‘AKP uyuşturucu parasına muhtaç’ -(TAMAMI)

İngiltere dışında bütün finans merkezleri battı

‘AKP uyuşturucu parasına muhtaç’ -(TAMAMI)
04 Mayıs 2013 Cumartesi 18:54

Dünyada finans sektörünün 2008 krizi öncesi büyük bir patlama yaşadığına işaret eden Bartu Soral, o dönem yıldızı parlayan finans merkezlerinin bugün fiilen iflas ettiğini söyledi

Eski Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü Müdürü Ekonomist Bartu Soral, offshore hesapların açıklanmasının küresel finans sistemindeki krizle bağlantılı olduğunu Aydınlık’a anlattı.

- Offshore hesapları sizce neden şimdi sızdırıldı?

Önce Kıbrıs Rum Kesimi’nde yaşanan mevduatlara el koyma olayından başlayalım. IMF’nin 1970’ten itibaren yaşanan banka krizlerini kapsayan veri tabanında 147 kriz var. Ve bunların hiçbirinde mevduat sahipleri para kaybetmemiş. Yani son 40 yıldır yaşanan 147 bankacılık krizinde örneği görülmemiş bir ilk Güney Kıbrıs’ta yaşandı. Mevduat sahiplerinin paralarına el kondu. Güney Kıbrıs’ın en önemli özelliği dünya finans merkezlerinden birisi olması. Bankacılık sistemi Gayri Safi Yurtiçi Hasıladan kat be kat büyük.

2008 krizi öncesinde dünya finans sektörü bir “patlama” yaşarken ortaya çıkan finans merkezlerini hatırlayalım: Kıbrıs, Dubai, İngiltere, İrlanda, İzlanda. Bu ülkelerin hepsinde bankacılık sistemleri GSYH’ye oranla çok daha hızlı büyüdü ve şu an İngiltere hariç hepsi fiilen iflas etmiş durumda. İngiltere de iflas etmedi ama büyük bir durgunlukta, beş yıldır krizden çıkamadı.

Gelelim ikinci olaya, offshore hesap sahiplerinin basına sızdırılmasına. Offshore hesap, mevcut sistemin ürettiği bir sahtekarlık. Sistem küçük sahil ülkelerine bankalar kurdurdu. Oraya giden mevduatlar hem vergiden muaf, hem de gizliydi. Yani sistem hem vergi vermenin öneminden bahsedip çalışanlardan yüklü vergiler alıyor, hem de sanki hiç haberi yokmuş gibi vergi kaçırabileceğin bir bankacılık sistemi kuruyor. Şimdi yıllar sonra ilk kez burada kimlerin, ne kadar hesabı var sızdırılmaya başlandı.

Rum kesimindeki uygulama ile bağlantılı

Kıbrıs Rum Kesiminde yapılan mevduat kesintisi ile offshore hesapların sızma zamanlaması paralel. 1980’lerde başlayan küreselleşme, yani finansal kapitalizm artık tıkandı. Yürümüyor. Sistem tıkanınca sistemden nemalananları tıraşlamaya başladı. Dikkat ederseniz, mevduat kesintisi Kıbrıs Rum Kesimi’nde deneniyor, Almanya’da değil. Offshore’da sızıntı hep Asya, Avrupa ve diğer ülkelerden. İngiltere ve ABD ile ilgili şimdilik sızma yok. Yani sistemi kurtarmak için büyükler, küçüklere tıraşa girişti.

AKP bu durumdan fırsat yaratmak isteyerek ikinci varlık barışını getiriyor. Türkiye’den parasını offshore’da tutanlara, ‘paranı Türkiye’ye getir vergi almam’ mesajı veriyor. Çünkü ekonominin dönebilmesi için kara para, uyuşturucu parası ne olursa olsun acil paraya ihtiyacı var. Parası offshore hesapta olup son uygulamalardan korkan herkese “getir paranı burada sakla ve akla” diyor.

- Bu sürecin sonunda ne olacak?

Bana göre tıraşlama, mevduatlara el koyma ve benzeri tedbirler yeterli olmaz. Oyunun kuralları tekrar yazılacak. Son 30 yılda bankacılık krizi yaşamayan ülke kalmadı. Krizlerin bedelini hep çalışan sınıflar ödedi. Uluslararası büyük sermaye ise hep kazandı. Şimdi bankalarınki başta olmak üzere bütün finansal kazançlar tırpanlanmak durumunda. Küresel çapta süratle yer değiştiren para akımları yavaşlatılacak, yani finans sektörü küçülecek. Finansal sektörü sınırlarken yarattığı istihdamı göz ardı edemeyiz. Reel sektör istihdam yaratmada finans sektörü kadar başarılı değil. Yüksek teknoloji makinalaşmayı getiriyor ve istihdam yaratmaya yeterince destek olmuyor. Halbuki sadece Türkiye’de değil bütün dünyada işsizlik sorunu var. Yeni düzende üstünde çalışılması gereken bir konu bu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.