İyi kalmaya direnen bir insanın dramı

Aydın Sayman: Her şey piyasa kurallarınca belirleniyor, bunun içine bir de gizli tekelcilik girince, ne yazık ki, ‘iyi’ bir filmin izleyici ile buluşma yolları kapanıyor

İyi kalmaya direnen bir insanın dramı
27 Mart 2015 Cuma 13:27

Ercan Dalkılıç
Atıf Yılmaz, Şerif Gören gibi Yeşilçam’ın başat yönetmenlerin reji asistanlığı yapan Aydın Sayman, 2007’de çektiği “Janjan”ın (2007) ardından İrfan Yalçın’ın “Fareyi Öldürmek” adlı eserinden uyarladığı filmi “İçimdeki İnsan” ile sinema severlerin karşısına çıktı. Sayman’la buluşup filmi üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik...
- “İçimdeki İnsan”, İrfan Yalçın’a ait “Fareyi Öldürmek” adlı romanın bir uyarlaması aslında... Gerçekten sadık bir uyarlama mı “İçimdeki İnsan”? 
Büyük oranda aslına sadık bir uyarlama “İçimdeki İnsan”. İrfan Yalçın, filmi Antalya Film Festivali’nde izledi. Çok beğendi ve “benim romanımı aşmış” dedi film için. Bu benim için iyi bir referans oldu. Başta kaygıları vardı, çünkü daha önce bir romanı daha filme aktarılmıştı Yalçın’ın; Sinan Çetin, “Genelevde Yas” romanını “14 Numara” adıyla perdeye aktarmıştı yıllar önce. Sonuçtan pek memnun kalmamıştı Yalçın; bu sefer öyle olmadı, gayet mutlu etti kendisini bizim filmimiz.
- Sizin yorumunuz ne ölçüde yansıdı filme? 80 Darbesi var mı filmde? 
Aslında romanda politik bir doku yoktu. Fakat roman 80’li yıllarda yazıldı. Dolayısıyla 30’lı, 40’lı yıllarda doğan birisinin 70’lerin sonuna değin süren hayatını ele alıyordu roman. Biz filmi 2015’te yaptığımız için bu zaman aralığını biraz günümüze doğru çektik. Bunu yaptığınız zaman da, 80 Darbesi, Sabri’nin yaşamının tam ortasına denk düşüyordu. Abisinin üniversiteye giden, o dönemin sol rüzgarından etkilenmiş kızlarının ona getirdiği kitaplarla iç dünyasını zenginleştirmiş bir adam Sabri. Böyle bir adamın evine bir anarşist girerse Sabri ne yapar, sorusu üzerine odaklandık biz de. Sıradan bir insan bu durumda kaçağı anında ihbar ederdi. Ama Sabri ele vermezdi kaçağı kesinlikle.
- Sabri, geçmişte yaşadığı bir travma yüzünden böyle bir hale gelmiş. Yalnız hafif bir taşra sıkıntısı da sezilmiyor değil filminizde...
Sabri, bir entelektüel değil. Sabri okuyor ama, bu okuma aşkından gelen bir şey. Ancak okuyarak kendi kafesinden uçabileceğini düşünen bir adam. Anadolu’da kasabalarda böyle insanlar var. Sıradan görünen ama hiç de sıradan olmayan insanlar bunlar. Onlardan biri Sabri. Sıradan bir memur görünürde ama o kadar da sıradan değil, bunu izliyoruz filmde. 
- Sabri’nin babasıyla ciddi bir problemi var, kaynağı pek de belirli olmayan. Nasıl bir baba-oğul ilişkisi izlediğimiz?
Sabri, ailenin ikinci çocuğu. Zaten daha önce doğup ölen başka kardeşler de var, filmde değiniyoruz buna. Baba, bütün umudunu ilk çocuğa bağlıyor, geleceğinin garantisi olarak görüyor ilk çocuğu. Fakat planda olmayan ikinci bir çocuk gelmiş kaza sonucu. İkinci bir çocuk, ikinci bir masraf demek. Hayatına ekstra bir külfet Sabri, baba için, rakı parasının azalması demek, biraz fazla geliyor açıkçası ona. Tamamen sosyo-ekonomik bir durum bu. Baba için bir çocuk yeterli. Sözgelimi Anadolu’da bir oğlu ve bir kızı olan aileler vardır. Şöyle dediklerini duyarsınız; kız olmasa daha iyiydi. 
- Yalnız böyle bir baba olmasına rağmen, yalancı tanıklık teklifini geri çevirebiliyor yeri geldiğinde...
Diğer yandan belli bir korkusu vardır içinde çünkü, inancından doğan. Bu noktada da anne girer devreye, daha somut davranır. Annenin de bunu yapmasının nedeni bellidir. İhtiyaçları vardır yalancı tanıklık sayesinde gelecek olan paraya. 
- Son olarak bazı filmler dağtım sorunları yaşıyor son dönemde. Sizinki de onlardan biri sanıyoruz, değil mi?
Bu şartlarda seyirciye ulaşmamız çok zor. Film, “Başka Sinema” grubunun sinemalarında oynayacak. Biz kendi çabamızla üstüne 25-30 salon buluruz diyorduk, ama bunu başarabilecek miyiz, emin değilim. Her şey piyasa kurallarınca belirleniyor, bunun içine bir de gizli tekelcilik girince, ne yazık ki, “iyi” bir filmin izleyici ile buluşma yolları kapanıyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.