Tiyatromuzun ve sinemamızın çınarı Tuncel Kurtiz

Tansu Bele

Tiyatromuzun ve sinemamızın çınarı Tuncel Kurtiz
01 Ekim 2014 Çarşamba 06:10

17tuncel-kurtiz2
Türk tiyatrosu ve sinemasının unutulmaz sanatçısı Tuncel Kurtiz’i özlemle anıyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında yapmış olduğu çalışmalarla tiyatro ve sinema oyunculuğunda önemli aşamalar göstermiş ve aldığı ödüllerle ülkemizin yüzünü güldürmüştür
Tiyatro, film, dizi oyuncusu, yönetmen, senarist Tuncel Kurtiz’i geçen yıl (d. 1 Şubat 1936 İzmit/ Kocaeli- ö. 27 Eylül 2013 İstanbul) son yolculuğuna uğurlamıştık. Dünya çapında çok önemli bir sanatçıydı. Tiyatroyla ilk buluşması, Haldun Dormen Tiyatrosu’nda Zafer Madalyası ile gerçekleşti (1958). Şeytan’ın Uşakları filmiyle ilk kez sinemada rol aldı (1964). Almanya, İngiltere, İsveç’te tiyatro çalışmalarını sürdürdü. İtalya, ABD, Norveç, Danimarka, Hollanda, Avusturya, İsveç, Almanya ve uluslararası elliden fazla film ve TV dizilerinde oynadı.
OYNADIĞI KARAKTERLE BÜTÜNLEŞİRDİ
Ailesi Balkan göçmeni olan Tuncel Kurtiz, yönetmen Tunç Okan’ın ilk filmi “Otobüs”te (1974) unutulmaz bir göçmen portresi yaratmıştı. İsveç’e kaçak giden güneydoğulu göçmenlerin acıklı durumunu işleyen ve pek çok uluslararası ödül alan ancak Türkiye’de uzun süre yasaklanan bu filmde; hiç tanımadığı bir Avrupa kentinin içinde kaybolan bir köylünün çaresizlik, yalnızlık, korku, şaşkınlık, imkansızlık, yılgınlık, ürküntü, şok ve panik duygularından yola çıkarak adeta insanın yeryüzündeki “yabancılaşma ve ötekileşme” serüvenini başarıyla canlandırmıştı.
Yılmaz Güney’in “Umut (1970)”, “Sürü (1978)”, “Duvar (1980)” gibi unutulmaz filmlerinde ise, oyunculuğunun doruklarına ulaştı. Yılmaz Güney’in yol arkadaşı bu değerli oyuncumuz, gerçekçilik duygusunu en güçlü yansıtan sanatçılardandı; oynadığı karakterle öylesine bütünleşirdi ki yorumladığı kişiliği unutmak olanaksızdı. “Sürü”deki Hamo Ağa rolünde Tuncel Kurtiz; “bireysel bir kişi olmaktan öte, aşireti temsil eden bir aşiret karakteristiği”ni (Zeki Ökten; Nihat Taydaş/Yılmaz Güney Sineması) başarıyla verir. Yılmaz Güney’in son filmi “Duvar”da ise duygusal gardiyan Ali Emmi (Tonton Ali)’nin çocuk mahkumlar için döktüğü gözyaşları unutulur gibi değildir. Yılmaz Güney yasaklı olduğundan Cannes Film Festivali’ne kaçırılan “Umut”u orada sunuşunu anlatırken: “Parça parçaydı. İyi ki ben de oradaymışım, hiç olmazsa Arif Keskiner’le beraber bölümleri doğru bağlayabildik. Çünkü filmi bilen tek insan bendim.” (Yılmaz Güney, Herkes Ondan Söz Ediyor. Haz: Ahmet Soner) demişti.  
Burçak Evren; “Tuncel Kurtiz’in kişiliği ve ondan güç alan eğitilmiş ve de eğitilmeye gerek duymayan yeteneği, onu filmlerde yönetmeye çalışanlar için adeta bir tsunami gibidir. Ne ondan kaçabilir ne de karşı koyabilirsiniz. Büyüklüğü, görünüşü ve hiçbir koşulda sınır tanımayan o kendine özgü çocuksu ama gürleyen özgürlüğü ezer geçer sizi... Siz mi onu yönetiyorsunuz yoksa o mu sizi yönetir hiç bilinmez”(Aktör Tuncel Kurtiz) der.
OYUNCULUĞUYLA PEK ÇOK ÖDÜL ALDI
Yönetmen ve senaryo (Gül Hasan-Antalya Altın Portakal Film Festivali 1981), senaryo (Bereketli Topraklar Üzerinde-Antalya Altın Portakal Film Festivali 1980), En İyi Erkek Oyuncu (Berlin Film Festivali Gümüş Ayı-Kuzunun Gülümseyişi/İsrail 1986), Stockholm Altın Böcek Film Festivali Ödülü (1987), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Antalya Altın Portakal 1994), Sadri Alışık Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Şellale-2002), Yeşilçam Yardımcı Oyuncu (2007), Taormina Film Festivali Sanat Ödülü (2008), 15. Altın Koza Film Festivali Usta Oyuncu (2008) ve Yaşam Boyu Onur Ödülü (Antalya Altın Portakal 2011) bulunan, ancak genç kuşakların TV dizileriyle (Alacakaranlık-2003, Hacı-2006, Asi-2007, Ezel-2009, Muhteşem Yüzyıl-2012/2013) tanıdığı dev sanatçı Tuncel Kurtiz; Ramiz Dayı (Ezel) tiplemesiyle çok sevilmiş, adına fan kulüpleri kurulmuş, replikleri dillerden düşmemiştir.
Son döneminde İngiltere’de BBC’de “Hayat Belgeseli”ni seslendirmiş (2010), yerleştiği Edremit’te Zeytinbağı Butik Otel’den NTV’ye “Tuncel Kurtiz ve Dostları” programını yapmıştır (2010).  “Bazan hayat seni öyle zorlar ki yeğenim, yolun başında kimdin... Unutursun” (Ramiz Dayı) ve kendisiyle yapılan bir söyleşide (NTV) “Cumhuriyet, benim için bir kurtuluştu, bir umuttu, hâlâ da öyle”,  “Türkiye nereye gidecek? Umut insanda” diyen Tuncel Kurtiz için ölümünden sonra Sema Kaygusuz; “Tuncel Kurtiz’i Şeyh Bedrettin’den ötürü bilirim. Ne güzel bilirim” demiştir.
Saygıyla anıyoruz.
Tansu Bele


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.