AKP’NİN KAÇIŞ FORMÜLÜ: ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK

YÜZ BİNLERCE ÖĞRETMEN ADAYI, YILLARDIR ÇARESİZLİK İÇİNDE ATAMA BEKLİYOR

AKP’NİN KAÇIŞ FORMÜLÜ: ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK
19 Eylül 2013 Perşembe 14:15


Haftada 30 saatten fazla ders veriyorlar. Uygulamada kadrolulardan farkları yok. Fakat, güvenceden, sosyal haklardan yoksunlar. Ücretli öğretmenler, her an işsiz kalma korkusu yaşıyorlar

AKP iktidarı sayısı binlere varan öğretmen açığını ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışıyor. Biri 12 yıldır diğeri 6 yıldır atama bekleyen iki öğretmen, ücretli öğretmenlik sistemini anlattı.

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik kavramları, AKP’nin iktidardaki ilk yıllarında gündemimize girdi. MEB, öğretmenlik mesleğinin piyasalaştırılması ve itibarının düşürülmesi olarak yorumlanan uygulamayla öğretmenlerin iş akitlerinin tek taraflı feshine olanak sağlar bir ortam yarattı. Lisans ya da önlisans mezunlarının uygun alanlarda, ders başı ücretle çalıştırılması olarak bilinen ücretli öğretmenlik, öğretmen atamalarının yetersiz kaldığı durumlar için uygulanmaya başladı.

Uygulama, öğretmenler arasında adeta bir rekabet ortamının yaratılmasına hizmet etti. Ücretli öğretmenler sosyal haklarını göz önünde bulundurarak geleceklerinden endişe eder duruma geldiler. Aynı işle uğraşan öğretmenler arasında, devlet eliyle statü farklılıkları oluşturuldu.

Sosyal hakları yok

300 bin öğretmen atama bekliyor. Ön lisans ya da lisans mezunu olup da evde işsiz kalmak yerine ücretli öğretmenlik yapmak isteyenlerse güvencesizliğin kollarına düşürülüyor.

Ücretli öğretmenlere haftada 30 saate kadar ders verme sınırı konuluyor. Okul yönetimi istediği an işlerine son verebiliyor. Kıdem ya da ihbar tazminatı hakları yok. Sigortaları 30 gün üzerinden yatmıyor. Kadrolu öğretmenlerin faydalandığı birçok sosyal haktan faydalanamıyorlar.

‘Kapının önüne koydular’

Biyoloji mezunu Pınar C., 6 yıldır ücretli öğretmenlik yapıyor. Ücretli öğretmenliğe başladığı ikinci gün, Türkçe dersi verdiği okula atama yapılmış. Pınar Ç. yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “3 yıl işsiz kaldıktan sonra ücretli öğretmenliğe başladım. Ders başı yaptığım ikinci gün okula Türkçe öğretmeni atandı ve kendimi kapının önünde buldum. Yaşadığım şoku anlatacak kelime bulamıyorum. Bir ara ücretli öğretmenliğe devam etmemeyi düşündüm. Sonra iş bulamam korkusuyla başka bir okulda çalışmaya başladım. 6 yıldır aynı okuldayım ama hiçbir garantim yok. Bu yüzden iş aramaya devam ediyorum. Milli Eğitim Bakanlığı atama bekleyen binlerce öğretmenin hakkını yiyor. Bakanlık, sorumluluklarından kaçıyor.”

‘Saat başı 8 lira alıyorum’

Özgür S. ise 36 yaşında ve atama bekleyen bir sosyal bilgiler öğretmeni. 12 yıldır atama bekliyor ve ücretliği öğretmenlik yapıyor. Özgür öğretmen çektiği sıkıntıları şu sözlerle dile getiriyor: “24 yaşında mezun oldum. O günden beri atama bekliyorum. Cebimde beş kuruşum bile yok. Ücretli öğretmen olarak çalışıyorum. Ders saati başına 8 TL alıyorum, değil kira ödemek harçlık bile çıkmıyor. Evlenemedim. Bu yaştan sonra ne iş yaparım? Kimse işe almaz. Eğitim Fakültesi’ni bitiren 12 yıl atama bekler mi? Yazıklar olsun.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.