Alman basını Ergenekon’u konuşuyor -(TAMAMI)

Genç gazeteci Adnan Türkkan Alman basınına sığınma dilekçesi vermeyeceğini söyledi. Türkkan Almanya’ya sığınmayı yenilgi kabul ettiğini belirtti.

Alman basını Ergenekon’u konuşuyor -(TAMAMI)
12 Ağustos 2013 Pazartesi 18:43

Genç gazeteci Adnan Türkkan Alman basınına sığınma dilekçesi vermeyeceğini söyledi. Türkkan Almanya’ya sığınmayı yenilgi kabul ettiğini belirtti.

Alman gazete Türkkan ve Sabuncu’yla yaptıkları röportajda Ergenekon davasıyla ilgili, “Ergenekon, hükümetin ideolojisine karşı olan herkesi susturmak için serbest bir tezkereye dönüşmüştü” yorumunu yaptı.

‘Her konuda azimliler’

İşte Karen Krüger imzalı tam sayfa yayımlanan o röportajın özeti:

Adnan Türkkan ve Mehmet Sabuncu, geçen hafta Silivri’deki Ergenekon davasında hüküm giyen 254 sanıktan ikisi. Türkkan, Ulusal Kanal’ın Genel Yayın Yönetmeni, 10,5 yıl hapis cezası aldı, Mehmet Sabuncu ise Aydınlık Gazetesi’ni basıyor ve 6 yıl hapis cezası aldı. İki gazetecinin de redaksiyonları İstanbul’da, şimdi ama Frankfurt’un Main nehri kenarında bir bodrum katındaki dairedeler. Verilen karara rağmen her konuda azimliler. Karar günü hazır bulunmamalarının nedeni: Başka bir meslektaşlarıyla beraber, o da güya bir terörist, Temmuz ayının sonunda Almanya’ya gelmeleri. Burada Gezi-Parkı-Direnişi ve Erdoğan hükümetine karşı protestolar hakkında olan bir konferansa konuşmacı olarak katılmaları.

2008’de başlayan Ergenekon davasının ne zaman biteceğini kimse bilmiyordu. Sabuncu, mahkeme kararı açıklanmadan önce duruşmya çağrılacaklarını beklediklerini söylüyor. Malum, hukuk devletinde sanıklara ya da avukatlarına son bir söz hakkı verilir. Türk hakimler bunu es geçtiler. Sabuncu ve Türkkan mahkemeye çağrılmadılar, ve ne onların avukatları ne de diğer sanıkların avukatları son söz haklarını kullandılar. Bu durum davada hukuk devletini hiçe saymakta son noktaydı. Bazıları Stalin’in Büyük Temizlik davalarıyla bile kıyaslıyor. 2007 senesinin Haziran ayında savcılık baskını ile birçok yüksek rütbeli asker tutuklandığında büyük bir coşku vardı. Demokratik düzeni sarsma (yıkma) planları yaptıkları öne sürülüyordu. Hatta emekli generaller bile, ki Türk tarihinde akla sığmayan bir durum, suçlandı. Bunların yanı sıra akademisyenler, mafya ve polisler.

Alman gazetenin gözünden Ergenekon

Ama beklentiler acı bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Ergenekon, hükümetin ideolojisine karşı olan herkesi susturmak için serbest bir tezkereye dönüşmüştü. Bu gizli örgüt savcılığın açıklamasına göre, son 20 senede olan politik suikastlar ve cinayetlerin sorumlusu. Bu iddia sayesinde rejime karşı olan herkesi tutuklama için kapılar açıldı. Saçma sapan suçlamalarla 300’den fazla şüpheli tutuklandı, aralarında üniversite profesörleri, muhalefet ve Sabuncu ve Türkkan gibi eleştirel gazeteciler. Diğer tutuklanan çoğunluğun aksine, yıllarca gözaltı ile katlanmak ve iddianameyi hiç görmeden, ikisi kısa bir zaman sonra serbest bırakıldılar. Adnan Türkkan masaya kağıtları yığdı.

Kağıtlar savcının dava gerekçesi ve onu hükmetmesi. Kendisi silah depolatmamış veya suikast eylemde bulunmamış. Savcı daha çok onun üniversite yıllarında arkadaşları ile Kemalist gençlik birliği TGB’yi kurduğu için suçluyor. AKP’ye hiçbir zaman inanmadığını saklamayan Türkkan diyor ki: “Biz Türk gençliğinin apolitik olduğunu, buna karşı bizim bir şey yapmamız gerektiğini hissettik.” Verilen cezanın Adnan Türkkan’a göre nedeni: 2010’dan beri Ulusal Kanal çatısının altında çalışması ve 2011’den beri oranın Genel Yayın Yönetmeni olmasıdır. Olaylardan önce de Kanal Erdoğan’ı eleşiriyordu. Suriye’deki savaşın başlmasından sonra Şam’a gidip Beşar Al-Assad ile görüşen tek gazeteci Adnan Türkkan’dır. Suriye Başbakanı Erdoğan’ın sinirleneceği açıklamalarda bulunmuş ve Erdoğan’ı silah kaçakçılığı ile suçlamıştı.

Erdoğan’ı rahatsız gazete: Aydınlık

Benzer bir rahatsızlığı Mehmet Sabuncu’nun Aydınlık gazetesi veriyor Erdoğan yönetimine. Ergenekon davasında yargılanan 12 gazetecinin 7’si Aydınlık ailesinden geliyor.

Sabuncu: “Duruşmalar bazen o kadar anlamsızdı ki, avukatlarımız, birileri komik bir senaryo yazmış, düşüncesine kapılmışlardı.” Sabuncu herşeyi göze alıp, yargıyı reddetmek istiyor. Türkkan da aynı şekilde, fakat Almanya sınırları içerisinden. Türkkan, Almanya’da kalmaya karar verdi: “Hakkımda zaten bir tutuklama emri mevcuttur, polis beni havaalanından doğru cezaevine götürür.” Sığınma dilekçesi vermeyecekmiş, bir yenilginin kabulü olarak geçerli olabilirmiş çünkü. Frankfurt’dan bir avukat şu sıralar Türkkan için serbest gazeteci olarak oturum alma çabasında. Türkkan: “Derin devlet yıkılmadı. Dava yeni bir derin devleti gün ışığına çıkardı.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.