Manhattan: Derisi kızıl rengi dolar yeşili...

Manhattan bir şov şehridir, fantezidir, herkes bir ilüzyon yaşar, gerçekle hayalin içiçe geçtiği. Din pazarlamacıları ise herşeyin illüzyondan ibaret olduğu eğlence dünyasının baş aktörleridir

Manhattan: Derisi kızıl rengi dolar yeşili...
27 Eylül 2015 Pazar 14:24

Buket Şahin

Saat, Manhattan adasının simgesidir, ruhudur. Gökdelen adasında saat gibi çalışan sistem ise tersine akan kum saati gibi, arı peteği gibidir.
Manhattan da suyu damıtır gibi zamanı damıtırsınız.
Metropolis filmindeki gibi saat çarkını dişlilerinde yaşarsınız.
Amerikan rüyasını gerçekleştirmek adına o çarkın diş geçirdiği modern zaman kölelerinden biri haline gelirsiniz, farkında olmadan! Oysa zaman, adanın gerçek sahipleri kızılderililer için tohum hasatıdır, üretimdir, doğayla yaşama katılımdır.
Değirmeni döndüren çarkın akan suyudur, pas tutmayan.
Manhattan’ın derisi kızıldır...
‘Wall’ duvar demektir. Dünya ekonomisini yönlendiren New York borsasının yer aldığı ‘Wall Street’, adını, beyazların ördüğü duvardan alır. Canarsee kızılderililerinden ayrıştırmak için renklerin arasına örülür duvar.
Yokeden, yüreği kara, beyaz adam, kırmızı mühürlü, kara tapu defterini yazar kızıl derililerin kanıyla.
Çalınan, yakılan kızıl, kızgın topraklar.
Manhattan ırkçıdır, soykırım toprağıdır, kızıl ezgili ağıtların yurdudur!
Derisi kızıl, rengi dolar yeşilidir.
Manhattan’da ‘zaman’ ve ‘para’ en büyük endüstridir. Mafya kentidir, kirli masalların yaşandığı.
Para’nın kentidir; para her renge girer: Kara para, yeşil para, kül olan para, paradan para yapılan, gerçek karşılığı olmayan para, kolay kazanılıp kolay harcanan para.
Proje bir kentdir, uyuşturucu satıcılarının, büyücülerin, falcıların en karanlık pazarıdır. Dehlizlerinden günah akar..
Günah kentinde ‘polis’ kahramandır.
49. paralelden 42. paralele; İstanbul’dan New York’a: Aslında birbirine çok benzer bu iki koca kent.
İkisi de ‘su’ ve ‘göçmen’ kentidir, Antik çağlardan bu yana üç imparatorluğa, hristiyan Roma ve şeriatla yönetilen Osmanlıya başkentlik yapan İstanbul tarihsel bir laboratuar gibidir.
Manhattan ise bir ütopya şehridir, şov şehridir, fantezidir, herkes bir ilüzyon yaşar, gerçekle hayalin içiçe geçtiği.
Bir rüya şehirdir umut aşılayan, nice zanaatkarlar, sanatçılar gelir büyük umutları aramaya ama rekabet öylesine büyüktür ki insanı yutar, hayalleri yutar... Hayallerinin peşinden, dünyanın dörtbir köşesinden gelen nice sanatçı, umudunun ana toprağı memleketini terkeder, dönemez de..

FARELER CUMHURİYETİ
Atlantik okyanusunun dip sularına ‘7’ kat deşilmiş ‘fareler cumhuriyeti’ adını taktığım Manhattan adasının nam-ı diğer adıdır GOTHAM City.
Hani, okyanusun sularına karışmış kanalizasyonda yaşayan joker, penguen lakaplı kötü adamlara karşı kara kanatlarıyla savaşan BATMAN filminin geçtiği Gotham City: çağdaş tarikatlar ve köleler kenti.
70 milyon farenin (tarla faresi falan da değil, bildiğimiz kedi büyüklüğünde koca sıçan) keyifle heryerde özgürce cirit attığı, gündüz nüfusu 7 milyona varan adada kişi başına 10 fare düşer.
Ne zaman ‘metro’ beklesem, gözümü diktiğim herhangi bir karanlık köşede, çok değil, en fazla 5-10 saniye geçmeden bir sıçanla gözgöze gelir, kıymetini bilmediğimiz İstanbul yarımadası kedilerine bir selam ederim.

TARİKATLARIN ANA TAPINAĞI
1776 doğumlu ABD 240 yaşında.
325 milyonluk ülkenin katolik kilisesine üye nüfusu Türkiye nüfusuna eşit:
80 milyon!
Son yapılan bir araştırmaya göre, ABD’deki dini gruplar içinde katolik nüfusu en geniş örgütlenme.
Dünya katolik haritasında ise, Brezilya, Meksika, Filipin’den sonra en büyük katolik nüfusu ABD’de bulunuyor.
Daha da çarpıcı olan ise New York eyaletinde yaşayan katoliklerin %79’u kendilerini dindar olarak tanımlıyor.
Din emperyalizminin resmine, ABD’nin dünya egemenliğini sürdürmek için CIA’nin kontrolünde faaliyet gösteren işbirlikçi tarikatlar ve türetilmiş dinlerine bakalım: SSCB’nin dağılmasından sonra, Sovyetlerin boşalttığı alana göz diken ABD-İngiltere emperyalizmine hizmet etmek için finanse edilen ‘Fethullah Gülen Hareketi’ ve CIA laboratuarında yaratılmış ‘Ilımlı İslam’ projesi, emperyalizmin İslam coğrafyasındaki ayağını oluşturdular. ABD’nin tayin ettiği ve CIA pasaportu taşıyan 3000 dolar maaşlı öğretmenlerin kontrolündedir Gülen okulları.
Siz hiç ılımlı hristiyanlık veya ılımlı yahudilik diye bir şey duydunuz mu?!
Din emperyalizmince türetilmiş “New Age: Yeniçağ Tarikatları” sayılan ‘Moon’, ‘Scientology’, ‘Falun Gong’ ve ‘Gülen Hareketi’ tarikatları arasında ekonomik yapılanma bakımından da büyük benzerlikler vardır.
Dünyanın en meşhur meydanı olan, Manhattan adasının atan kalbi Times Square meydanında, broadway şovlarının ortasında süslü püslü bir binada, çoğu holivut artizlerinin üye olduğu ‘Scientology’ ve pek muhterem, kudretli rahiplerin hisse senetlerine sahip olduğu aile kilisesi ‘Family Church’ de neon ışıklarla sahne alır.
Din pazarlamacıları, herşeyin illüzyondan ibaret olduğu eğlence dünyasının baş aktörleridir.
Bu tarikatların söylemleri, hizmetleri ortaktır: ‘Dinlerarası Diyalog’
ABD gezisinin son durağında Pensilvanya’ya giden Papa cenapları keşke, CIA bahçesinde esaret, ılımlı islam tarikatının baş aktörü Fethullah Gülen’in evine de uğrayıp bayramlaşsa, eteğini öptürseydi...
Anımsayalım; 1998 yılında Vatikan’da Papa II. Jean Paul’le görüşen Gülen, Papa’ya sunduğu mektupta şöyle yazmıştı:
“...Pek muhterem Papa Cenapları, Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz...”

YARIN: Papa ziyaretinden notlar: Ruhani şov, bunaltıcı yüksek alarm

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.