Ahmet Davutoğlu’nun Libya’daki rehineleri kurtarma yalanı!

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 15 Ağustos tarihinde Libya’da kurtardığını iddia ettiği üç Türk işçiyi, asıl kurtaranın Kaddafi taraftarı bir milis olduğu ortaya çıktı

Ahmet Davutoğlu’nun Libya’daki rehineleri kurtarma yalanı!
22 Ağustos 2014 Cuma 07:56

davutoglurehineyalan

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 15 Ağustos tarihinde Libya’da kurtardığını iddia ettiği üç Türk işçiyi, asıl kurtaranın Kaddafi taraftarı bir milis olduğu ortaya çıktı

MUSUL’da kaçırılan 49 Türk vatandaşının akıbeti belirsizliğini korurken, AKP hükümetinin 21 Haziran’da Libya’da kaçırılan üç Türk vatandaşı için de kılını kıpırdatmadığı ortaya çıktı. Kaddafi sonrası en güçlü grup olarak ortaya çıkan Zintanlıların kaçırdığı Nazım Süpürgeci, Emrah Bahçeci ve Necip Fazıl Coşkunsu isimli Türk vatandaşları, Abbas isimli Kaddafi taraftarı Afrikalı zenci bir milis tarafından kurtarıldıkları ortaya çıktı. Abbas isimli milis, üç Türkü, Süpürgeci ve Bahçeci’nin çalışmakta olduğu Summa şirketinin proje müdürü Libyalı Muhammed Sultan’ın kardeşine teslim etti. Misruata Başkonsolosu Arif Eser Torun ise, üç Türk vatandaşını teslim aldıktan sonra “bütçelerinin” olmadığı gerekçe gösterip yanlarına para ve telefon vermeden, “charter” uçağına bindirip Türkiye’ye gönderdi.

48 GÜN...

İşte, kaçırılan üç Türk’ten olan Nazım Süpürgeci’nin anlatımıyla 48 günün hikayesi: 22 Nisan’da, Libya’da iş yapan inşaat firması Summa’ya satın alma şefi olarak giden Süpürgeci, 24 Haziran günü şantiyeden çıkıp, çalışanların kaldığı kampa giderken, daha önce Türkiye ile iş yapan Libyalı bir işadamından telefon aldı. Yolda buluşmak üzere sözleştiler. Kampa 300 metre kala iki kontrol noktasından geçtiler ve daha sonra Süpürgeci aracından inip, Cemal isimli Libyalı iş adamının aracına geçti. Süpürgeci’nin aracını ise yardımcısı Emrah Bahceci kullandı. İki araç kampa girerken etrafları silahlı milisler tarafından kuşatıldı. Daha sonra Libyalı iş adamı Cemal ile birlikte iki Türkün kafasına eşofman geçirip ellerini arkadan bağlayan milisler, 40-45 dakikalık bir yolculuğun ardından, bir kontrol noktasını geçip, çiftlik evi tarzında olan bir eve getirildiler.

SORGULARI YAPILDI

Süpürgeci ve Bahçeci, hücrede birkaç gün kaldıktan sonra Necip Fazıl Coşkunsu isimli bir başka Türkün tutulduğunu da öğrendiler. Erenler İnşaat’ta çalışan Coşkunsu’nun da çalıştığı şirketten alacağı 7 bin Avro’yu tahsil ettikten sonra kiraladığı Mercedes Vito araçla Trablus Havaalanı’na giderken kaçırıldığını öğrendiler. Ancak, Coşkunsu’nun Bingazi’den değil de 135 kilometre uzaktaki Trablus’tan uçmak istediği ise kafalarda soru işareti olarak kaldı. 16. günde, hücrede 4 kişi kalmaya başladılar. Her perşembe günü ise üst düzey milislerin sorgulamasından geçtiler. Daha sonra kendilerinden sorumlu Musa isimli milisin, çatışma sırasında öldüğü haberini aldılar, Musa’nın yerini alan Abbas isimli bir milis üç Türkün güvenliğinden sorumlu oldu.

OPERASYON YAPILSIN!’

Bu arada savaş giderek kızışmaya başladı. İçerideki milis sayısı giderek azalırken, Abbas, esaretlerinin 28. gününde rehin Türklerin aileleri ile telefonda konuşmalarına izin verdi. İşte bu durum, üç Türk için umutların yeşermesini sağladı. Birkaç gün ara ile yapılan telefon görüşmelerinde rehin Türkler, tutuldukları binada milis sayısının çok azaldığını, bir operasyon yapılması durumunda kendilerinin kurtarılabileceğini bildirdiler. Türkiye, böyle bir operasyon yapılmasına yanaşmadı. Silah seslerinin ve çatışmaların yakınlaşması üzerine, Abbas, üç Türk rehineyi teslim edebileceğini söylemeye başladı. Üç Türkün kurtulmasından 12 gün önce de Libyalı işadamı Cemal, araya önemli isimlerin girmesini sağlayıp serbest kaldı.

Deniz Kahraman


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.