Acıyı güzelleştiren kadın Yasmin Levy Aydınlık'a konuştu

Fotoğraf: Muhammed Ulutaş

Acıyı güzelleştiren kadın Yasmin Levy Aydınlık'a konuştu
12 Ocak 2014 Pazar 06:43

yasminlevi1
Sefarad müziğinden Endülüs flamenkosuna, Türk ezgilerinden Arap etkilerine kadar birçok kültürü müziğine yansıtan dünyaca ünlü ses Yasmin Levy, dün akşam gerçekleşen konser öncesinde Aydınlık’a konuştu

Çok kültürlülüğün müzikal örneği ve yorumunda pek çok duyguyu barındıran dünyaca ünlü ses Yasmin Levy, dün akşam görkemli bir konser verdi. Konserde sanat dünyasının ünlü isimlerinin yanı sıra her kesimden müziksever katıldı.
15. yüzyılda İspanya’dan zorla koparılan Yahudilerin kültürlerini geleneksel Ladino şarkılarında anlatan Yasmin Levy, güçlü sesi ve kendine özgü ses tekniğiyle dünya çapında ün kazandı.
Endülüs Flamenkosunu hüzünlü ses rengiyle birleştiren Levy’i dinleyenler, onun hakkında hep aynı yorumu yaptı; “Bu kadının ses telleri kalbinde”, “Sesiyle acıyı güzelleştiriyor”, “Aşkı ağıtla anlatıyor”.  Yasmin Levy’nin şarkılarını belli bir tarzla sınıflandırmak çok zor. Onun yorumunda Sefarad müziğini, Endülüs flamenkosunu, Arjantin tangosunu, Portekiz fadosunu, Ortadoğu ve Anadolu kültürüyle harmanladığını söylemek sanırım en doğrusu.  Yasmin Levy, bu çok kültürlü müzik yorumuyla, bir arada  barış içerisinde yaşama inancını barındırıyor. Sanatçı, çalışmalarında  “Kültürler arası diyaloğu desteklediği” için, 2006 yılında Anna Lindh Ödülü’nü kazanmıştı.
Levy, “Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri’nin 5. yılı” kapsamında 2014’ün ilk konserini dün akşam İstanbul Kongre Merkezi’nde verdi. Yasmin Levy’le konser öncesinde bir söyleşi gerçekleştirdik:
- Sizi dinledikten sonra sizin sesinize bağımlı  olan birçok müziksever tanıyorum. Sizin için “Sesiyle büyü yapıyor”, “Ses telleli kalbinde olan kadın” diyorlar. Siz kendiniz için ne diyorsunuz?
 Ben şarkıları o an nasıl hissediyorsam, öyle söyleyen bir müzisyenim. Bu nedenle dinleyiciler sesimde ne hissediyorlarsa, bana onu duyuruyorlar. Bu iletişim beni çok mutlu ediyor. Kalbime dokunduklarını söyleyebilirim.
- Ses tekniğinizi geliştirirken hangi sanatçıları örnek aldınız? Siz kimleri dinlersiniz?
Billy Holliday, İbrahim Tatlıses, Edith Piaf ve Antonio Molina bir rol model olabilecek sese sahip olan müzisyenler. Evde ise Türk Müziği olduğu kadar Flamenko, İran ve Yunan müzikleri dinlemeyi tercih ediyorum.
‘Manisa’da babamın doğduğu evi bulamadım’
Yasmin Levy’nin babası Yitzhak Levy, Manisa doğumlu Sefarad kültürünü inceleyen ve aynı zamanda şarkıları düzenleyen bir besteci. Levy, yaşamını Sefarad Yahudilerinin müziklerini korumaya adayan babasının bıraktığı bu kültür mirasıyla ve onun derlediği şarkılarla büyüdü. Babası Levy’e Anadolu ve Ortadoğu melodilerini aşıladı. Babası, İsrail devleti kurulduktan sonra, İsrail Ulusal Radyosu’nun Ladino Departmanının başkanı olarak atandı. Hayatını, Sefarad Yahudilerinin müziklerini derlemeye ve korumaya adadı.  Babasını henüz iki yaşında kaybetmiş ama eskileri yaşatan bir sanatçı olduğu için babasını çok iyi tanıyor. Levy, sekiz yaşına kadar annesi kendisine ve kardeşlerine hep gülümsediği için hayatın çok güzel olduğunu düşündü. Sekiz yaşındayken, gece tuvalete gitmek için uyandığında annesinin gizli gizli ağladığını gördü. “Bize gülümsediği yıllar boyunca, aslında annemin yalnız başına ağladığını fark ettim” diyen Levy, o gece aniden büyüyüp olgunlaştığını söylüyor. Yasmin Levy,  6 yaşındayken piyano çalmayı öğrendi. 21 yaşında, ilk kez dinleyici önüne, annesinin bir konserinde çıktı.
- Türkiye’ye geldiğinizde neler hissediyorsunuz?
Evime döndüğümü hissediyorum. Herşey babamın Manisa’da doğduğu zaman başladı, biliyorum. Ancak bundan daha da önemlisi, Türkiye’ye her geldiğimde Türk insanının bana vermiş olduğu sıcaklık ve sevgi. Beni evimde hissettiriyorlar.
- Acaba Manisa’da hâlâ babanızın tanıdıkları var mıdır? Hiç araştırdınız mı?
Maalesef oradan kimseyi tanımıyorum. Ama birkaç yıl önce babamın doğup büyüdüğü evi ve sokakları görmek için orada bulunmuştum. Ne yazık ki babamın doğduğu evi bulma şansımız olmadı.
- Sanki Türk bir sanatçıyla röportaj yapıyormuşum gibi bir his uyandırdınız. Bir gün Türkiye’ye yerleşir misiniz?
Bir keresinde, birkaç aylığına Türkiye’de yaşamak için eşimle konuşmuştuk. Fakat o tarihlerde babasının rahatsızlanması üzerine bunu gerçekleştiremedik. Belki de çocuklarım biraz daha büyüdüğünde bunu gerçekleştirmek için doğru zaman tekrar gelecektir.
‘Türkiye için özel bir proje hazırlıyorum’
Sanatçı Yasmin Levy, Türk müziğini yakından takip ediyor. “Türk, İran, klasik müzik, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Billy Holliday, Edith Piaf gibi çok güçlü sesleri dinlerim. Modern müzikten pek hoşlanmıyorum. Hüznü yansıtan şarkılar daha çok ilgimi çekiyor. Yıllar geçtikçe  hayatta kalmış müzikleri seviyorum. Benim ruhum yaşlı olduğu için hüzünlü şarkılarda kendimi buluyorum.”diyor.
- “Firuze” “Sevda” şarkılarını sizden dinlemek çok hoşumuza gitti. Sırada seslendireceğiniz hangi Türk şarkıları var?
Evet, Orhan Gencebay’ın bir melodisi üzerinde çalışmalarım var şu an. Ayrıca Türkiye’ye özel bir proje için bir çalışmalarım var.
- Sizin gibi güçlü bir sesle düet yapmak yürek ister doğrusu. Albümünüzde düet yapmak istediğiniz bir şarkıcı var mı?
Düet yapmayı çok seviyorum. Birlikte şarkı söylemeyi istediğim birçok isim var. Fakat bunun için biraz daha bekleyip neler olacağını görmemiz gerekiyor. Bir sonraki albümüm tamamıyla Arjantin şarkılarına ayrılmış olacak. Bu albümü de, hazırlıklarını yaparken benim sevdiğim kadar, sizin de dinlerken seveceğinizi umuyorum.
- Türk kültüründe sizi etkileyen neler var?
Türk Müziği, beni bağlayan en önemli unsurlardan biri. Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Kubat, Sezen Aksu, Bülent Ersoy, Funda Arar gibi besteci ve şarkıcılarınızı dinlemekten büyük keyif alıyorum. Bu sanatçıların ve şu an ismini veremediğim birçok Türk sanatçının sesindeki hüzne bayılıyorum.
‘Acı, benim için nimet’
- Acıda da bir mutluluk varmış gibi şarkı söylüyorsunuz sanki?
Birçok insanın acıdan ve ağlamaktan korktuğunu görüyorum. Ancak benim için bunlar birer nimet. Zaten bana şarkılarımı yazdıran da bu hisler. Bunlardan bazılarının özünde gerçek hayatta çektiğim acıların içindeki güzelliklerden esinlenmeler mevcut.
‘Coşkulu parçaları kendime ait hissetmiyorum’
- Hiç eğlenceli bir parça söylemeyi denediniz mi?
Evet, daha önce mutlu ve coşkulu şarkılar söylemeyi de denedim. Fakat ne zaman bu şarkıları denesem bana doğru gelmedi ya da şöyle söylemek gerekirse, o şarkıların bana ait olduğunu hissedemedim. Nihayetinde de denemekten vazgeçtim.

Yasmin Levy 6 yaşında piyano çalıyordu
Müzisyen anne ve şarkı derleyici, besteci bir babadan dünyaya gelen Yasmin Levy, çocuk yaşlarda piyano çalmaya başladı. 6 yaşında öğrendiği piyanodan sonra 20 yaşında profesyonel olarak şarkı söylemeye başladı. Annesinin verdiği bir konserde 1 yıl sonra ilk kez seyirci karşısına çıktı. Uluslararası alanada ilk kez WOMEX 2002’de ün kazandı. İlk albümü “Romance & Yasmin”de Ladino müziğine yoğunlaştı. Bu albümde babası Yitzhak Levy’nin çalışmalarının ve Türk ezgilerinin izleri vardı.
Sema Sezen
Fotoğraf: Muhammed Ulutaş


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.