Tuba ağacının kökleri

Tuba ağacının kökleri
23 Mart 2015 Pazartesi 13:40

Veysel Boğatepe
SERAMİK sanatı, disiplinler arası ilişki çerçevesinde düşünüldüğünde, üretim çeşitliliği ve çekiciliği ile plastik sanatlar içerisinde özel bir yere sahip olmuş, dsiplinler arası ilişkiler, biçimsel ve düşünsel açıdan da sanatçıya sınırsız bir özgürlük alanı sunmuştur. Tarihi çok eskilere dayanan heykel ve heykelciliği bu denli yaygınlaştıran neden ise çeşitli devirlerde yaşamış insanların ilah olarak kabul ettikleri ve tapındıkları mitolojik varlıkların resimlerini ağaç, taş ve madenlerin gibi materyallerin üzerine çizerek kutsamasıdır.
Sanatın bütün kurallarının değiştiği 20. yüzyılda ise bilimsel bilgi ile birlikte hızlı ivme kazanan endüstrileşme, modern çağın sanatçısına neyi, nasıl, hangi malzemeyi kullanarak yaptığından ziyade ne anlattığı, ne hissettirdiği ve nasıl bir izlenim bıraktığı önem kazanmıştır. 
MİTOLOJİNİN SANATSAL YORUMU
Mistisizmin kaynağı, dinlerin ve güzel sanatların ilham aldıkları kaynaktır. Yani, görünen dünyanın ötesindeki görünmeyenin bilincidir. Bu durumun temel rolü, insana ilahi bilgiyi de katarak insanı yeniden ezeliyete kavuşturmadır. İşte bu mitolojik sembollerden birisi de İslam inancında var olduğu düşünülen tuba ağacıdır. Seramik ve heykel sanatçısı Tuba Önder Demircioğlu’da  8. kişisel sergisine aynı zamanda kendi adıyla özdeş, “Tuba Ağacı”adını vermiş. Hey-kelcilerin bazıları sadece ellerine verilen şekilleri ya oyarlar ya da dökerler. Oysa Tuba Önder Demircioğlu için aynı şeyi söylemek doğru olmaz. O, hem heykelci hem çizici hem de uygulayıcıdır. Şekillendirilebilir heykel malzemelerini elle ya da çeşitli aletlerle oyma, biçimleme, inşa, birleştirme, döküm, bitirme gibi hemen hemen tüm teknikleri kullanarak kendine özgü bir manipülasyon yaratmış. 
DİSİPLİNLER ARASI BİR TAVIR
Seramiğe yalnızca bir malzeme olarak yaklaşmayan ve özgün bir yaratı boyutu ekleyen sanatçı, seramik ve renkli kil gibi ara malzemeyle, heykellerinin kimilerine artistik kimilerine ise serbest döküm teknikleri kullanmış. Bronz gibi dayanıklı malzemeler kullandığı eserlerinde, insan ile tuba ağacı arasında mistik ilişkiler kurarak sanatsal bir yorum getirmiş. 
Sanatçının çabası, içinde farklı deneylere girme korkusu taşımadan ve disiplinler arası yaklaşımlara yakın duran bir tavırla ortaya çıkmıştır. Üzerine çalışmayı sevdiği iki temasını bir araya getirdiği çalışmalarında dansçılar, manevi dünyayı temsil ederken savaşçı heykeller de materyalist dünyayı sembolize ediyor. Sufi felsefeye ilişkin manevi yükseliş, yakarma, paylaşma ve alçakgönüllülük gibi manevi düşünceler, o anın dinamizmi içinde sembolize ediliyor ancak çalışmaların bütününe baktığımızda soyut bir düşüncenin alegorik tarzda betimlendiğini görüyoruz.
Kuşkusuz bu içten gelen bir yaratma coşkusunun sonucudur ve bu durum sanatçıyı sanatçı yapan en belirgin etkendir. Sanatçının post-modern sembolizmi barındıran seramik heykelleri incelendiğinde, seramiğin teknolojik ve teknik kuralları ile kısıtlanmış çalışmaların ötesinde sınırlarını aşan çeşitlilikte ve zenginlikte işler ürettiği görülecektir. Tuba Önder Demircioğlu sergisi, 31 Mart tarihine kadar Galeri / Miz’de ziyaret edilebilir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.