Büyük usta Kayahan'a veda

Büyük usta Kayahan'a veda
05 Nisan 2015 Pazar 13:17

3. kez mücadele ettiği yumuşak doku kanserine yenilerek önceki gün yaşamını yitiren Kayahan’ı sanatçı dostları arkadaşları ve sevenleri, son yolculuğuna uğurlanırken yalnız bırakmadı 

Uzun süredir mücadele ettiği kansere yenik düşen usta sanatçı Kayahan, dün son yolcuğuna uğurlandı.  

Kayahan için ilk tören Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlendi. Kayahan için 1 dakikalık saygı duruşuyla başlayan törenin sunuculuğunu Suat Suna üstlendi. Nilüfer, İskender Paydaş, Arif Sağ, Hakan Peker, Sezen Aksu, Mirkelam gibi isimlerin de aralarında bulunduğu birçok sanatçı, yakınları ve sevenleri, tören alanındaki yerlerini aldı. 

Güçlükle konuşan Kayahan’ın eşi İpek Acar, “Konuşamayacak kadar üzgünüm. Anlayışınız için sağ olun” dedi. Kayahan’ın yakın dostu sanatçı Nilüfer ise, “Çok üzgünüm. Söyleyecek başka ne var ki? Çok üzgünüz” diye konuştu. 14 Şubat tarihinde beraber verdikleri konser hatırlatılınca ise “İyi ki yapmışız o konseri” dedi. 

Törenin sunuculuğunu yapan Suna şunları söyledi: “Artık eskisi gibi bir bütün olamayan, temel değerlerimizi sarsmaya çalıştıkları bugünlerde çok birleştirici bir insanı kaybettiğimiz için üzgünüm. Benim için babamın vefatından sonra ikinci bir babaydı. Çok büyük bir kayıp. Biz o şarkılarla sevmeye devam edeceğiz.” 

Törende konuşma yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Kayahan ve Nilüfer’in 14 Şubat tarihinde Beşiktaş Kültür Merkezi’nde beraber sahne aldığını da hatırlatarak, “Organizasyonu iptal etme taleplerimize rağmen ‘Türkiye’yle, dinleyicilerimle helalleşeceğim’ diyerek sahneye çıktı” dedi. 

BÜYÜK BİR SANAT BIRAKTI’ 

Sanatçı Arif Sağ, “Bu hastalığa 20 yıl dayandı. Anadolu topraklarını genel anlamda hem edebiyat hem de müzik açısından Türkiye’nin tümünü keşfetmiş bir sanatçıydı” diye konuştu. 

Müzisyen İskender Paydaş, Kayahan’ın vefatını kabullenmekte zorlandığını ifade ederek, duygularını şöyle dile getirdi: “Bana ‘Notalarını dinleyenler, bu iskeleyi, vapuru müziğinde hissedecek’ dedi. Ben bunun nasıl bir şey olduğunu yıllarca anlayamadım. Bu evrensel sanatçıların yoludur. Aramızdan erken ayrıldı ama çok büyük bir sanat bıraktı.” 

Kayahan’ın sanatçı arkadaşı Mirkelam anılarını anlatarak, “Öyle güzel, öyle gerçek şeyler söylerdi ki o gerçeklere 2 saat dayanabilirdiniz. Sevdiği insanları hep koruyan, gözeten biriydi. Başımız sağ olsun” dedi. 

MÜZİĞİ ÇOK SEVİYORDU’ 

Kayahan’ın büyük kızı Beste Açar, “Öncelikle sevenlerinin, bizlerin başı sağolsun. Çok zorlu bir yolculuktu. Hep iyi olacağına inandı. Hiç hastalıktan konuşturmadı bizi. Umarım artık o acıları bittiği için huzurludur, mutludur. Onun bir sözü var; ‘Her bestecinin mutlaka yarım kalan bir bestesi vardır o son yolculuğa gittiğinde.’ Onun da yapmak istediği çok şey vardı. Müziği çok seviyordu. Ben de onu çok seviyorum, hiç unutmayacağız” diye konuştu.  

Törenin son kısmında dua okunmasının ardından Kayahan’ın tabutu alkışlar eşliğinde salondan götürüldü.  

CRR’deki tören sonrası cenaze, Teşvikiye Camisi’ne götürüldü. Kayahan’ın cenaze namazını kıldıran imamın, konuşmasında “Koca kalelerin içine korumalarla saklansanız da ölüm bir gün orada da sizi bulur” demesi dikkat çekti. 

Öğle vakti kılınan cenaze namazına Kayahan’ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AKP İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ile aralarında Nuri Alço, Orhan Gencebay, Erol Evgin, Funda Arar, Suat Suna, Murat Boz, Mine Koşan, Febyo Taşel, Atilla Özdemiroğlu’nun da bulunduğu sanatçılar ile vatandaşlar katıldı. Törene, ailenin isteği üzerine çelenk gönderilmezken, Mehmetçik Vakfı’na bağış yapıldı.  

Caminin bulunduğu sokağa, Kayahan’ın fotoğrafının yer aldığı “Büyük Usta Nurlar İçinde Yat” yazılı büyük bir afiş asıldı. 

KİMSENİN HAKKINI YEMEZDİ’ 

Kayahan’ın büyük kızı Beste Açar Haravon, gösterilen ilgiden dolayı herkese teşekkür etti. “Uzun yolculuğu boyunca yanındaydınız. O kimsenin hakkını yemeyen bir insandı. Hep ona layık olmaya çalıştım” ifadelerini kullandı. 

Pop sanatçısı Burak Kut, Kayahan’ın hayata dair duyguları en iyi ifade eden insanlardan olduğunu dile getirerek, “Bizim için çok büyük bir ustaydı. Kariyerimizin başlarında şarkılar söylerken insanlardan tepki alabilmek için onun şarkılarını söylerdik. Çok önemli bir ruh, dünyadan göçtü” değerlendirmesinde bulundu. 

TAM BİR KENT OZANIYDI’ 

Müziğin çok büyük bir ustasını yitirdiklerini anlatan Erol Evgin, Kayahan’ın tam anlamıyla bir kent ozanı olduğunu söyledi. Evgin, Kayahan’ın yoğun duygularıyla yazdığı şarkıların kuşaktan kuşağa aktarılacağını dile getirerek, “Şarkıları yüzyıllarca söylenecek. İnsanlar, anılmadıkları zaman ölürler, gerçek ölüm budur” görüşünü dile getirdi.  

Funda Arar da üzgün olduklarını belirterek, Kayahan’ın bedenen aralarından ayrıldığını kaydetti. Arar, “Yıllarca şarkıları yaşayacak. Sesi bizimle birlikte olacak. Üzgünüz” dedi. 

Yapımcı Şahin Özer “O gönlümüzün sultanıydı. Ben inanıyorum ki, ölümsüzler kervanına katılan bir dev defnediliyor” dedi. 

Kayahan’ın cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Kanlıca Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

SEVGİ KÖYÜ’NDE YAŞIYORDU 

1949 İzmir doğumlu olan Türk pop şarkıcısı, besteci ve söz yazarı Kayahan Açar, çocukluk ve gençlik yıllarını Ankara’da geçirdi. Daha sonra İstanbul’a yerleşen sanatçı uzun yıllardır bütün cadde ve sokakların isimleri Kayahan’ın şarkılarının isimlerinden verilmiş olan Gömeç’teki İnta Sevgi Köyü’nde yaşıyordu.  

Önceleri Kayahan’ın adı Nilüfer’e verdiği şarkılarla anılırdı. Kariyeri boyunca kendi yazdıklarını söyleyen ve yaptığı her albümü bir sloganla birlikte sunan Kayahan, aynı zamanda besteci ve söz yazarının önemini gösteren ilk müzisyenlerden biri oldu. 

1991 tarihli “Yemin Ettim” Kayahan’ın çok konuşulan ilk albümüydü. 1993 yılında “Son Şarkılarım” adlı albümünden sonra 1995’te “Benim Penceremden” adlı albümündeki “Ben Anadolu Çocuğuyum”, “Allahım Neydi Günahım” gibi başarılı bestelerini yalnızca kendisi değil, pek çok müzisyen de söyledi. 

Sanatçı 1996 tarihli “Canımın Yaprakları” isimli çalışmasında ve ardından gelen “Emrin Olur” albümde yine büyük beğeni topladı. Özellikle “Emrin Olur”, “Atın Beni Denizlere”, “Şampiyon” gibi şarkılar dönemin öne çıkan parçaları oldu. 

Dokuzuncu albümü “Beni Azad Et”in ardından 2000’in sonunda yayınlanan “Gönül Sayfam” tüm dikkatleri yeniden Kayahan’ın üstüne çekti. 

Albümlerinin dışında ayrıca 1989’da “Ve Melankoli” ve 1990’da “Gözlerinin Hapsindeyim” ile 2 kere Türkiye adına Eurovision Şarkı Yarışması’na katıldı. Kayahan bir süredir şehirden uzakta eşi İpek Tüter ile Gömeç’te yaşıyordu. 

1986 yılında katıldığı uluslararası Akdeniz Müzik Yarışması’nda “Geceler” adlı şarkısıyla “Altın Portakal” ödülünü kazandı. 

Sanat hayatı boyunca 16 albüm yayınlayan, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok konser veren Kayahan, 1992 yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Ankara Kızılay Meydanı’nda yüz altmış bini aşkın izleyiciye verdiği konserle tarihe geçmişti.  



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.