Ruşen Hakkı: İnce hüzünler yazarı

Ruşen Hakkı: İnce hüzünler yazarı
13 Nisan 2015 Pazartesi 11:37

 Öner Yağcı
“O kadar güzelsin ki sevgilim/ Dağ olsan kahrın çekilir... Zamanım yetmeyebilir/ güzellikleri tek tek öpmeye...” dizelerinin şairi Ruşen Hakkı, yaşadığı kentle bütünleşen, özdeşleşen, aynılaşan ve sayıları az olan yazarlarımızdan biri; İzmitliden öte bir İzmitli... 
Yazarlığının bilincinde bir gazeteci, gazeteciliğinin bilincinde bir yazar Ruşen Hakkı. Gazeteciliğinde dilin ve edebiyatın derinliğinden ve sevdasından ödün vermeyen, kalemini duyarsızlıkların ve körlüklerin üstesinden gelmek için sivriltip açan bir gazeteci ve Vedat Günyol’un deyişiyle “ince hüzünler yazarı” olan bir edebiyatçı... 
Yazarlığında şairliği, öykücülüğü, romancılığı, denemeciliği, röportajcılığı var; ille de ille el tutuşu var, omuz verişi, yanındayım deyişi, özverisi, alçakgönüllülüğü, vefası ve sevgisi, yani kitap tanıtım ve kültür yazıları... Kısacası, edebiyatımızın karıncalarından biri...
Şiirlerini “Köprü, Yuvarlak Masa Oturumu, Hüznün Dalgın Kuşları, Dağlama, Çakmaktaşı Kav Kıvılcım,  Canevimden, Üretimde Sevda, Elini Hünerle Kuşlara Yelek Giydir Balkonda Akşamüstü, Değirmen”; öykülerini “Sokağın Ucu Deniz, Irmak, Kentin Konukları Sırtı Çilçileği Bahçesi Kadın, Serçeler ve Kediler”; ironinin şiirsellikle örülerek, insanın doğayla bütünleşerek karşımıza çıktığı romanını “Umudun Çiçeklendiği Günler”; çocuklar için yazdıklarını “Benim Sevgili Papatyam” adıyla sunan ve kendisine özgü anı-günce gibi yazım biçiminin ürünleri olan, “günleri notlamak” dediği “Bir Şafaktan Bir Şafağa ile Körfez Güncesi ve Güne Düşen Benekler”i yayımlayan Ruşen Hakkı’nın ilk göz ağrısı şiirdir. 
Ruşen Hakkı, toplumsal ve siyasal baskıların ezdiği insanların umut tazeleyicisi olarak çarpmaktadır onun şair yüreği. Grevlerden direnişlere, ölüm orucundan baskıcı dönemlere uzanır. Aşkla ve hüzünle yazar. Şaşırtıcı, ironik, erotik doğa ve insan denizlerine sürükler şiirini. “Dünyayı çiçekleyelim kampanyasına/ kimden mi ilk imza/ elbette kardelenden” ya da “toprağı sevdi, yüreğini sıcak tuttu/ türkülere sarıldı en umarsız gününde” diyerek doğayla bütünleşir.
11 Nisan 2011’de kaybettiğimiz; yazmayı, sevişmek ve rakı içmek gibi seven, yaşama katılmanın ve direnmenin bir parçası sayan; edebiyatımızın ve kültürümüzün bu alçakgönüllü ustası Ruşen Hakkı’yı kendi dizesiyle analım: “...ve yaşlandıkça anladım yanlışımı/ kavgada tek olmak üç olmak/ beş olmak değildi hüner,/ eğer katılmıyorsan bir ırmağın akışına/ kavga bir yana, hüsran bir yana düşer!..”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.