Yıldız Sertel’in ardında bıraktığı yıllar

Yıldız Sertel’in ‘Ardımda Kalan Yıllar’ anı kitabı; uzayan bir sürgünlüğün, sıkıntıların çok bağlı olduğu anne ve babasının acısının her anlamda tarihe düşülmüş notlarıdır

Yıldız Sertel’in ardında bıraktığı yıllar
28 Aralık 2014 Pazar 09:17

Tansu Bele

YILDIZ Sertel (d.1923- ö.17 Aralık 2009); 2001 yılında kaleme aldığı anılarında; “Ardımda kalan yıllar, Türkiye’de  demokrasi, hürriyet, insan hakları ve sosyal adalet için sürekli bir savaş veren iki insanla, annem ve babam, Sabiha ve Zekeriya Sertel’le beraber geçti. Polis devletinin baskısı yüzünden, onlarla beraber 1950’de yurtdışına çıkmak zorunda kaldıktan sonra, Doğu ve Batı Avrupa’nın değişik ülkelerinde yaşadım, değişik üniversitelerinde okudum, değişik sosyal rejimler, yaşantılar gördüm” der. Onun “Ardımda Kalan Yıllar” anı-kitabı; uzayan bir sürgünlüğün, sıkıntıların, çok bağlı olduğu anne ve babasının acısının her anlamda tarihe düşülmüş notlarıdır. Bu kitap; “entelektüel”in gönüllü sürgünlüğünün yanına, siyasi baskıların, ayrılığın, yarım kalmış yaşamların acısını da katar. Araştırmacı - yazar ve sosyolog Sertel; Cumhuriyet Dönemi’nin ilk kadın gazetecilerinden, annesi Sabiha Sertel’in yaşamını kaleme aldığı “Sabiha Sertel Kimdi, Neler Yazdı?” yapıtında da yakın tarihimizin belgesel niteliğinde bir özetini sunar: Sürgünler, tutuklanmalar, düş kırıklıkları, bunlara direnen bir çalışma azmi ve özgürlük uğruna onurlu bir savaşımı anlatan, kişisel yönleri ve toplumsal siyasal çağrışımlarıyla roman gibi kaleme aldığı bu yaşam öyküsü, yakın tarihimizin bilinmeyen yönlerine de ışık tutar.

Sertel’lerin Amerika’da eğitim gördükleri sırada, 1923’te NewYork’ta doğan Yıldız Sertel; aile yurda döndükten sonra Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde okuyacaktır. 4 Aralık 1945’te, 2. Dünya Savaşı bitiminde Sabiha ve Zekeriya Sertel’lerin sahibi oldukları Tan Matbaası’nın basılıp yakılması olayını da; yıllar sonra Gazeteciler Cemiyeti’nin yayını Bizim Gazete’de şöyle anlatacaktır: “Sertel’lerin Dramı: Cumhuriyet, Akşam ve Tanin Gazeteleri tarafından kışkırtılan elleri baltalı, balyozlu kalabalıklar  ‘Kahrolsun Sertel’ler, kahrolsun komünizm’ sloganlarıyla saldırıya geçerler ve Sertel’leri linç etmek isterler.” Yıldız Sertel, bu saldırıda,   savaş sonunda CHP içinde beliren, Bayar ve Menderes’in başkanlığındaki muhalefetin Tan gazetesi tarafından desteklenmesinin rol oynadığını belirtiyor. Olayın faillerinin yakalanmaması dolayısıyla saldırının siyasal iktidar CHP tarafından örgütlendiğini savlıyor. Sertel; 2. Dünya Savaşı boyunca Tan gazetesinin, Nazi Almanyasını destekleyen Cumhuriyet vb. gazetelerle polemiğe giriştiğini, basında önemli düşmanlar kazandığını yazıyor. Sertel, bu gazetelerin Tan’ın demokrasi savaşımını, Tan’ın anarşi ve komünizmi istediği şeklinde gösterdiklerini belirtiyor. Sonunda da Sertel’lerin bir daha gazete çıkaramadıkları gibi ömürlerinin geri kalanını yurtdışında, yurt hasreti içinde geçirdiklerini vurguluyor. 

1948’de ülkenin yalnızca İstanbul ve Ankara’dan ibaret olmadığını, Anadolu köylüsünün o zamanki gerçek yaşantısından ve sorunlarından kentlilerin haberdar olmadığını söyleyip sosyolojik araştırma yapmak için Sivas ve Kayseri köylerine giden, bu cesur hareketi dolayısıyla birçok engelle karşılaşan ama pişman olmayan Yıldız Sertel’in;  ironiktir, 1950 sonrası ailece yurtdışına çıktıklarında, Prag’da tanıştığı bir Kürt genciyle evlenmesini anne ve babası onaylamaz. Türkiye’de Halk Partisi’nin sol kanadında çalışmış, Nâzım Hikmet’i kurtarma kampanyalarına katılmış Mehmet Abuzer’in Sertel’lere kabul edilmeyişi acaba o dönemlerin sol aydınlarına içkin bir şey olan elitist tutumları yüzünden midir? Yoksa Yıldız Sertel’in özellikle ortaokul döneminden sonra artan aile kökenli elitizm duygularının, güçlü bir “sınıfsal küçümseme” boyutuna varması mı rol oynamıştır? (Kaynakça: Dr. Sezin Aydemir; Virgül Dergisi 10/09/2005) Ne olursa olsun, 1971-89 yıllarında Paris’de üniversitede Osmanlı ve Ortadoğu tarihi dersleri veren, 1991’de Türkiye’de Sertel Gazetecilik Vakfı’nı kuran, 86 yaşındayken Nâzım Hikmet’in anıtını, kendi hastalığını önemsemeyip cebinden harcayarak yaptıran ve Caddebostan Kültür Merkezi  önüne konulmasına önayak olan Yıldız Sertel’i, değerli yapıtları (Susmayan Adam Babam Z. Sertel, Nâzım Hikmet Çocuklarla, Şu Değişen Dünya Türkiye-Avrasya vb.) saygıyla anıyoruz.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sefa Tütüncü - 5 yıl önce
bir dönem demokrasi şavaşı veren serteller ,kızları yıldız sertel çok önemli yazarlardır.bugün görülen olaylar zincirini o devirde de aynısının yaşanmış oldugunun delilleridirler.