2013 VENEDİK BİENALİ -(TAMAMI)

Bienal, bana son 3-4 bienalin en iyisi gibi geldi. Sanki, Direniş, Gezi, Doğa, başkaldırı, uyanış, yalnızlaşma sorunları buradaydı

2013 VENEDİK BİENALİ -(TAMAMI)
24 Ağustos 2013 Cumartesi 18:32

 

1 Haziran 2013’te açılan 55. Venedik Bienali, 24 Kasım 2013’te kapanacak.

Çağdaş sanatın en önemli platformlarından biri olan ve 2 yılda bir tekrarlanan Venedik Bienali, bu yıl da bütün görkemiyle açıldı. Sanat çevreleri ve sanatçılar tarafından, merak ve heyecanla beklenen bu önemli hareket, gizemli şehir Venedik’in sanat, tarih ve güzellikler dolu havasıyla birleşince mutlaka yaşanası bir olay haline geliyor.

İlki, 1895 yılında gerçekleşen bienal, o yıllardan beri giderek gelişmiş ve büyüyerek bu yıllara ulaşmıştır.

88 ülke ve 150’nin üzerinde sanatçının katıldığı, bu yılki bienalin küratörü Massimiliano Gioni.

Gioni’nin konsept seçimi ise 1955 yılında Marino Auriti’nin “Ansiklopedik Saray” yapma hayalinden yola çıkarak bu büyük sanat olayına verdiği isim: İİ Palazzo Enciclopedico.

Gerçekleşen hayal

Her zaman, ünlü sanatçılara verilen önemin dışında, adı hiç duyulmamış ama yaratıcılığı ve hayalleri olan, onu hiçbir zaman hayata geçirememiş bir sanatçı, Marino Auriti...

Gioni, işte böyle bir hayali, dünya sanatçılarını birleştirerek gerçekleştirir.

İki büyük alan (Geardini ve Arsenale). Çeşitli mekânlarla, kendisine katılan bazı galerilerle birlikte, giderek büyüyen bir bienal...

Heyecan verici bir sanat şöleni. Tam hakkıyla gezebilmek için, en az 4 bütün güne ihtiyacınız var. En büyük alan ve kuruluşundan beri, dünya pavyonlarını bünyesinde barındıran Giardini.

Sabahın 10’undan itibaren uzayıp giden kuyruklar. Pavyonlar arası yeşillikler. Kıyısında soluklanıp, gördüklerinizi düşünüp tartarak, belleğinizde oyunlar oynayabileceğiniz dere boyu...

Sanat protestocuları, sanatçı performansları ve temiz havası ile pavyon içleri kadar, dışarısını da ilgi çekici kılar.

Türkiye’den Ali Kazma

Bu yıl ülkemiz, Emre Baykal’ın küratörlüğünde, Ali Kazma ile katılıyor bienale.

Türkiye’yi beş büyük ekranla temsil eden Kazma, yaptığı işinin, biçimsel, görsel ve estetik ağırlığının yanında, içerik olarak da çok beğenildi. Ali Kazma’nın ülkesindeki olaylara olan duyarlılığı ve “Gezi” sorumluluğu ile “Rezistans” dediği işini izlerken, bizler de çok duygulandık, onurlandık. Bienale katılan 88 ülke içinde en akılda kalan çalışmalardan biri olarak zihinlerde yerini aldı. Videolarında işlediği, insan ve davranış biçimleri, insanın değişkenliğini sorgulayan yapıtları, düşünmeye zorlayan, düşündükçe etkileyen çalışmalar. Daha önce 2001, 2007, 2011 yıllarında İstanbul Bienali’de de baş köşede yerini almıştı.

Bu yıl Arsenale’de yer alan Kazma’nın (2001) Nam June Paik ve UNESCO’nun verdiği “Sanata Destek” ödülleri var.

Yine Arsenale’de yer alan, Yüksel Arslan pek çok izleyiciyi resimlerinin önüne toplamıştı. Üç duvarda sıralanan her zamanki gibi politika içeren bu resimler izleyicilerin ilgisini çekiyor ve önünde tartışmalarına, düşünmelerine neden oluyordu. Bizim içinse, “Muhteşem Haziran”ın 1971’lerde görülmüş, çizilmiş olmasıydı Arslan’ın resimleri. Barışın yolu, Taksim’den geçer, Paris’te biçimlenir, boyanır. Venedik’te izlenir gibiydi...

İnsan gittiği yere, beynini ve yaşadıklarını da birlikte götürdüğü için olsa gerek, bu yılki Bienal, bana son 3-4 bienalin en iyisi gibi geldi. Sanki, Direniş, Gezi, Doğa, başkaldırı, uyanış, yalnızlaşma sorunları buradaydı. Yok ettiğimiz doğanın getirdiği ihtiyaçlara çözüm bulma gayreti. Denizlerin yok oluyorsa duş’la yetin gibi... Ama duşa gelen su da bitmek üzere...

İnsanlar artık kendisine sunulanla yetinmiyor, dünya uyanıyor. Kendi istediği kadarını almak istiyor. Sadece, birilerinin çıkarları için, tabiatın yok edilmesine, betonlaşlaşmasına göz yummuyor. Özgürlüklerinden hiç vazgeçmiyor.

Unutamadığım pavyonlardan biri de Rus pavyonuydu.

Vadim Zakkarov, Yunan mitolojisinden etkilendiği “Danee” performansında, kadınları altın yağmuruna tutuyor ve Zeus’un altın sağanağı halinde, Danee’yi ziyaretini anlatıyor.

“Kadınlar kendinizi koruyunuz. Kendi rızanızla tehlikeli bir alana girmek üzeresiniz.”

Erkeklerin giremediği bu alanın kapısındaki yazı buydu.

Erkekler Danee’yi ancak yukarıdan izleyebiliyorlardı.

Bu yıl gösteriye, on yeni ülke daha katıldı. Bunlardan Bahreyn ilk kez katıldığı bienale, kadın sanatçılarını getirmişti. Mariam Haji, Camille Zekkaria’nın işleri dikkatleri üzerine çekti. Bu kadın sanatçıların bienalle eşzamanlı olarak, ülkelerinde de büyük sergileri var.

Bienal’den başka

Bienal kapsamında olmamasına rağmen 29 Mayıs’ta açılıp, 29 Eylül 2013’te bitecek Marc Quinn sergisi önemli. Bu genç İng. sanatçı, karşı sahilden (San Geordione adası) Bienali selamlıyor.

Sanat ve Bilim, yaşam-ölüm ve anlam. Yaradılış ve süreç gibi karmaşık ilişkileri çok çarpıcı biçimde yapıtlarında vücuda getiriyor. Ellinin üzerinde yapıtı San Giordione’de büyük bir alana yayılmış. Bunlardan 15’ten fazlası da yeni ve hiç sergilenmemiş. Şişme heykeli “Nefes”. 11 metrelik boyutu gri-pembe rengiyle çok çarpıcı. Adaya gelenleri selamlamakla kalmıyor, San Marko Meydanı’ndan da görkemli duruşuyla dikkatleri o adaya topluyor. Sergide yer alan bir başka çarpıcı eser “Evrim”. Anne karnındaki mucizevi gelişimi on anıtsal heykelle anlatıyor.

Sanatçının, çok çarpıcı işlerinden biri de, dev boyutlu büstü. Beş yıl boyunca, kendi vücudundan aldığı 4,5 litre kanı dondurarak yaptığı, kırmızı renkli kocaman kafa...

Yine San Giordione’de açılan bir diğer sergi “Fragile”. 8 Nisan 2013’te açılan bu sergide; Marcel Duchamp, Mario Merz, Joseph Beuys, Ai Weiwei, Damien Hirst, Giovanni Anselmo, Jannis Kounellis gibi önemli isimler yer alıyor. Transparan ve ışığın birlikteliği ile yaratılan yapıtlar hazır kullanım araçlarının, cam, şarap şişeleri, reçel kavanozları vs. Tel alüminyum plastik gibi malzemelerle nasıl sanat nesnesine dönüştüğünü izliyoruz. Buradaki çalışmaların, pek çoğunu daha önce görmüş olmama rağmen, hepsinin bir arada, toplu olunca çok daha etkili olduğunu gördüm ve görülmeye değer bir sergi olduğuna inanıyorum.

Bu yılki Venedik Bienali’nde, anlatılması gereken daha pek çok iş var. Ama bizim yerimiz de sınırlı. Diğer önemli sanatçılardan ve yapıtlarından önümüzdeki günlerde belki yine söz edebiliriz.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.