Sanatın onuru Samim Kocagöz

Öner Yağcı

Sanatın onuru Samim Kocagöz
31 Ağustos 2014 Pazar 11:26

17kocagozsamim2
İşlevli sanatı ve gerçeğin aydınlatılmasını savunan Kocagöz, toplumdaki yaşananları izleyip betimlerken ele aldığı insanları, sorunlarını irdeleyerek aktardı

Vedat Günyol’un deyişiyle, “Köy gerçeklerini kafasıyla, gönlüyle yaşamış, ustalığına usta, yürekliliğine yürekli...”; Şükran Kurdakul’un deyişiyle, “Edebiyatımızın kadri bilinmeyenlerinden biri...” olan; Fethi Naci’nin deyişiyle, “Başarısı, kişilerini bir romancı gibi ele almasında...” olan; Otto Sapies’e göre, “Anadolu dünyasını, Anadolu halkını, açık bir ifade ile, fakat nüfuz edici bir dille anlatan...” Samim Kocagöz, 5 Eylül 1993 günü aramızdan ayrıldı.
GÖZLEMCİ GERÇEKÇİLİK
Samim Kocagöz 1941’de yayımlanan ilk öykü kitabı “Tellikavak”tan sonra “Sığınak,  Sam Amca,  Cihan Şoförü, Ahmet’in Kuzuları, Yolun Üstündeki Kaya, Yağmurdaki Kız,  Delikanlı,  Gecenin Soluğu, Baskın” adlı 9 öykü kitabı daha çıkardı. Bu öykü kitaplarıyla, edebiyatımızda fırtına gibi esti. Öykülerinde Anadolu gerçeklerini, özellikle Menderes Vadisindeki boyutlarını ustalıkla sergiledi. O yörenin köy ve kasabalarında yaşayan insanların günlük sorunları, toprak, ağalık, çözülen feodal ilişkiler, çıkar kavgaları, çelişkiler öykülerinin asıl sorunsalını oluşturdu. O, bu sorunları irdelerken, insanların ilişkilerine ve davranışlarına sık sık siyasal çözümlemelerini ve teorik açıklamalarını yerleştirdi.
İşlevli sanatı ve gerçeğin aydınlatılmasını savunan Kocagöz, toplumdaki yaşananları izleyip betimlerken ele aldığı insanları, sorunlarını irdeleyerek aktardı. Doğal ve gözlemci bir gerçekçilikti bu. Pamuk ve tütün tarlalarındaki toprak yaşamını, Söke Ovasındaki köylülerin, ortakçıların, toprak işçilerinin, küçük toprak sahiplerinin, mevsimlik işçilerin yaşamlarını, ilişkilerini incelerken, eleştirel gerçekçiliğe vardırdı gözlemlerini.
1947’den beri arkadaşı olan Kurdakul’un, “Sınıfına ihanet eden yazar!” tanımlaması, toprak sahibi olmasına karşın, yapıtlarında ve yaşamında topraksız köylülerin yanında olan Kocagöz’ü tanımlayan en doğru söylemdir belki. Bu tavrı, yaşamına, kendisinin onur kabul ettiği, Türkiye İşçi Partisi Genel Yönetim Kurulu Üyeliğini ve 12 Mart dönemindeki tutukluluğu da kattı.
ÇAĞINA TANIKLIK ETTİ
Kocagöz, Söke gerçekliğini anlattığı “Bir Şehrin İki Kapısı” (Nabi’nin Park Kahvesi); su baskınının topraksız bıraktığı köylülerin yoksunluğunun ve devletle ilişkilerinin çok partili yaşama geçişle birlikte anlatıldığı “Yılan Hikâyesi”; 1940’lı yıllardaki İstanbul Üniversitesi öğrencileri ve aydınlar arasındaki çatışmaları anlattığı “Onbinlerin Dönüşü”; Kurtuluş Savaşının panoramasını çizdiği “Kalpaklılar-Doludizgin”; yörüklerin yerleşikliğe geçiş savaşımlarını aktardığı “Bir Karış Toprak” ve  “Bir Çift Öküz”;  27 Mayıs 1960 öncesindeki Amerikan hayranları ile Amerika’ya karşı çıkan sosyalistlerin çatışmalarını anlattığı “İzmir’in İçinde”; 1960 sonrası öğrenci gençlik hareketlerini, 68 kuşağını anlattığı “Tartışma”;  12 Mart dönemini anlattığı”Eski Toprak”,12 Eylül öncesi dönemi anlattığı “Mor Ötesi” romanlarında çağına tanıklık ve insandan, emekten, aydınlık düşüncelerden, gençlikten yana bir gerçekçilikle Cumhuriyet döneminin panoramasını verdi. İnsanlar arası ilişkilerin, insanın doğayla savaşımının, toplumsal çatışmaların, emeği, özgürlüğü savunmanın, aydınlık düşüncenin, tarihselciliğin, gerçekçiliğin romancısı oldu.
Yapıtlarında bir büyük yaşam “Büyük İnsanlık” olan Samim Kocagöz’ü Roman ve Yazarlık Onuru’ndaki cümleleriyle selamlayalım: “Yazar bir romanı yazmış olmak için yazmaz, topluma, kişiye, yine toplum, kişi üzerine söylenecek bir sözü varsa yazar. Bu söylenmek istenen söz, öz’dür işte...”
Öner Yağcı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.