Flört: Ütopyalarımız meğer gerçekmiş!

Bekarlar, Kim Bunlar son olarak da Flört... Genç kuşak müzikseverlerin tutkunu olduğu Flört, son albümleri Hücum Kayıtlar'la haftalarca birinci sıradaki yerini korudu. Üçlüyle yeni albümlerini konuşurken bir de müjde aldık, öykülerini izleyeceğimiz sinema filmi kapıda

Flört: Ütopyalarımız meğer gerçekmiş!
03 Ocak 2015 Cumartesi 10:16

Yeşim Çataltaş
Flört, ticari kaygı barındırmayan, içlerinden geldiği gibi sanat yapan 3 kişilik bir grup. Ozan Kotra, Çağatay Kehribar, Hakan Çağlar nam-ı diğer Timsah'la Flört'ün stüdyosunda yeni albümleri Hücum Kayıtlar'ı ve grubun evrimini konuştuk.
-Sizi önce "Bekarlar"la tanıdık. Sonra "Kim Bunlar" diye aklımıza girdiniz. Son olarak "Flört" olup hooop yanı başımızdaki yerinizi aldınız. "Bekarlar"dan "Flört"e nasıl evrildiniz?
Ozan Kotra:  Yola ilk "Bekarlar" olarak çıktık. Malum olaydan sonra Kim Bunlar'a ve Prestij müziğe TMSF el koydu. İsim hakkı gitti. Biz de o isimden kurtulmak istiyorduk. Sonra Demli albümünü yaptık. Çağatay Kehribar gruba eklendi. Yine "Bekarlar" alt yapısıyla gelen bir müziğimiz oldu. Bizim açımızdan da farklı üsluplar denediğimiz işler oldu. Fakat ticari başarı elde etmedik ve bizim adlandırdığımız karanlık dönemimize girmiş olduk. Bu, 2000 yılından 2005'e kadar sürdü. 2006 yılında tekrar bir araya gelip gelip istediğimiz soundu yapmak için borç harç bir stüdyo kurduk. Ve Flört'ün o meşhur Demli albümünü yaptık. Küllerimizden yeniden doğmuş gibi olduk.
HAFTALARCA BİRİNCİ SIRADA
-Grup isimlerinin ve şarkıların yaratım süreçleri nasıl oluştu?
Ozan Kotra: "Bekarlar" isminde biz çok ısrar etmiştik. Çünkü "Bekarlar" olarak Kadıköy çevresinde az buçuk meşhur sayılırdık. Ama Prestij o zamanlar Grup Laçin'in Bekar Gezelim şarkısı nedeniyle o isim kullanıldı diye "Bekarlar" ismini kullandırtmadı. Bütün itirazlarımıza rağmen Prestij bize "Kim Bunlar" ismini taktı. Bu bizim 10 senemize mal oldu. Flört ismine gelince... Demli albümünün kayıtları sırasında Timsah (Hakan Çağlar) “Pink Floyt ne kadar güzel bir isim ya” dedi. Ben de bizim ismimiz de Pink Flört olsun dedim. Pink'i attık Flört kaldı. Sonra bir de yalan uydurduk; “şarkılarımız aracılığı ile dinleyicilerimizle flört ediyoruz” diye.
Çağatay Kehribar: İsmimiz sonra anlam buldu... Yaşanır olmaya başladı.
-Hücum Kayıtlar albümünü yapmaya nasıl karar verdiniz?
Çağatay Kehribar: Hücum Kayıtlar, eski albümlerimizdeki şarkılardan ve piyasada olmayan albümlerimizde bulunan şarkıların birkaç tanesinin düzenlenerek yeniden sunulmasından oluşuyor. Çoğunluğu eski şarkı, 3 de yeni şarkı var.
Ozan Kotra: Şarkılarımızın internetteki versiyonlarını bir albüme dönüştürme teklifi menajerimizden geldi. Bir dinleyici kitlesi oluşmuştu. Onları bir albümde toparlamak gerekti. Ben başta biraz karşı çıktım. Çünkü eski şarkılarla uğraşmak istemiyordum, yeni bir albüm hazırlamıştık hali hazırda bekliyor. Ama plak firması da önce Hücum Kayıtlar'ı çıkaralım deyince öyle yaptık.
Timsah (Hakan Çağlar): Rasta Baba internette çok dinleyiciye ulaştı. Ama satın almak isteyen insanlar alamıyorlar. Bizim en çok dinlenen şarkılarımızı dinleyicilerimiz edinemiyorlardı. Piyasada yoktu. Sadece internette vardı. Piyasada olmayan ama çok dinlenen şarkılarımızı albüm yaparak bir araya toplamakta fayda gördük. İyi de oldu müzik listelerinde haftalarca 1. sırada yer aldı. Hücum Kayıtlar sayesinde kemik dinleyicilerimizin yanında geniş kitleler sesimizi duydu. 
-Bu albümde Hep Beraber diye bir şarkı var. Haziran Ayaklanması'na selam çaktığınız. Bu şarkıyı nasıl oluşturdunuz?
Ozan Kotra: O şarkıya bir klip çekme zamanı geliyor malum ortam ısınıyor. Gördüğümüz yaşadığımız içinde bulunduğumuz siyasi konjenktürün bizim üzerimizde çok etkisi var. Biz sanatçılar da gördüğümüz gerçekliği sanatımıza yansıtıp dinleyicilerimize, dostlarımıza, arkadaşlarımıza ya da bizi hiç tanımayan insanlara bir şekilde kendi görüşümüzü sunmakla mükellefiz. Dolayısıyla aslında “Hep Beraber” şarkısı da bütünleştirici, o muasır medeniyetler seviyesine çıkmayı amaçlayan son derece sağlam bir demokrasi ile inşa edilmiş, ahlaki ve legal sınırlar içinde özgürce yaşayan bir ülkeyi hedefleyen bir fikrin şarkısı oldu.
-Haziran Ayaklanması'ndan sonra yaşanan dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ozan Kotra: Gezi Direnişi Türkiye tarihi için çok önemli bir milat. Ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı ve olmayacak. Karanlık daha karanlık omaya başladı. Aydınlık kesim de olayları soğuk kanlılıkla izleyip belli bir olgunlaşmayı bekliyor. O olgunlaşma bir devrim olmayabilir. Zaten biz Gezi'de ütopyalarımızın gerçek olduğunu gördük. Meğer onlar ütopya değil gerçekmiş. Geziden sonra da hepimiz olayları soğuk kanlılıkla izleyip işimiz yapmaya devam ediyoruz.
Çağatay Kehribar: Orada benlikten çok bizlik yaşadık. Bizliğin nasıl yaşandığını herkes gördü. Belki çoğu bundan korktu. Sahip olduklarından vazgeçemeyen insanlar, kendi yaşadıkları hayatın çökeceğini düşünerek korkuya kapılıp karşı koymaya çalışıyorlar.
Timsah (Hakan Çağlar): Gezi olayı Türkiye tarihinde iktidara ve sisteme atılmış en büyük tokattır. Türkiye'deki en büyük toplu hareketlerden biridir. İktidara derstir. Gezi aslında büyük bir devrimdi. Oradaki herkesin barışıklığı, birbirine sarılışı çok büyük bir ders oldu. 68'lerde yaşanan bir olay gibiydi.
Ozan Kotra: Belki daha da büyüğüydü. Tüm dünya gördü ve Türkiye'nin imajını çok güzel bir yere çekti. Türkiye'nin sadece iktidardan ve iktidar yandaşlarından ibaret olmadığını gösterdi. 
Timsah (Hakan Çağlar): Çok büyük bir bilinç değişimi oldu. Türk halkı, medyanın ne olduğunu anladı. Neyi örtüp, neyi açıkladığını, nasıl yanlı davrandığı bunların hepsi ortaya çıktı. 
Ozan Kotra: Gezi'den sonra ülke ikiye bölündü. Şerefliler bir tarafa diğerleri bir tarafa geçti. Sanat dünyasında bizim ne kadar sevemediğimiz insan varsa gerçek saflarını belli ettiler. Sevmemekte çok haklıymışız.
'TEHLİKEYLE FLÖRT' 3 NİSAN'DA SİNEMALARDA 
-Hücum Kayıtlar'dan sonra hayranlarınız karşısına bir de sinema filmi ile çıkacaksınız. Telihkeyle Flört, hakkında bilgi verir misiniz?
Çağatay Kehribar: İlerde sıkılırsak bir film çekeriz diye kendimize söylüyorduk. Sonra Almaya'dan bir arkadaşımız yaşanmış bir hikaye anlattı bize. Biz de 'a ne ilginç bir hikaye' dedik. Bir film yaparsak belki bir yerini kullanırız diye düşünmüştük. Sonra Soykut Duran ile Tuna Kiremitçi'ye anlattık. Onlar da hep; 'Sizin filminizi çekmek lazım' diyorlardı. 
Ozan Kotra: Onlar zaten bizim hayatımızla ilgili bir film çekme düşüncesi içindelermiş. Sonra  Amerika'dan İnan Temelkuran'dan bir teklif geldi. O bir film çekmek istiyormuş. Müzisyenleri oynatmak istiyormuş. Bizden ilham alarak filmin senaryosunu yazmış. 2 sene hazırlık süreci, senaryolar sürdü. Şimdi filmi çektik bitirdik. Bu bir komedi filmi, içinde Flört şarkılarının olduğu, bizi çok güldüren bir film çektik. Bizim hayatımızda birebir yaşadığımız olaylar da yer alıyor.
Timsah (Hakan Çağlar): Bol müzikli bir film oldu. Ayrıca teknik konularda da Türkiye'de kullanılmayan bazı yeni teknikler kullanıldı. O açıdan da sinema tarihini takip edenlerin ilgisini çekecek. Filmde gerçek isimlerimizle oynadık. Türkiye'de daha hiçbir müzik grubunu anlatan bir film çekilmemişti.
Ozan Kotra: Tehlike ile Flört filminin yan rollerinde oynayan isimler hep ünlü isimlerden oluşuyor. Flört müziğini seven, bu filmde olmasını çok istediğimiz çok önemli insanlar var. Bunlardan bazıları Mete Horozoğlu, Ezel Akay, Sema Şimşek, Tuğrul Tülek ve tabi Fuat Güner. Bu işe yüreğini koymuş isimler. Yapımcımız Hadi Aslan'a, oyuncu dostarımıza, bütün set ekibine, prodiksiyona çok çok teşekkür ediyoruz. Bizim açımızdan hayal bile edemeyeceğimiz bir film ortaya çıktı. Gişesi nasıl olur bilemiyoruz tabi. Film, 3 Nisan'da seyirci ile buluşacak.
ANNESİ DE 'TİMSAH' DİYOR
-Sizi herkes Timsah lakabınızla tanıyor. Nasıl ortaya çıktı bu lakap?
Timsah (Hakan Çağlar): Üniversite yıllarında arkadaşlarım tarafından konuldu. Garip davranışlarım ve karikatürize bir tipleme olduğumdan üstüme yapıştı. Ondan önce de bir sürü lakabım oldu. En iyi oturan, herkes tarafından kabul edilen “timsah” oldu. Ben çok memnunum. Bu lakap beni mutlu ediyor.
Ozan Kotra: Kamu tarafından kabul edilen bir lakap haline geldi. Bazen evde telefonu annesi Türkan Teyze açıyor. “Timsah yok mu Türkan teyze” diyoruz. O da O da “Timsah Timsah” diye sesleniyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.