‘ALEVİLERİ TEMSİL ETMİYORSUN!’ -(TAMAMI)

Akil Adam’ İzzettin Doğan’a Alevi önderlerinden büyük tepki

‘ALEVİLERİ TEMSİL ETMİYORSUN!’ -(TAMAMI)
19 Nisan 2013 Cuma 18:20

Erdoğan’ın ruh arkadaşı oldu

Alevi toplumun önde gelen simalarından yazar Lütfi Kaleli “Akil Adamlar” heyetinde yer alan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan için, “Alevileri temsil etmiyor” dedi

2 Temmuz 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli katliamdan sağ kurtulan Alevi toplumunun önde gelen isimlerinden yazar Lütfi Kaleli, “Akil Adamlar” heyetinde yer alan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’a sert tepki gösterdi.

Aydınlık’a konuşan Kaleli, “İzzettin Doğan AKP’nin siyasi bir organı halinde çalışan heyette olmayı kabul ediyorsa, Erdoğan’ın ruh arkadaşı olmuş demektir. Doğan, Alevileri temsil etmiyor” dedi.

‘Tepki alıyor’

AKP-BDP ve Abdullah Öcalan’ın (PKK) ortak kararı sonucu oluşturulan ‘Akil İnsanlar Heyeti’nin Doğu Anadolu Bölgesi üyesi olmayı kabul eden Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’a Alevi kesiminin önde gelen yazarlarından Lütfi Kaleli tepki gösterdi. Kaleli, “Akil İnsanlar’ın ne amaçla kurulduğu çok açık. İçerisinde ‘katiller savunucusu’ da var, kendi militanlarını korumak üzere olanlar da var, yandaş basın mensupları da var. İzzettin Doğan’ın böyle bir kurumun içerisinde bulunması doğru değildi. Ancak bir menfaatçi grup olarak bu oluşumun içinde yer almasını kendince haklı görebilir. Alevilerin demokratik düşünen Atatürkçü kesiminden büyük bir tepki alıyor. Atatürk ilkelerini savunan bir insan, bugün AKP’nin şeriatçi politikasına nasıl ‘evet’ diyebilir? İzzettin Doğan’ın Alevilerin haklarını savunmak için şimdiye kadar tek bir miting düzenlediği görüldü mü? Bir gün olsun Silivri’ye gitti mi?” diye sordu.

‘Asimilasyona çanak tutuyor’

“İzzettin Doğan’ın bu oluşumda olması Alevi asimilasyonuna çanak tutuyor” diyen yazar Lütfi Kaleli, sözlerini şöyle sürdürdü: “PKK militanları ellerini kollarını sallayarak rahatlıkla dilediklerini yapabilecek noktaya geldiler. AKP ve PKK güdümüyle ABD’nin yönetimi altında bir düzen uygulaması var. Görüyoruz ki bu düzen uygulaması içerisinde yer alanlar, gittikleri her yerde tepki alıyorlar. İktidarın emrinde 63 kişi güya ‘Akil Adam’. ‘Akil’ kelimesinin sözcük anlamına baktığımızda ‘yiyen, yiyici’ anlamında. Bu oluşumun içerisindekiler AKP’nin adamları. Bir de profesör ve hukukçu kimliğiyle bir Alevinin orada yer alması... İzzettin Doğan bunu kabul ediyorsa, Erdoğan’ın ruh arkadaşı olmuş demektir. Alevileri temsil etmiyor. O nedenle kabul etmiyoruz. Atatürkçü, demokratik yapı içerisindeki Alevi örgütlenmesi bunu hiçbir zaman onaylamıyor.”

‘Alevileri sürece dahil etme projesi tutmaz’

BDP’lilerin Alevileri “barış sürecine” dahil etme çabalarına da değinen Kaleli, “Bu proje tutmaz” dedi. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak geçtiğimiz haftalarda bazı Alevi örgütleri temsilcileri ile toplantı gerçekleştirerek, Alevilere sürece destek vermeleri için çağrıda bulunmuştu.

O toplantıya katılanlar arasında Alevi Bektaşi Vakfı veya Alevi Dernekleri Federasyonu’nun yer almadığına dikkat çeken Kaleli şöyle konuştu: “Katılanlar tabansız, kağıt üzerindeki adlar. Kendi politikalarını egemen kılmak için birtakım düzenmeler yapıyorlar. Doğru temelde örgütlü yapıya sahip olan Aleviler din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan 72 millete aynı gözle bakar. Böyle bir yapıda ırkçılık, kin ve katil olmaz. Öyle olsaydı, Sivas Katliamı’ndan sonra biz de silahlanır insanları öldürürdük. Biz insan öldürmeyiz. İnsanı Tanrı’nın yarattığı bir can olarak gördüğümüz için, insanı öldüren Tanrı’yı öldürmüş olur. Böyle yapmacık hareketler içerisinde Alevileri yanlarına çekmek isteyenlerin planı tutmaz. Aleviler kendilerini Atatürkçü çizgiden uzaklaştırmazlar.”

‘İzzettin Doğan’ın kredisi bitmiştir’

Hacıbektaş Belediyesi Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu ise Aydınlık’a yaptığı açıklamada, “Alevilerin İzzettin Doğan’a olan kredileri bitmiştir. Bu sürecin içinde yer alanlar asla Alevilerin önderi olamazlar” dedi.

‘Bu süreç tutmayacak’

Selmanpakoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ulus devlet olduğunu, tek uluslu üstkimliği kabul etmeyen, bunları alt kimliklerle savunan kişilerin görüşleri Alevileri temsil etmiyor. Acaba İzzettin Doğan ‘çok kimlikliliği’ savunmak durumunda kaldığına göre, bugüne kadar ulusalcı bir çizgi izliyor gibi görünerek kendisiyle çelişkiye düşmüyor mu? Bu çelişkili duruma düşmekle İzzettin Doğan hangi ölçüde Alevilerin hak ve hukukunu çağdaşlık ölçeğinde savunmuş olabilir ki? Bu tamamen Kemalizm’e terstir. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürebilmesi için yaptığı devrimlere terstir. İzzettin Doğan’ın tabanı Kemalist bir taban. Tamamen kendisiyle çelişen böyle bir yapı içerisinde ‘Alevileri temsil ediyorum ifadesini’ artık kullanmaması lazım.

AKP-BDP-Öcalan-Kandil dörtgeni gerçek görüntü değildir, gerçek görüntü ABD-AB-Öcalan-Kandil-AKP-BDP’dir. Gördüğümüz tek görüntü Türkiye’nin bir eyalet sistemine gidişinin yolunun açılması, arkasından federasyon ve nihai hedef ise bölünmedir. Bu ancak dernek ve vakıf yöneticilerinin isteğidir. Kesinlikle tabanın isteği değildir. Aleviler için asla ve asla artık önder olamazlar. Bu sürecin tutmayacağı kesin.”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.