Yas ilân edildi DT perdelerini kapattı

Yas ilân edildi DT perdelerini kapattı
21 Aralık 2014 Pazar 13:07

Okday Korunan

“PAKİSTAN’da bir okula düzenlenen silahlı saldırı sonucunda masum 148 öğrenci ile öğretmenin öldürülmesi ülkemizi derinden üzmüştür. Dost ve kardeş ülke Pakistan’da yaşanan bu menfur saldırı neticesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Tiyatroları olarak, Sayın Başbakanımızın ülkemizde ilan ettiği milli yas dolayısıyla sanatsal faaliyetlerimize bir günlüğüne ara verilmiştir.

Saygıyla duyurulur. DT Sanatçı Temsilcisi Ş. Ergüney”

Elektronik posta kutuma Devlet Tiyatroları sanatçı temsilciliği tarafından gelen bilgi 17 Aralık 2014 gecesi perdelerin kapatılacağını söylüyordu. Bilgiyi doğrulatma ihtiyacı duydum. Bilgi doğruydu.

ZİHİNLER KARIŞIK ZİHNİYETİ ANLAMAK İMKÂNSIZ

17 Aralık takvimlerde gündemi yüklü bir gün. Adeta sakız edilerek her yere çekilebilecek kritik bir tarih. Kardeş Pakistan’da gerçekleşen menfur olayı lanetlemek yerinde ama Devlet Tiyatroları eğlence sektöründe faaliyet gösteren bir kurum değil. Ülkede bayraklar yarıya indirildi doğru fakat yaşam, üretim devam ediyor. Metrolar çalışıyor, bankalar faaliyet gösteriyor. Yaşamsal bir damar olarak görülmediğinde bu tür genellemelere öncelikli olarak sanat mı kurban ediliyor?

Devlet Tiyatroları, düşünce alanında estetik ürünler paylaşan bir kıymettir. Ekonomik bir bilet karşılığında seyircisine felsefenin evrensel değerlerini estetik bir dile dönüştürerek perde açan bir kurumdur. Hiçbir surette terörü onaylaması düşünülemeyecek, aksine şiddetin her türlüsünün lanetlenmesi gerektiği düşüncesini yayan, de-mokratik evrensel mesajlarla yüklü edebi eserleri toplumsal moral değerler çerçevesinde yücelterek sunan bir cumhuriyet kurumudur. Üstelik ülke evlatlarının katledildiği acılı sayısız günde ve sanatçıların en yakınlarını kaybettiklerinde bile perde açmaya devam etmiştir. Şimdi bu genel kararın, yetkililer uyarılmadan ve sorgulanmadan uygulanmasını yadırgatıcı bulduğumu itiraf etmeliyim.

SANAT EĞLENCEYLE KARIŞTIRILMAK MI İSTENİYOR?

Yoksa bilemediğimiz başka maksatlar adına bu konu bir prova imkânı olarak mı görülüyor? Bu düşünceye ihtimal bile vermek istemesem de şeytanın avukatlığını yaptığımızda bakın nasıl bir tabloyla karşılaşabileceğimizi paylaşalım: Konuya bu açıdan bakıldığında yakında böyle gün ve bahanelerle kitapçılar kapatılır, elinde kitap, tiyatro, konser bileti vs. bulunduranlar hakkında makul şüpheyle yasal işlemler başlatılırsa kimse şaşmasın. “Yok artık!” dediğinizi duyar gibiyim. Bence de yok artık ama unutmayın ki, bugüne kadar yok artık dedikleriniz zaman içinde gündelik hale geldi, geliyor. İspatı gerekli görmeyen, makul şüpheyi kıymetli bulan bir hukuk anlayışıyla bu tarz durumları yerme imkânı da bulamazsınız artık. Güçlünün adaleti ile adaletin gücü karıştırıldığında en büyük zararı adalet ve insan görür. Değerler karışır, kutsal sıradanlaşır. Hukuk, adalet felsefesinden uzak sözlerle kaleme alındığında eylemler kolayca boyut değiştirir, suç olur. Adaletin gerçekleşmesinde erdeme duyulan ihtiyaç unutulur. Gelinen noktada dün susanların bugün demokrasi havarisi olup sansüre karşı olduklarını dile getirmeleri bile ilginç, tarihi ve olumlu bir gelişme. Umarım yaşananlardan ders çıkarılır. Tribünler, sokaklar, sanat, spor vs. vicdanları aşan trajikomik savlarla özellikle hukuk tarihinde yer almaz. Sevgi, barış ve tolerans iklimi coğrafyamıza egemen olur. Perdelerin kapanmasına neden olabilecek nedenler yerküreden silinir.


Etiketler; #Okday Korunan

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.