Korku politikasına geçit yok!

Arda Aydın, İBB Şehir Tiyatroları’nın özellikle son dönemde öne çıkan isimlerinden... Bu yıl Yeniakit’in hedefe koyduğu Aydın ile yaşadıklarını ve önümüzdeki sezon beklentilerini konuştuk...

Korku politikasına geçit yok!
03 Haziran 2015 Çarşamba 11:14

Seray Şahinler Demir
Şehir Tiyatroları’nın genç kuşak başarılı isimlerinden Arda Aydın, bu sezon oyunculuğu, yönetmenliği ve projeleriyle sık sık gündeme geldi. Sezon sonuna doğru, yönetmenliğini üstlendiği Ölü Adamın Cep Telefonu oyununda “pornografik ifadeler” kullandığını iddia eden Yeniakit tarafından hedef tahtasına oturtuldu. Fakat geri adım atmadı ve oyun sezon sonuna kadar sahnelendi. Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndaki rolüyle Afife’de aday gösterildi, Sadri Alışık Ödülleri’nde en iyi yardımcı erkek oyuncu seçilerek ipi göğüsledi. Aydın ile buluştuk ve olan biteni konuştuk...
- Sizi bu yıl birçok projede gördük. Nasıl bir sezon oldu?
Ölü Adamın Cep Telefonu geçen sezon sonu başladı. ŞT’nin kendi sınırlarını aştığı bir oyun olarak değerlendirildi. Geçen sezon önerdiğim 100. yıl projesini hayata geçirdik. Ardından Bir Yaz Gecesi Rüyası geldi. 3.5 haftalık provadan sonra sahnelendi. Hiçbirimiz oyunun yönetmeni Popovski’nin gördüğü şeyi göremedik. İlk oynadığımız zaman 15 gündür oynuyor gibiydik. Bunu yakalayabildiği için de oyun başarılı oldu. İlk kez yabancı yönetmenle çalıştım. Türk yönetmenlerin oyuncuya sınırlı bir alan verebildikleri bir durumda Popovski’den bahsedebilirim. Bana bulmam için bir done verip beni yönlendirdi. 
- Bu yıl bir adaylık bir de ödül var. Ödül meselesine bakış açınız nedir?
Ödüller başka bir mutluk. Aslında sadece motivasyon. Bir sonraki sene kimse isminizi hatırlamıyor. Bunun bir getirisi yok. Manevi olarak oyuncuyu merak ediyor insanlar. Güzel, dolu dolu bir yıldı. Yeni sezon için neler yapabileceğimi gördüm.
KAÇAK DÖVÜŞÜYORLAR!
- Yeniakit gazetesi oyununuzdan bir sahneyi cımbızlayarak ve sosyal medyadaki fotoğraflarınızdan yola çıkarak sizi hedef tahtasına oturttu. Bu konudaki düşüncelerinizi merak ediyorum...
Ben oyunumla ilgili her şeyi okurum. Ama cevap vermem. Seyircinin düşüncesidir deyip saygı duyarım. Ama meselenin içine sansür, yasak ve olmayan şeylerin uydurulması girince ben de müdahale ettim. Şehir Tiyatroları’na karşı yaptıkları saldırganlık görünür bir şey değil. Karanlığın çökmesini bekleyen tilki gibi kurnazca arkadan saldırmak. Kaçak dövüşüyorlar.  Bana da “Bu adam dinimizle alay ediyor” gibi hassas bir yerden saldırıda bulundular. Bu sırada tiyatroda da tedirginlik oldu. Ben yasal yerlere başvurdum. Süreç devam ediyor. 
- Kurum içinde nasıl bir hava esti peki bu olayın ardından?
ŞT benim her zaman arkamda durdu. İyi görev ve sorumluluklar verdi ama bu konuyla ilgili bugüne kadar bir şey yapılmadı. Gece oyun sonrası araç göndermelerden tutun da her türlü destek sağlandı. Resmi açıklama yapılmamakla beraber gayri resmi her şey yapıldı. Daha önce hiç hedef gösterildiniz mi? Bir tedirginlik başlıyor. Topyekûn bir savaşa girmek istiyor insan. Bu durum beni ürküttü ama işi yapmama gibi bir düşünceye asla kapılmadım. 
- Kurumda son olarak Levent Üzümcü meselesi patlak verdi. Siz nasıl yorumluyorsunuz bu durumu?
Levent’in bu kadar konuşuluyor olmasının tek nedeni var. Onun üzerinden korku yaratmaya çalışılıyor. Olay, “Bakın biz Levent Üzümcü’ye bunu yapıyoruz, sizin başınıza daha neler gelir” üzerinden gidiyor. Fakat karar mekanizmasının içinde aklıselim sahibi insanlar var.  Bunun doğru olmadığını, bir sanatçı üzerinden korku politikası yaratmanın doğru olmayacağını eminim ki söyleyecekler.  
- Yeni sezon için beklentileriniz neler?
Şehir Tiyatrosu’nun kendi kendine işleyebileceği bir sistem... Bir yönetmelik hazırlandı, gönderildi. Meclisin bunu kabul etmesini bekliyoruz. Dışarıdan bir elin her an hak sahibi olarak söz sahibi olmasını geçin, o elin varlığının bile olmayacağını düşünmek bizim için daha mühim. Öncelik yönetmeliğin kabulü ve kamuyu sanatsal olarak besleyecek bir repertuvar...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.