Roberto Pazzi: 'Türkiye’de düşünme ve ifade özgürlüğü yok'

Konferans için İstanbul’a gelen Roberto Pazzi Türkiye’de dinin politikayla bağından dolayı düşünme ve yazma özgürlüğünün kısıtlandığını düşünüyor. Kilisenin İtalya’da fantastik edebiyatı sınırladığı gibi tüm dinlerin ahiret, ölüm, kutsallık gibi konularda tek hakim olmak istediğini söylüyor.

Roberto Pazzi: 'Türkiye’de düşünme ve ifade özgürlüğü yok'
08 Kasım 2015 Pazar 18:07

Fatma Batukan Belge

İtalyan yazar ve şair Roberto Pazzi geçtiğimiz günlerde İtalyan Kültür Merkezi’nde bir konferans vermek için İstanbul’daydı. Pazzi’yi 25 yıl önceki ilk ziyaretinde tanıma şansım oldu. Yanlış hatırlamıyorsam çok sayıda ve ödüllü yapıtı arasından henüz Türkçe’ye çevrileni yoktu ya da çevrilmek üzereydi. Aradan geçen bu yıllar içinde “İmparatoru Ararken”, “Kardinaller Meclisi”, “Prenses ve Canavar” gibi bazı kitapları ve şiirleri dilimize çevrildi de, Türk okurlar iyi bir yazarı daha tanıma olanağına sahip oldu. Kitapları 26 dile çevrilen Pazzi, iyi bir edebiyatçı olmasının yanı sıra değerli bir gazeteci ve eğitimci de... Bir dönem İtalya’nın en önemli gazetelerinden Corriere della Sera’nın kültür sayfalarını hazırlıyordu. Halen çeşitli gazetelerde yazılar yazıyor ve ayrıca Ferrara Üniversitesi’nde yaratıcı yazım dersleri veriyor.
Roberto Pazzi’nin bu seferki konferansı Katolik Kilisesi’nin ve dinin, İtalya’da fantastik edebiyatın önünü kesmesi üzerineydi. “Fantastik Yolculuk, Akheron (Acheron) Nehri Kıyılarında Turizm Teorileri” başlıklı konuşmasında sadece Hıristiyanlığın değil tüm dinlerin düşünme ve yazma özgürlüğüne kısıtlayıcı yaklaşımına değindi. Yunan mitolojisinde geçen Ölüler Ülkesi Hades’in keder ırmağı Akheron’a gönderme yaparak, ölümden sonra yaşam ve ahiret inancının temelini bu kavrama dayandırdı. Yazara göre İtalyan edebiyatı özelikle modern edebiyat fanteziden yoksun: “Ülkemiz diğer modern edebiyatlara göre fantastik edebiyat açısından zayıf. İspanyol (Cervantes), Alman (Kleist, Haffmanstal), İngiliz (Potter, Peake, Tolkien), Türk (Pamuk), Amerikalı (Washington, Irving, Pœ, Asimov, King), Latin Amerikalı (Marquez, Mutis, Rosa, Borges) gibi yazarlar yok. Bu zayıflığın bir nedeninin 1600’lerde Galileo Galilei ile modern bilimi sınırlamaya çalışan aynı dini kurum yani Katolik Kilisesi olduğunu düşünüyorum. Kilisenin fantastik yolculuğun asıl toprağı, Akheron nehri kıyılarındaki her türden “Turizm Teorisi” üzerindeki takıntılı hakimiyetidir bu etken... Katolik ülkemizin bilim ve sanatındaki tarihsel olayların en önemli halkalarından biri belki de.”
Antik Yunan’da Ölüler Ülkesi Hades’in kayıkçısı Kharon ruhları Akheron ırmağının karşısına geçirirken fantastik bir dünyanın da kapılarını aralıyordu. Edebiyat dünyasında pek çok yazar ve şair bu kapıdan geçti. Dante’nin epik şiiri “İlahi Komedya” belki de bu doğrultudaki en önemli yapıt. Sadece İtalyan edebiyatının değil, dünya edebiyatının da başyapıtlarından. Ne var ki, Kilise tarafından hiç de hoş karşılanmamıştı.
Roberto Pazzi, bugün Türkiye’yi bir zamanlar kilisenin bugünkünden daha güçlü olduğu İtalya’ya benzetiyor. “İtalya’da Katolik Kilisesi ve din, fantastik edebiyatın büyük temasının ölümden sonra yaşam, ahiret, kutsallık gibi kavramlara dayanmasından dolayı bu türü kısıtladı. Bu, dinlerin insan fantezisi üzerinde tek hakim olma kıskançlığından kaynaklanıyor. Fantastik ve kutsallığın tekelini ellerinde tutmak istiyorlar. Bugün İtalya’da toplumsal yaşam ve siyasi alanda hantal varlığını devam ettiren Katolik Kilisesi, yeni Faust’lar, yeni Ulysse’ler yeni Mesihler ortaya çıkmasını engelliyor. Türkiye’de de din siyasete bağlı, aynı zamanda edebiyat ve düşüne de... Tıpkı bir zamanlar İtalya’da kilisenin daha güçlü olduğu dönemdeki gibi ifade özgürlüğü yok” diyor.
Roberto Pazzi’nin edebiyat dünyasına yönelik eleştirilerinden çok satan (best seller) kitaplar da nasibini alıyor; yazar bu kitapların yazarlarını “otoyol yazarları” olarak tanımlıyor. Otoyol kenarlarındaki tuvalet, yeme-içme, alışveriş gibi ihtiyaçları kısa sürede karşılamaya yönelik tesislerde satılan kitapların da kolay okunur ve edebi değerden yoksun olduğundan yola çıkarak bu tanımı yapıyor.
Pazzi’ye göre yazmak “Odisseas’ın yolculuğunu yapmaktır”, “geçmişin ya da hiç yaşanmamış geleceğin bilinmeyen topraklarına açılmaktır”. Homeros’un kör olduğuna dair rivayetler gerçekse bile görmezliği onu Odisseas’ın İthaka’ya yolculuğunu anlatmaktan alıkoyamamıştı. Roberto Pazzi gibi çağdaş Homeroslar bu sınır tanımayan etkinliği sürdürecektir.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.