci cinayetten itibaren olay yerinde boş kovan bırakmamak için poşet yöntemi uygulandığı anlaşılıyor. Yozgat ise işlenen 9’uncu cinayet.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.