Scorpions'un 'Veda Turnesi'nden gelen albüm

Bundan 50 yıl önce Hamburg'da Beatles'ın Almanya konseri için kuyrukta bekleyen 16'lık genç, konserden sonra dünyaca ünlü bir rock grubunu görme özleminin son bulmasıyla kalmayacak, bir yıl sonra da rock grubu kurmaya karar verecekti....

Scorpions'un 'Veda Turnesi'nden gelen albüm
25 Aralık 2013 Çarşamba 13:28

16scorpins

Bundan 50 yıl önce Hamburg'da Beatles'ın Almanya konseri için kuyrukta bekleyen 16'lık genç, konserden sonra dünyaca ünlü bir rock grubunu görme özleminin son bulmasıyla kalmayacak, bir yıl sonra da rock grubu kurmaya karar verecekti. Grubun diğer elemanı da 10 yaşındaki küçük kardeşiydi ama hayalleri büyüktü. Tarihler 1965'i gösteriyordu ve Almanya'da durum Amerika ve İngiltere'deki rock gruplarına bakıp, iç geçirmekten ibaretti. Ancak ufak ufak kıpırtılar başlamıştı ve 70'leri saracak Almanya menşeli Krautrock türü yavaştan filizleniyordu. İşte böylesi bir dönemde 16 ve 10 yaşındaki Rudolf ve Michael Schenker kardeşler hayalleriyle yola koyuluyorlardı. İşte dünya müzik sahnesinin vazgeçilmez isimlerinden biri olacak Scorpions böyle doğacaktı.

1972'de ilk albümleri "Lonesome Crow"u çıkardıklarında etrafta artık Alman rock'ından sözedilmeye başlanmıştı. Çok değişik renklerde ve deneysellikte ortaya çıkan Alman gruplarına "Krautrock" ismi de bir kategori olarak müzik basınında çoktan verilmişti. Scorpions o günkü o isimlerin arasında hard rock tarzıyla daha çok İngiliz rockçılarına yakın bir havadaydı. Buna bir de küçük kardeş Michael'ın ilk albümün ardından İngilizlerin efsane grubu Ufo'ya transfer olması da etken olmuş olabilir.

Uli Roth'lu altın dönem

Scorpions'un 72'de başlayan ve 77'ye kadar süren kariyerininin ilk döneminde gitarist Ulrich Roth'un ayrıcalıklı katkısını buluruz. Daha yolun başında Michael Schenker gibi bir gitar yeteneğiyle başlayıp, ikinci albümde de Ulrich Roth gibi bir usta ile yola devam etmeleri ender görünebilecek şanslardan olsa gerek. Ulrich Roth gitarda Almanların bir hayli deneyimli ismiydi. Jimi Hendrix vari gitarı, hippi tavırlı haliyle Roth'un olduğu bu dönem hard rock ile progresif tavrın mükemmel buluşması gibiydi. 1974'te yayınlanan "Fly to the Rainbow" progresif rock hakimiyetindeyken ardından gelen "In Trance" (1975), "Virgin Killer" (1976) ve "Taken by Force" (1977) albümlerinde Hard'n heavy'nin sert tınısı, progresif yapı ile bütünleşerek çıkıyordu. Grubun bu döneminin finaline oturan Japonya konserinin kayıtlarından oluşan "Tokyo Tapes" albümü ise bence en keyif alınası konser albümüdür. Ulrich Roth'lu dönemin sonunu ifade eden bu albüm gene Roth'un konser performansıyla ilerki dönemin kapısını açıyordu.

Zirveye oturuş ve değişim dönemi

Roth'un gruptan ayrılışından sonra solo gitara Matthias Jabs geçecekti ve "Lovedrive" albümü 1979 sonunda piyasaya çıkacaktı. Bunu bir yıl sonra da "Animal Magnetism" takip edecekti ve Scorpions'un ikinci dönemi tam gaz devam edecekti. 80'ler artık heavy metal'in iyiden iyiye kendini hissettirdiği yıllardı ve Scorpions da bu tarzın başarılı temsilcileri arasına "Blackout" (1982), "Love at First Sting" (1984) albümleriyle giriyordu. 1984 yılında çıkan albümlerinin finalinde yer alan "Still Loving You" ise sadece rock dinleyenlerin değil, geniş bir çevre tarafından da popüler bir ilgiyle karşılanacaktı. Ve grup uzun ve görkemli bir dünya turnesi yapacaktı . Zirveye oturan Scorpions o turnedeki konserlerin kayıtlarından oluşan "World Wide Live"i çıkaracaktı. Birinci dönemlerinin "Tokyo Tapes"i gibi bu konser albümü de ikinci dönemi özetleyen olmazsa olmaz nitelikte bir konser albümüydü.

İkinci dönemin başarısının mahmurluğunda çıkan "Savage Amusement"ten sonra gelen "Crazy World"le grubun son dönemi başlıyordu. Scorpions, "Crazy World"de ilk defa politik yaklaşımlı bir parça yapıyordu. Evet tarihler 90'lı yıllara girdiğimizi işaret ediyordu ve albümün ismi gibi "dünya çılgınlaşmıştı". Tarihe oturan olay da Sovyetler'in çökertilmesiydi. Kimileri "tarihin sonu" diyordu kimileri ise "Sosyalizm bitti" nidalarıyla sömürüyü kutsamaya başlamıştı. İşte o sıralarda Scorpions da "Wind Of Change" i yapacaktı. "Değişim Rüzgarları"na yelken açan bu parça grubun Alman olmasından dolayı Berlin duvarının yıkılması ve iki Almanya'nın bir araya gelmesi, ailelerin buluşması duygusallığından yapılmış olsa da ısmarlama bir gömlek gibi duracaktı. Sonraki dönemde de bu parçanın çakmakların yakılıp, hep birlikte söylenen stadyum konserleriyle popülerliği sürse de eski günlerin görkemi gelmeyecekti.

2007'de çıkan "Humanity: Hour" albümü plak şirketinin "Scorpions eski günlerine dönüyor" reklamıyla parlatsa da bu da yeterli olmayacaktı.

'Veda Turnesi'

2010 yılında "Sting in the Tail" albümünü yapan grup, yapacağı dünya turnesini de "Veda Turnesi" olarak isimlendirecekti. 3 yıldır süren bu uzun turne devam ederken şu günlerde de Scorpions'un bir konser albümüyle karşılaştık. Bu geçtiğimiz aylarda MTV için yaptıkları unplugged (fişsiz) konserin kayıtlarıydı. Atina'da gerçekleşen konserin kayıtlarından oluşan "MTV Unplugged / In Athens" 2 CD halinde geçen hafta ülkemizde de yayınlandı.

11 ve 12 Eylül 2013 tarihinde Atina'daki "Lycabettus Açıkhava Tiyatrosu"nda gerçekleştirilen akustik konser iki buçuk saatlik kayıtla karşımıza geliyor. 1965 yılında Yunan mimar Takis Zenetos tarafından tasarlanan 300 metre yüksekliğindeki ve Lycabettus dağı üzerindeki açıkhava tiyatrosunda yapılan konserde klasikleşmiş Scorpions parçalarını seslendiriyorlar. Klaus Meine (vokal ve gitar), Rudolf Schenker (gitar ve vokal), Matthias Jabs (gitar), Pawel Maciwoda (bas) ve James Kottak (bateri) ile Scorpions'un sahneye çıktığı konserde bazı konuklarda yer almış.

2CD'lik albüm, plak ve ayrıca DVD ve Blu-ray olarak da yayınlanan "Scorpions - MTV Unplugged, In Athens" albümünün DVD ve Blu-ray versiyonlarında bonus içerik olarak albümün yapımına ilişkin özel bir belgesel görüntüleri de yer alıyor. Bunca çabaya bakılırsa Scorpions yeniden parlatılıyor ve yakında "Yoğun ilgiden dolayı tekrar dönüyor" haberleri bile popüler müzik basınının anlı şanlı sayfalarına düşebilir gibi. Bakalım zaman gösterecek. Ama grubun vokalisti Klaus Maine'nin sesininin hard'n heavy tarzındaki ayrıcalıklı yerini veren tadını, Rudolf Schenker'ın akıcı müzikal fikirlerini bulabileceğimiz albümler artık pek olmayacak gibi.

Aptulika


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.