‘AKP İKTİDARINI BANA BORÇLU’ -(TAMAMI)

Ablasını öldüren, yeğenini pazarlayan Zekeriya Öz’ün Osman’ı konuştu:

‘AKP İKTİDARINI BANA BORÇLU’ -(TAMAMI)
09 Mayıs 2013 Perşembe 18:12

‘AKP yıkılmasın diye mücadele ediyorum’

Danıştay saldırısının azmettiricisi olarak hüküm giyen Osman Yıldırım savunmasında ‘AKP benim sayemde aydınlanmış durumdadır. 2 dönemdir iktidarını bana borçlu’ diye konuştu

Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Ergenekon davasının dünkü duruşmasında Ergenekon Savcılarının “Osmanım” diye hitap eden Osman Yıldırım savunma yaptı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Danıştay davasında azmettirici olarak hüküm giyen Yıldırım hakkında Ergenekon savcıları “saldırıdan gönüllü olarak vazgeçtiği” gerekçesiyle beraat talep ediyor. Yıldırım savunmasında AKP’nin iktidarını kendisine borçlu olduğunu belirterek beraatini istedi.

Osman Yıldırım konuşurken diğer sanıklara sık sık hakaret etti. Sanık avukatları ise Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese’den Yıldırım’ı uyarmasını istedi.

Yıldırım şöyle konuştu: “Ben iktidara karşı bir suç işlemedim. Ama Ergenekon Terör örgütü işlemiş olabilir. AKP 2 dönemdir iktidarını bana borçludur. 2006’daki kaosa baksınlar. O zamanki psikolojik harbi düşünsünler. Kapatma davasına baksınlar. Başbakan’a katil diyenlerin katilliği tescillenmek üzere. Ben AKP devrilmesin diye mücadele ediyorum. Benim sayemde AKP aydınlanmış durumdadır; zan altından kurtarılmıştır. Katil damgasından kurtulup aklanmıştır. Bu durum karşısında beraatimi arz ediyorum. Bana ceza verirseniz 6-8 yıldır verdiğim mücadeleyi yok sayacaksınız. Yazık olur.”

İşte Yıldırım’ın savunması sırasında yaşanan o diyaloglar:

Osman Yıldırım: Ulusalcı Kemalistler cezaevi önüne kamp kurmuş, mahkemeye baskın düzenleyerek katilliklerini bir kez daha ispatlamışlardır.

Mustafa Balbay: (Mahkeme heyetine) Yeri geldiğinde ‘Siyasi dava’ denildiğinde bile itiraz ediyorsunuz. Bu kadar hakarete hiç itiraz etmiyorsunuz.

Yıldırım: Bunlar Cumhuriyet’in değerlerinden el çeksinler, bu parti kapatılmalı, nereye giderlerse oraya gitsinler. Cumhuriyet’e saldıranlara destek vermek için bariyerlerden atlıyorlar, sonra da ayaklarını kırıyorlar. Bariyeri çay, kahve içmek için atlamadılar herhalde.

Hikmet Çiçek: Bunların savunmayla ilgisi yok!

Avukat Sedef Ünal: Sayın Başkan daha neyi bekliyorsunuz?

Yıldırım: CHP, ETÖ, İşçi Partisi kendi idelojilerine suikast yapmışlardır.

Mahkeme Başkanı: Burada herhangi bir siyasi partiyi yargılamıyoruz. Sizle ilgili konuları gündeme getirin.

Avukat Sedef Ünal: Burada herhangi bir siyasi parti yargılanmıyor.

Yıldırım: Onlar kendilerini zorla yargılatıyorlar. Vatana ihanet et kahraman ol. CHP Genel Başkanı açık açık.

Salondaki milletvekilleri: Sanane CHP Genel Başkanı’ndan. Nasıl ahlaksız bir adam bu?

Yıldırım: Bunlar Türk değil, Türkiyeli de değiller. Abbasiler döneminde sopa zoruyla müslüman olanlar, Cumhuriyet değerleriyle sopanın rövanşını almaktadırlar. Doğu Perinçek “Cumhuriyet yıkılmış” diyor. Cumhuriyet mi yıkılmış, Doğu Perinçek mi yıkılmış izah edeyim.

Hikmet Çiçek: Bunun savunmayla ne ilgisi var?

Avukat Fırat Kayaönü: Bu hakaretlere daha fazla müsade etmeyin!

Mahkeme Başkanı: Hakaret içermediği sürece beyanda bulunabilir. Buyrun devam edin.

Yıldırım: Doğu Perinçek, ‘Her türlü maddi, manevi taleplerini karşılamaya hazırım’ demiştir. Ben kabul etmedim.

Erkan Önsel: Yalan söylüyor!

Avukat Kurtuluş Önsel: Alenen yalan söylüyor. Daha ne kadar izin vereceksiniz?

Yıldırım: Kes lan. Ay yıldızlı bayrağımızı korumakla yükümlü olan mahkemenize karşı Türk bayrağı sallamanın alemi ne? Sizler üslubunuza dikkat edeceksiniz. Şahsıma ruh hastası, katil hakaretlerini savururken ben burda sakin sakin dinledim. Bu şizofrenliktir.

Ünal: Mahkeme kararıyla katil olduğunuz sabit.

Mahkeme Başkanı: Sanık savunma yapamıyor. Müdahale edeni çıkaracağım.

Yıldırım: Bu sarışın bayan kimin avukatı? Kim konuşturuyor bunu merak ediyorum. Bir gazetede CHP ve İP, dava sanıkların lehine sonuçlanmazsa hakimlere saldırılacak diyor.

CHP Milletvekili Serdar Soydan: Partime hakaret ediyor. Lütfen izin vermeyiniz.

İroni yapmış!

Yıldırım, Danıştay davasının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen karar duruşmasında Atatürk’e bağırarak hakaret etmesine ilişkin “Ben orada ironi yaptım. Çok önemli bir davanın 2-3 kişinin üzerine yıkılarak faile meçhul bırakılmasına yönelik bir tepkiydi” dedi. Bu sözler üzerine Danıştay katili Alparslan Arslan kahkahalarla gülmeye başladı.

Başbakan’dan bakanlık teklifi

Davada tutuklu yargılanan emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ da son savunmasını yaptı. Tayyip Erdoğan’ın 26 Mart ve 24 Temmuz 1999 tarihinde Pınarhisar Cezaevi’nde kaldığı sırada Hasan Doğan aracılığıyla kendisine teklif yapıldığını anlatan Karadağ, “Bana partinin (AKP) kurucularından ol. İçişleri Bakanlığı senindir dedi. Ama ben kabul etmedim” açıklamasını yaptı. Karadağ, Erdoğan’ın teklifini kabul etseydi bugün Çankaya’da Cumhurbaşkanı olarak bulunacağını vurguladı.

Ablasını öldürdü, yeğenini pazarladı

Savcı Zekeriya Öz'ün 'Osmanım' diye hitap ettiği Gizli Tanık 9'un da Osman Yıldırım olduğu kamuoyuna yansıdı. Savcıların Ergenekon mahkemesine verdiği esas hakkındaki mütalaada Osman Yıldırım'ın ifadelerini Gizli Tanık 9'un doğruladığı kaydedildi.
Mustafa Kemal Atatürk’e “İngiliz piçi” diyerek hakaret eden Osman Yıldırım’ın sicili bu kadarla da sınırlı değil! Sabıka kayıtlarına bakıldığında dört suçtan daha yargılandığı ve mahkûm olduğu anlaşılıyor:
1.  30 Aralık 2006 tarihinde kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımak suçundan 9 yıl hapis cezası
2.  Ablasını öldürmek suçundan 20 yıl hapis cezası
3.  Nüfus kâğıdında yaptığı sahtecilikten ötürü mahkûmiyet
4.  14 Temmuz 1998 tarihinde öz yeğenine fuhuş yaptırmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası

‘Sadece halka hesap veririz’

Aydınlık Gazetesi Yurt Haberler Servisi Şefi Özlem Konur Usta da son savunmasında Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtlarının yayımlamakla suçlandığını anımsatarak “Dünyanın neresine giderseniz gidin haber olacak. Başbakan’ın ses kayıtlarını yayımlamakla suçlanıyorum. Başbakan’ın ‘3’e kapatın’ sözlerini, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın arkasından çevrilen işleri vatandaşların bilmeye hakkı yok mu?” diye sordu. Usta, dergi çalışanlarıyla olan görüşmelerinin de suç sayıldığının altını çizdi. Usta “Biz Aydınlıkçılar attığımız her adımda halkı düşünürüz ve sadece halka hesap veririz” dedi.

Öcalan: AKP’ye iktidarı altın tepsiyle sunduk

Abdullah Öcalan da  BDP milletvekillerine İmralı görüşmeleri sırasında “AKP’ye iktidarı altın tepside sunduk” demişti. Basına sızan İmralı tutanaklarında Abdullah Öcalan’ın sözleri şöyle yer almıştı: “Hükümet kesin vesayetten kurtuldu mu hesaplaşma tam olarak yapıldı mı?  Kendime kızıyorum, 2001-2004’te biz eylemi ‘tak’ diye kestik. Hükümet anlamadı, ‘terör bitti’ dediler.
Sayın Altan bilirsin İslamcıların 40 yıllık rüyasıydı, rüyalarını gerçekleştirdik. Biz AKP’ye iktidarı altın tepside sunduk.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.