‘Türk sanatı iyi bir yolda’

Son çalışmalarını Beyoğlu Odakule’deki İstanbul Sanayi Odası (İSO) Sanat Galerisi’nde sergileyen ressam Ünal Kuş ile resim ve son sergisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik

‘Türk sanatı iyi bir yolda’
06 Nisan 2015 Pazartesi 11:26

Fatma Vatansever
Ressam Ünal Kuş, 1959 Ordu Fatsa doğumlu. Orta ve lise eğitimini Fatsa’da yapmış. Lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yapan sanatçı,  yüksek lisans eğitimini de Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yapmış. Milli eğitimde 8 yıla yakın öğretmenlik yapan Ünal Kuş, daha sonra da Mustafa Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim elemanı olarak 20 yıldan bu yana çalışmaya devam ediyor. Çalışmalarını genelde orada devam ettirdiğini belirten sanatçının, ulusal ve uluslararası birçok karma resim sergisinde resimleri sergilenmiş ve 11 ödülü bulunuyor. 
- Resme nasıl başladınız?
Benim ailem resimle ilgilenen daha doğrusu sanatla ilgilenen bir aileydi. Biz yedi kardeşiz diğer beş kardeşim de yine resimle ilgiliydiler. Ben doğduğum anda baktım fırça palet boya hazır, onların kaldığı yerden ben devralıp devam ettirdim. Tabii diğer kardeşlerim de eğitimci. Resim öğretmeni bir aileden geliyoruz. Haliyle onlar içerisinde ilk eğitimimizi onlardan aldık. 
- Buradaki sergi nasıl oluştu?
Ben şöyle söyleyeyim aşağı yukarı on iki Avrupa ülkesi ve Türkiye’de birçok şehrinde rutin olarak sergiler gerçekleştiriyorum. Buradaki olay bir yerde Sanayi Odası Başkanımızın benim yaptığım çalışmaları görünce ‘Bizim kurumun galerisinde de böyle bir etkinlik gerçekleştirir misin?’ diye bir soru sorduktan sonra oluştu diyebiliriz. Tabii İstanbul’da ilk sergim değil daha öncesinde 3 sergi açmıştım. 
- Resminizde kullandığınız figürlerden bahseder misiniz?
Şöyle söyleyeyim, kullandığım motifler resimlerimde yakın çevremdeki motifler; kedidir, bisiklettir, kuştur... Ben daha çok çevremdeki objelerden ve kendi yaşantımdan hareketle resimlerimi kurguluyorum. Resimlerim biraz kurgusal, figüratif bir yapıya sahip. Renkçi, figüratif ve tamamen kurgu temelli, natüralist bir anlayış yok veya dış dünyadan bir izlenime dayalı değil. Biraz kurgusal olmasının yanında biraz da psikolojik etkisi, insanın iç dünyasını yansıtan resimler olmuş oluyor diyebilirim. 
- Yeni projeleriniz neler?
Fransa Valory kentinde, 15’e yakın ülkeden akademisyen sanatçıların bir araya geldiği bir çalıştayımız olacak. Daha çok akademik bilgilerin paylaşıldığı uygulamaların yapıldığı bir atölye sergi olayı gerçekleşecek. Biz, değişik ülkelerden sanatçılar birlikte çalışıp bu esnada halka açık olarak seminerler verip burada ortaya çıkan yapıtları Valory kentinde sergileyeceğiz. Ama başka sergiler gündeme gelir mi bilemiyorum.  Çok sergi açmak bir gösterge değil. Gerektiği zaman yeteri kadar ürün ortaya koyduktan sonra sergi açmak daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. 
- Sanat yaşamınızda birçok ödüle layık görülmüşsünüz, bunlar nelerdir?
11 ödülüm var. Bu ödüllerden bir kısmı gerçekten önemli, en azından benim için önemli. 2007 yılında almış olduğum Devlet Ödülü önemli bir yere sahip. Türk sanatında da devlet sergilerinden alınan ödüller bizler için prestij ve güç kaynağı oluyor. TBMM’nin 85. Yıl anısına düzenlenen profesyonel Türk sanatçılarının katılımıyla gerçekleştirilen bir yarışmada resim alanında Büyük Ödülü aldım.  En son Fransa’daki bir dünya ikinciliği ödülünü aldım. Ödüller bizim için çok gösterge sayılmaz ama bizim için de motivasyonu sağlayan şeyler gözüyle bakıyorum ben. Ödül farklı bir şey, sanat farklı bir şey. Sanatın ödülü olmaz aslında. 
- Türkiye’deki sanatın gelişimi hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki sanatın gelişimi, sanatçı eğitimindeki gelişmeler dünya ile olan ilintilere  baktığımızda son yıllarda inanılmaz sanatsal aktiviteler gerçekleştiriliyor, özellikle resim alanında. Tabii bu iletişimin gelişmesi, sergi açılabilecek ortamların oluşması, organizasyon ve müzelerin yaygınlaşması önemli bir rol oynuyor. Türk sanatı eskiden takipçi bir yapıya sahipken biz 50 yıl, 20 yıl geriden dünya sanatını izlerken günümüzde aynı çağın gerektirdiği yapıtları koyar hale yani paralel gelişim içine gelmiş, paralellik göstermeye başlamış durumdayız. Sanatçılarımız dünya ölçeğin de olsun yerel ölçek de olsun birbirinden güzel yapıtlar ortaya koyuyorlar ve sergiler gerçekleştiriyorlar. Bu anlamda da ben Türk resminin geleceğini çok karamsar bulmuyorum.  Bundan 10 yıl öncesinde bir tane var iken günümüzde özellikle büyük firmaların Koç Müzesi gibi İstanbul Modern gibi bir takım özel şirketlerin resim müzeleri açtıklarını görüyoruz. Ve Türkiye’nin her yerinde resmi özenle izliyoruz. Yani koleksiyonerlerin giderek çoğaldığını görmek, ressam ve heykeltıraşları mutlu etmektedir. Ben bunları Türk sanatının iyi bir yolda olduğunun göstergesi olarak kabul ediyorum.
Ressam Ünal Kuş’un sergisi, 10 Nisan 2015 tarihine kadar Beyoğlu Odakule’deki İstanbul Sanayi Odası (İSO) Sanat Galerisi’nde sanatseverler tarafından izlenebilir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.