'Şenlikli Limonata'lı kara mizah

Oyun yazarı, yönetmen, ressam, tiyatro sanatçısı Murat İpek, 'Şenlikli Limonata' adlı yeni oyunuyla yine tiyatro gündeminde. Murat İpek, Aydınlık'ın sorularını yanıtladı Oyunlarıyla birçok...

'Şenlikli Limonata'lı kara mizah
18 Ocak 2014 Cumartesi 10:39

17senlik

Oyun yazarı, yönetmen, ressam, tiyatro sanatçısı Murat İpek, 'Şenlikli Limonata' adlı yeni oyunuyla yine tiyatro gündeminde. Murat İpek,

Aydınlık'ın sorularını yanıtladı

Oyunlarıyla birçok ödül toplayan Murat İpek yine kadınlara yönelik sorunları kahkahalar arasına sığdırmayı başarmış. "Şenlikli Limonata" adlı oyununda bir hayat kadını ile kapitalizmin babalarından olan bir iş adamı arasında geçenleri kara mizah kullanarak anlatan İpek ile sanat üzerine bir söyleşi yaptık:

-Son günlerde "Şenlikli Limonata" adlı oyununuz oldukça ilgi çekti. Oyunlarınızda genellikle mizahın renkleri altına gizlenmiş toplumsal eleştiriler yer alıyor...

Doğal olarak bir sanatçı hangi dalda sanat yapıyor olursa olsun içinde yaşadığı dönemin sorunlarından, gerçeklerinden soyutlanamaz. Şenlikli Limonata'da bir hayat kadını ile kapitalizmin babalarından olan bir iş adamı arasında geçenleri kara mizah kullanarak alegorik bir dille anlatıyorum.

-Diğer oyunlarınız da bu çizgide ses getiren yapıtlardı. Bazılarını da kendiniz sahnelediniz.

Evet birçok oyun sahneledim ve oynadım. "Basit Bir Ev Kazası" adlı oyunum 6. sezonuna giriyor ve hala koltuklarımız dolu. Bu sezon sahnelenen Şenlikli Limonata ise görkemli bir giriş yaptı. Daha önce dünya prömiyerini Roterdam'da yapan "Dar-ül Love" adlı oyunum ne yazık ki tutucu bir gazetenin beni hedef göstermesinden ötürü çok kısa ömürlü oldu. Buna hala üzülüyorum ve çok derinden öfkeleniyorum.

-Yalnızca tiyatro değil başka sanat dallarında da yapıtlarınız olduğunu biliyoruz. Bu sizi çok yönlü bir sanatçı haline getiriyor.

Bir sanatçı olarak, plastik sanatları ve tiyatroyu birbirinden ayırmam elbette çok mümkün olmadı. ama resim, okuduğum kitaplar gibi benim hep çok mahremimde durmuştur.

Bir tiyatrocu olarak sözümü sahnede sakınmadan oyunlarımla ortaya koyarken resimlerimi yakın zamana kadar arkadaşlarıma bile gösterirken utanırdım. Fakat son iki yıldır beni kışkırtan bir iki sanat galerisi artık sergi açmamın zamanının geldiğini söyleyerek aklımı karıştırmaya başladılar.

'Aydınlar ve sanatçılar birleşip, çevremize ışık olmalıyız'

- Oyunlarınızı yazarken neleri dikkate alıyorsunuz? İlham size nasıl geliyor?

Ben öyle ilham perilerine inanan sanatçılardan değilim. Çalışmak ve ısrarla çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Ciddi takıntılı, disiplinli bir çalışma metodum vardır. Çalışmaya başladığımda soluksuz çalışıyorum. Çok içten ve inanarak yaşıyorum her şeyimi. Aşklarımda da bu böyle... O kadar tutkulu ve saf bir duyguyla bağlanırım ki, çoğu zaman karşımdakinin şehir değiştirecek kadar ilgimden korkup kaçtığı olur.

-Aydınların ve sanatçıların hedef alındığı bu dönemde hissettikleriniz aslında tüm sanatçıların ortak duyguları...

Sonuçta ben de orta sınıf bir ailenin çocuğuyum ve gençliğim 12 Eylül sonrası apolitik, kurak bir dönemde geçti. Bu dönemin üzerine Özal döneminin kapitalist yağmacı ve çıkarcı zihniyeti de eklendiğinde kendimi ve ailemi hep korumak zorunda hissettim. Fakat son on yıldır yaşanan sosyo- ekonomik gerileme ne yazık ki aydınlık, dürüst insanların çok daha uzun süre yönetimde söz sahibi olacak soluğu alamayacaklarının işaretini veriyor.

-Yani gelecekten kaygılısınız.

Evet kaygılıyım... Düşünebilen, geçmişi geleceği değerlendirebilen herkes itiraf etmese de kaygılı, daha doğrusu olmak zorunda.

-Ülkemizde özellikle sanat bir dar boğazdan geçiyor. Bu dönemde sanatçı nasıl bir yol izlemeli?

Böyle ortaçağ karanlığı kokan bir dönemden eli kitap tutan, entelektüel kumaşı olan herkesin kendini ve çevresini aydınlatarak, akılcılığa yüreklendirerek geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir misyoner gibi çalışmalıyız. Başka çaremiz yok ne yazık ki. Çok zor günler yaşanıyor.

Herkes haklı, herkes haksız, herkes mağdur, herkes acımasız... Kendi içimizde sorunlar yaşasak bile aydın sanatçılar, sanatseverler olarak birleşip çevremize ışık olmalıyız. Ben kendi hesabıma Aydınların ve sanatçıların hedef olarak gösterildiği bu dönemde bir sanatçı olarak hırsız ruhlar arasında, temiz bir soluk alabilmemiz için gizli bir bahçe inşa etmeye çalışıyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.