Bir Akdeniz Senfonisi

‘Akdeniz Müzikali’, Akdeniz ülkelerinin sosyopolitik yapısından hareket edilerek gerçekçi bir sanat düzleminde, olağanüstü başarıyla çözümlenmiş 90 dakikalık müzikli bir oyundur

Bir Akdeniz Senfonisi
23 Aralık 2014 Salı 11:55

Hayati Asılyazıcı

TİYATRO Pera, yıllardır tiyatrolarımızda yapılması güç olan bir müzikli oyun örneğini oynuyor. Adı “Akdeniz Müzikali”. 90 dakikalık oyun Akdeniz ülkelerinin sosyopolitik yapısından hareket edilerek gerçekçi bir sanat düzleminde olağanüstü başarı ile çözümlenmiş müzikli oyundur. Ülkemizde yerli çalışma olarak bu denli başarılı bir müzikli oyunu son yıllarda izlemedim. Oyunu kurgulayan, sahneye koyan, müzikle özdeşleştiren Nesrin Kazankaya, olağanüstü başarılı bir çalışmaya imza atıyor. Yazdığı ve çevirdiği oyunlardan, oyunculuğundan sahneye koyduğu ‘reji’ anlayışına sürekli başarıyı beraberinde getiriyor. Soluklu olmanın seçkin birer örneğini veriyor. Senfoni dememin nedeni Portekiz’den Türkiye’ye kadar olan Akdeniz ülkelerini kapsayan bu çalışma metin olarak çok başarılı ve her ülkenin müziği ile yorumlanışı bu müzikalin benzersizliğini ortaya koyuyor.

 Portekiz dendiği zaman bir yanı Akdeniz, bir yanı Atlas Okyanusu’na bakar. Hangi yönünden bakılırsa bakılsın bir Salazar gerçeği vardır. Diktatör Salazar, 1932-1968 yılları arasında Portekiz halkına kan kusturdu. ‘3F’ ile uyutmaya çalıştı. Portekiz halkı onun ölümünden sonra 6 yıllık bir sıkıntı çekip demokrasiye kavuştu. Fado, Portekiz halkını Salazar zamanında olabildiğince iyi yansıtıyordu. Bu geleneksel şarkı halkın alın yazısını ve hüznünü anlatır. Salazar zamanında bu hüzün daha da acı çekilerek yaşamı betimliyordu. Franco İspanyası, Hitler Almanyası ve Mussolini İtalyası ile Salazar’ın bağlantısı vardı!

FRANCO İSPANYASI

İspanya özgürlüğünü yaşadığı dönemde, bir darbe ile Franco iktidara geldi (1939-1975). Milyonlarca insan katledildi. Faşist iktidar acımasız davranıyor ve cumhuriyetçileri katlediyordu. Picasso’nun “Guernika”sı kanlı İspanya’yı simgeler. 3 yıl cumhuriyetçileri dışardan destekleyen gönüllüler, İspanya’daki dayanışma ile bu alanda ilk örneğini verdi. Ernest Hemingway, George Orwell, Lillian Helman, Pablo Neruda gibi yazar ve şairler destek verdi. Faşizm, İspanya’nın en değerli evlatlarına kıydı. Lorca bunlardan biriydi. İspanya bu oyunda kendi özgün müziği ile dile getirildi. Tutkunun, aşkın, direncin müziği olan Flamenco ile görsel ve işitsel bir şölen sunuldu.

Fransa, faşist Almanya tarafından işgal edildi. Fransız halkı direniş örneği verdi. Direnişçiler büyük kayıplara uğradı. Akdeniz ülkeleri arasında en ağır tragedyayı Fransa yaşadı. Bir not olarak eklemek istiyorum; sömürgeci olarak Cezayir’de yaptıkları elbette unutulmuyor. Bize karşı diyasporayı savunmasının ne kadar boş ve anlamsız olduğunu da bu arada belirtmeliyim. Oyunda müzikleri ile ve gençlerin yorumlarıyla her şarkı ve yorum profesyonel düzeyde seslendiriliyordu.

Bu senfonide faşist Mussolini ile Salazar ve Franco bir üçlü oluşturuyor. İşte böyle diktatörlerin yönetimlerine karşın kültür ve sanatın gücü hiçbir zaman yok edilemiyor. İtalya anti-faşist mücadelesi ile 2. Dünya Savaşı içerisinde büyük bir örnek oluşturdu. Verdi ve Puccini’nin ülkesi İtalya toplumsal ve siyasal birliğin örneğini vermiştir. Gençlerin olağanüstü güzellikte söyledikleri “Ciao Bella” ile “O sole mio” geleneksel sanatlarına örnekti. Artısı da Neruda’nın şiiriydi.

Tito, Yugoslavya’nın kurucusu ve simgesi olmuş bir devlet adamıdır (1943-1980). Ölümünden sonra devlet 1990’lara kadar durumunu koruyabiliyor. Ancak emperyal ülkelerin karışması ve kışkırtması sonunda özellikle ABD başrol oynayarak Yugoslavya’da  bir mozaik görünütüsü veren halklar arasında iç savaş başladı. Bundan en çok Müslüman olan Boşnaklar büyük zarar gördü. Kendi topraklarındaki yurttaşları tarafından hunharca öldürülmeler gerçekleştirildi. Emperyal destekçi “Sırp Kasabı” diye anılan Miloşeviç’in adını belirtmeden geçemeyeceğim. “Jovano, Jovanke” adlı şarkı Tiyatro Pera’nın sahnesinde geniş yankı buldu.

Yunanistan bir Akdeniz ülkesi olmakla birlikte zengin kültürüne karşı siyasal çalkantılar içerisinde büyük mücadeleler verdi. Siyasal ve toplumsal çalkantıların ürünü olan “Ta Padia tis Amynas” şarkısı bu ülkenin simgesi oldu.  Bu şarkının genç oyuncular tarafından sunumu başarılıydı.

Kıbrıs’ı anlatmamıza gerek yok. Kıbrız Akdeniz’de stratejik bir adadır. Bizim için önemi büyüktür. Barış içinde söylenebilecek Türkçe-Rumca ortak bir şarkı ile analım: “Dillirga” (Tillirkotissa). Bu şarkı Türkçe ve Rumca olarak başarı ile seslendirildi.

NÂZIM HİKMET ÖVÜNCÜMÜZDÜR

Akdeniz  Senfonisi (Akdeniz Müzikali), Türkiye ile son buluyor. Müzik eşliğinde Nâzım’ın şiirini dinlerken “Bir Fırtına Tuttu Bizi” adlı türkü etkili biçimde izleyicinin üstüne çöküyordu. Bir anda Nâzım’ın yaşamı gözlerimin önünden geçti. Onun vatan sevgisi ve şiirleri sonsuzluğa uzanıyordu...

Akdeniz Senfonisi (Müzikali) bir ekip çalışması ile olağanüstü bir kolektif başarıyı sahneye getiriyor. Bu nitelikli müzikali herkesin görmesini dilerim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.