‘Her merdiven altı bizim oyun alanımız’

Birey, salt birey olmasıyla mı, yoksa toplumsal yapının parçası olarak mı mutluluğa erişir? Mülk, bireyin yaşam koşullarına ilişkin çerçeveyi mi belirler, gücün sınırlarına mı işaret eder?

‘Her merdiven altı bizim oyun alanımız’
20 Aralık 2014 Cumartesi 16:29

Ece Kırbaş
İddialı, samimi ve izleyicisiyle “iç içe” bir oyun “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular”... Brezilyalı yazar Plinio Marcos’un kaleme aldığı bu oyunu Ankaralılarla buluşturan ekipte bir o kadar sıcak ve “mesafesiz”. Öyle ki; “Her merdiven altı, bizim oyun alanımız olabilir” diyorlar. İzleyiciyle ne kadar yakın o kadar iyi... Her Salı Ankara’da Farabi Sahnesi’nin ev sahipliğinde sahnelenen oyunun yönetmeni Koray Kazan, oyuncular Oğulcan Arman Uslu ve Egecan İntepeler Aydınlık’a konuştu. 
'ORTAK NOKTAMIZ DTCF'
- Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz? Sizi bir araya getiren şey ne oldu?
Ekibimizin ortak noktası Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü’nden olmamız. Ortak eğitim alıyor olmamız, okul dışında da birlikte oyun yaratma fikrini ortaya çıkardı. Buradan yola çıkarak bir metin ve sahne araştırması yoluna girdik. Sonucunda da Ankara’nın alternatif sahnelerinden Farabi Sahnesi ile anlaştık. Metin olarak da Brezilyalı yazar Plinio Marcos’un Gece O Kadar Kirliydi ki ikisi de Kayboldular eserinde karar kıldık.
- Nasıl bir oyun Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular?
Oyun metni her şeyden önce toplumsal sorunlara işaret ediyor. Bizim ekip olarak da yarattığımız oyunlarda aradığımız en önemli kıstas da bu. Yaptığımız oyunlarla toplumsal çatışmaların, saflaşmaların bir tarafında bulunmayı ve bulunduğumuz noktadan kendi sözümüzü söylemeyi amaç ediniyoruz. Oyun 1966 yılında kaleme alınmış ve pazarda hamallık yapan iki işçinin öyküsü üzerinden ilerliyor. Bu iki oyun kişimiz sınıfsal birçok olgunun minimal halini bize gösteriyor. 
MERDİVEN ALTINDA OYUN
- Oyun alanı olarak tercihiniz hangi yönde ve oyununuz hangi günler sahneleniyor?
Oyunumuzu sahnelediğimiz alan Farabi Sahnesi’nin fuayesinde bulunan bir merdiven altı. Çünkü sahneleme biçimimiz de, yazarın bize sunduğu oyun alanı da buraya işaret ediyor. Seyirci ile oyuncu arasında sadece bir metre var ve bu yakınlık seyirciyi izleyen değil oyunun bir parçası haline getiriyor. Bu fiziksel koşulların var olduğu her alan, her merdiven altı, bizim oyun alanımız olabilir. Biz oyunumuzla her Salı saat 20.00’da Farabi Sahnesi’ndeyiz.
- Tonho ve Paco karakterlerinin aralarındaki ilişki nasıl ilerliyor?
Tonho ve Paco oyunun başından sonuna kadar birbirlerine zıt çizgiler çiziyor. Paco okumamış, sokaklarda büyümüş, fütursuz, sokak kültürünün bir prototipi olarak karşımıza çıkıyor. Tonho ise; okumuş, daha ağır başlı, kararlarında daha tutarlı, hayata ilişkin belli kaygıları olan ve umut besleyen biri olarak. Oyunun başından sonuna kadar bu çelişkiler derinleşiyor, karakterlerin bu özellikleri çarpışıyor ve birbirlerinin üzerinde hakimiyet mekanizması geliştirmeye çalışıyorlar. Biz oyuna yoksulluk kültürü penceresinden baktık. Oyuna bu pencereden baktığımız için tahsilli/tahsilsiz işçi olgusu üzerinden değil, toplumsal bir ezilmenin ortaya çıkardığı öfkeyi merkeze alıp, bunun yarattığı suçu yaratan süreci irdeledik.
- Karakterlere sahnede hayat verirken özellikle dikkat çekmeye çalıştığınız nokta nedir?
Biz izleyiciyi oyunu izleyen değil, oyunun bir parçası olarak değerlendirmeye çalışıyoruz. Çünkü hem oyunun öyküsü hem de sahneleme yorumumuz seyirciyi edilgenlikten çıkarıp kendisini sorumlu ve oyuna dahil hissetmesine yönelik. Suça, mülkiyete ve güce ilişkin söylediklerimiz seyircinin uzaktan izleyerek çıkarımlar yapmasına engel olmalıydı. Seyirci üzerinde bir rahatsızlık yarattık. Çünkü sahnede olanlar oyun kişilerimizin bireysel tercihlerinden ziyade, toplum içindeki çatışmaların bir sonucudur.
- Oyuna karar verdiğinizde çekinceleriniz nelerdi ve bu çekinceler süreç içerisinde boşa çıktı mı?
Seyirciyle yakın ilişki kurmak, fiziksel ve sözsel anlamda tehditkar ve tacizkar bir yapı ile karşı karşıya bırakmak, bunlardan doğacak rahatsızlığı olumsuz anlamda hissettirmek en büyük çekincemizdi. Ancak oyun çıktıktan sonra, kurduğumuz bütün yapı ne kadar rahatsız edici olursa olsun seyirci tarafından söz konusu yakınlığın hoşuna gittiğini gördük. Bugün geldiğimiz noktada iki taraflı bir memnuniyet söz konusu.  
OYUN ALANI SUÇ MAHALİ
- Oyunu izleyenlerden aldığınız tepkiler nasıl? Sizi şaşırtan yorumlar alıyor musunuz?
Oyun hem dekor, hem ışık ve hem de oyunculuk biçemi olarak sürekli daralan, sıkışan, kararan ve bununla paralel seyirciyi de bu sıkışmışlığın içine alan bir yapıya sahip. Biz oyun alanını bir oyun alanından farklı olarak bir suç mahalline dönüştürdük. Dolayısıyla seyircilerimiz pek de alışkın olmadıkları bu yapıda şaşkınlık, tatlı bir tedirginlik ve sıkışma yaşıyorlar. Beklemedikleri bu etki bir memnuniyet oluşturuyor ki bizim yaratmak istediğimiz de buna yönelik. 
- Oyununuzu farklı kentlere de taşıyacak mısınız?
Her merdiven altında oynamak isteriz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.