Türkçe öksüz kaldı

Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ, ‘Yaşar Kemal’in ölümüyle Türk dili ve Türk edebiyatı öksüz kaldı’ dedi. Behramoğlu ise,’Türkiye’nin başta gelen vicdanlarından biriydi. Bir çocuk yüreğine sahipti, ama dev gibi adamdı’ ifadelerini kullandı

Türkçe  öksüz  kaldı
03 Mart 2015 Salı 13:28

Erdem Atay / Ankara
26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve Şair/Yazar Ataol Behramoğlu ile dün sonsuzluğa uğurladığımız Türk edebiyatının unutulmaz ismi Yaşar Kemal’i konuştuk. Başbuğ, Kemal’i “Türk dili ve edebiyatı öksüz kaldı” diyerek uğurlarken, Behramoğlu da büyük şairi, “Çocuk yüreğine sahip dev bir adamı kaybettik” ifadesini kullandı. 
Ankara Kitap Fuarı’nda görüştüğümüz İlker Başbuğ ve Ataol Behramoğlu önceki gün kaybettiğimiz ve dün sonsuzluğa uğurladığımız Yaşar Kemal’i anlattı. 
“Yaşar Kemal Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük kalemlerden birisiydi” diyen Başbuğ, ünlü şairi kaybetmenin üzüntüsü içerisinde olduğunu söyleyerek şunları belirtti:
‘ADI ve ESERLERİ UNUTULMAYACAK’
“Türk dili ve Türk edebiyatı öksüz kaldı. Elbette Yaşar Kemal Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük kalemlerden birisiydi. Yeri doldurulamayacak, dünya çapındaki bir değerdi, bir edebiyatçıydı. Kaybından dolayı ben de çok üzgünüm. Ailesine, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diliyorum. Ama işte yazarlık öyle güzel bir şey ki, belki yüzyıllar boyunca yaşıyorsunuz. Geride bıraktığınız eserler yaşamaya devam ediyor, adınız unutulmuyor. Yaşar Kemal de böyle. Belki aramızdan ayrıldı ama adı ve eserleri yüzyıllar boyunca yaşamaya devam edecek.” 
Yaşar Kemal’in kitaplarıyla lise yıllarında tanıştığını anlatan Şair Ataol Behramoğlu, daha sonra nasıl “Yaşar Ağabey” olduğunu anlattı bizlere. Ataol Behramoğlu Yaşar Kemal ile ilgili şunları söyledi:
‘KÖKÜ KARACAOĞLU’NA DAYANIR’
“Yaşar Kemal’i yazar kimliğiyle kitaplarıyla yani lise yıllarında tanıdım. İnce Memed’i tanıdım. Mesela Orta Direk adlı kitabı beni çok etkilemiştir. Aşağı yukarı hepsini okudum diyebilirim hatta bazıları için de yazılar yazdım. Örneğin Yılanı Öldürseler üzerine bir yazım vardır ve Yaşar Ağabey onu beğenmiştir. Yaşar Ağabey diyorum, çünkü 1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi döneminde gerçekten bizim ağabeyimizdi. Benim kardeşlerimin, yaşıtlarımın, kuşağımın ağabeyiydi. Yaşar Kemal gerçekten yumuşak bir insandır. Dev gibi bir adam. Her şeyiyle, sesiyle, duruşuyla... Ama bir çocuk yüreğine sahipti. Sanki ‘çocuk yürekli’ desek de Yaşar Kemal’e yanlış olmaz. Tabii ki yaşam bir yerde noktalanıyor. Kaçınılmaz. Bozulmadan, her anlamda sapasağlam denebilecek bir şekilde bu dünyadan ayrıldı. Türkiye’nin başta gelen vicdanlarından biridir ve Türkçenin en güzel yazarlarından biridir, gelmiş geçmiş. Çünkü Yaşar Kemal’in kökleri Karacaoğlan’a dayanır, Dadaloğlu’na, Köroğlu’na dayanır. Bir de bir anımı anlatayım. 60’lı yıllarda Yaşar Ağabey bana Azeri Köroğlu’sunu getirmiş. Kiril alfabesiyle yazılmış. Onu ben Latin harflerine çevirmiştim, bu vesileyle Köroğlu ile Azeri kültürü arasındaki bağlantıları algılamıştım. Müthiş bir adamdı. Çok büyük bir yazardı. Halkı içinden çıkmış bir yazar. Yaşar Kemal yapıtlarıyla Türk edebiyatına verebileceği şeyin en çoğunu vermiştir. Unutmayacağız.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.