Şairler aşırı ve sapık mıdır?

Şiirin yenileşerek özgürleşmesi yönünde en köklü atılımlardan birini gerçekleştiren Cemal Süreya Kuran’daki Şuarâ Sûresi’nin ne anlama geldiği üstüne ciddi olarak ilk kez kafa yormuş şairdir

Şairler aşırı ve sapık mıdır?
23 Şubat 2016 Salı 14:41

Seyit Nezir
Bir önceki yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyarılarıyla geldiğimiz sonuç şuydu:
Uzmanlar, sigarayı ağır çekim intihar fiilinin âleti olarak niteliyor nicedir. Sigarayı edebiyat ve sinemayla uğraşırken kullanmaksa fiilin tasarlanmış olma niteliğini pekiştiriyor, suçu büsbütün ağırlaştırıyor. Ama burada bir mesele önemli: Sn Erdoğan, sigara içme ediminde, şiir ve romanı ve de filmi, azmettirici saik olarak görürken ilhamını nereden alıyor?

YENİ ANAYASANIN TAHAYYÜL VE ARZU KAYNAĞI
Aslını ararsanız, resmin içine tükürülmesi gibi, eşraf-ı mahlûkatın kaymak tabakasının o çok muteber hakareti sonrasında şiir ve edebiyata yönelik böylesi veciz ve köktenci anlatımlar hep bekleniyordu. Hele heykele ucube sıfatıyla yapılan haklı yakıştırmayı Kâbe’deki put kırma törenlerini andırır tarzda, hem de postnîşine dizi dibinde verilen andın gereği olarak -şu haddini bilmez BM’nin küstahça terörist ilan ettiği- Hikmetyar’ın Kâbil’deki muhteşem saldırısını höstmodern aşamada taçlandırmanın peşinden her sabah acaba o gün bugün mü? diye erbabına yıllarca sordurup şiirin sigara tüketimini azdıran doğası üstüne ansızın geliveren bu fetvanın zamanlaması bile mucizevî bir yetiyi ortaya koydu ki, sormadan edemiyoruz: En yeni anayasayı kurucu değil, dinî ve millî iradenin yansıması esasına dayandırma tahayyülünün artık ertelenemez arzuyla güdülendiği günlerde, bu fetva, kaynağını nereden alıyor?
Kaynağı, Cemal Süreya, kitaplarına her nedense henüz girmemiş bir makalesinde ayan beyan gösteriyor. Şimdiki sonucunu nerdeyse elli yıl önce öngördüğü ama kitaplarına sokulmayan tarihsel hakikati, Gazalî’nin bile kıskanacağı kuşkucu bir cesaretle anımsatıp sergiliyor (Papirüs, S: 38, Mayıs 1969).

CEMAL SÜREYA VE ŞUARÂ SÛRESİ
Şiirin yenileşerek özgürleşmesi yönünde en köklü atılımlardan birini gerçekleştiren Cemal Süreya, Kur’an’daki Şuarâ Sûresi’nin ne anlama geldiği üstüne ciddi olarak ilk kez kafa yormuş şairdir. Süreya, sûrenin 224, 225 ve 226. ayetlerini anımsatır:
“Şairlere gelince yalnız sapıklar uyar onlara. Görmedin mi onların ne aşırı insanlar olduklarını. Yapmadıkları şeyler üstüne konuştuklarını.”
Şair, kitaplarına halâ girmemiş yazısında, konuyu enine boyuna irdeler; ayetlerdeki belirlemenin dine akıl ya da gönül terazisiyle yaklaşan şair ve şiirlerin yanı sıra aşkı ve her türlü toplumsal temayı işleyen şiirleri de kapsadığını belirler (Papirüs, S: 38, Mayıs 1969):
“Sözgelimi aşk şiirleri, günübirlik yaşamayı anlatan şiirler, devenin hörgücünden, kılıcın kabzasından söz eden şiirler? Lanetli mi oluyor onlar da? 224. ayetin içeriğine vurursanız, evet! Çünkü hemen sonra gelen 225. ve 226. ayetlerde lanetli şairin nitelikleri sayılıyor. O niteliklerinden dolayı lanetlendikleri belli oluyor. Kur’an’a göre şairlerin lanetlenmeleri onların karanlık güçler peşinde koşmalarından ve dilde aşırılıklar, abartmalar yapmalarından ileri gelmektedir.”

ŞİİR BAĞIMLILIĞINA TAKİP UYGULAMASI
O zaman şu çok yerinde soruya doğru yanıt vermeyen kişinin -ister sözcükleri şiire döndürsün, ister filmler çevirsin- alnı karışlanır elbette:
Her gün artarak gelen şehit cenazelerinde imama kutsal minnettarlık göreviyle bağlılık dururken, müminleri ve millî iradeyi abur cubur çöplüğünden farksız şiir ve romanın ayartıcı, gönülleri hiç uğrunda boşaltıcı sapkınlıklarından korumak üzere cebinde, çantasında, çekmece ve raflarında bağımlılık takibi yapmak en yetkili kişinin görevi ve şahsî prensibi olsa çok mudur?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.