‘Rumca Küstük, Türkçe Kırıldık’ sonrası ‘Kayıp’

‘Rumca Küstük, Türkçe Kırıldık’ sonrası ‘Kayıp’
13 Ocak 2015 Salı 13:28

Turgay Oğuz
Bir oyun izledim öfkelendim.
Kelime kelime deftere dökülen düşünceler ve yanyana gelmiş binlercesinin isyanı. Haykıran biri vardı kağıtlarda çığlıkları tarifsiz. Ve yazılanlar kağıda saklanmasın, acılar unutulmasın ve hiç kimse yok saymasın diye şairden ödünç aldıklarına nefes olup insanlığa haykırmak isteyen bir rüzgar esti sahneye. Konuştukça, haykırdıkça büyüyen bir fırtına.
Bir halk var sesi duyulmayan, görmezden gele gele saydamlaşıp unutulmaya yüz tutmuş . Acıları birikmiş, hayalleri çalınmış, kullanılıp kör kuyulara atılmış, öldürülüp arafta bırakılmış insanların çığlıkları bunlar. Şaşkınlıkla, kızgınlıkla, umutla ve buraya sığdıramayacağım pek çok duygu ile izledim.
Kıbrıs'lı kadın şair Faize Özdemirciler'in Kıbrıs hakkında yazdığı şiirlerinden, Kıbrıs'lı tiyatro adamı Yaşar Ersoy tarafından uyarlanarak sahneye konulmuş, Kıbrıs Türk Tiyatro tarihine üst sıralardan girecek bir tiyatro olayı olarak tarihe geçecektir bu çalışma. Solo performansın müziklerini ise yine bir Kıbrıs'lı müzisyen olan Ersen Sururi gerçekleştirdi.
Bir oyun izledim hüzünlendim.
Yaşlı bir hatıra dinledim içim acıdı. Eve gelen bir mektupla sarsıldım. Belirsizliklerinden kurtulamayan bir gencin çaresizliğine şahit oldum. Kayıp bir geçmişte, kaybedilmesi mümkün gelecekte bir yerdeydik. Hamlet olup mezarının başında Ophelia için hüzünlenirken bir anda 23 yıl sonra ortaya çıkmış bir babanın cenazesinde gözyaşı dökerken bulduk kendimizi.
Bir savaş; her savaş gibi öncesi ve sonrası yokluk, boşluk, hiçlik. Bir anlam aramak, bir cümlede varolmaya çalışmak. Savaş geldiğinden daha fazlasını götürür uğradığı coğrafyadan. En çokta insanlığı alır götürür. Ve geride sadece yaşayan ölüler bırakır. Sonrasında iyisini kötüsünü bile düşünemeden kaybolur insan. Bu kayıp zamanların kaybolmuş insanlarına adanmış bir yazınsal.
"Ada" oyunundaki dramaturgi başarısı henüz akıllarda dururken, sahnelemek istediği metnin yazarının, birebir kulağına fısıldadığı bir yönetmen olarak, Aliye Ummanel isminin bir afişin üstünde yer almasını çok yerinde ve zamanında buldum. Oyuncu seçimindeki başarı sahne performansını zirveye taşıyan buzdağının görünen parlak yüzü. Kıbrıs Tiyatrosu'nun geleceği adına büyük kazanım olan Erdoğan Kavaz, Hatice Tezcan, Osman Ateş ve İzel Seylani ile onlara büyük deneyimleri ile Erol Refikoğlu eşlik ediyor sahnede. Başarılı bulduğum dekor ve kostüm tasarımında Özlem Deniz Yetkili, ışık tasarımında ise Fırat Eseri imzası bulunuyor.
Görünen o ki Kıbrıs, diplomatik olarak eksik kaldığı "Uluslararası İlişkilerde Farkındalık Yaratma" ve "Eşit ve Özgür Yaşam Hakkı" konusunda sanatı ve sanatçıları ile daha hızlı yol alacak gibi görünüyor.
İstanbul'dan soğuk bir kış ayında yalnız bir ada geçti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.