Paramparça ‘erk’ler ve köpekler

97 dk. Ercan Dalkılıç

Paramparça  ‘erk’ler ve  köpekler
07 Kasım 2014 Cuma 12:28

17sivas

71. Venedik Film Festivali’nde kazandığı Jüri Özel Ödülü’nün yanında başrol oyuncusu 11 yaşındaki Doğan İzci’ye de Premio Bastio D’Oro 2014 En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü armağan eden ‘Sivas’, yönetmen Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metraj denemesi
Kaan Müjdeci’nin yazıp yönettiği ‘Sivas’, 71. Venedik Film Festivali’nde Premio Basti D’oro 2014  En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü 11 yaşındaki Doğan İzci’ye getirdi.
71. Venedik Film Festivali’nde büyük ses getirerek kazandığı Jüri Özel Ödülü’nün yanında başrol oyuncusu 11 yaşındaki Doğan İzci’ye de Premio Bastio D’Oro 2014 En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü bu küçücük yaşında armağan eden “Sivas”, belgeselcilikten gelme Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metraj denemesi. Müjdeci, daha önce belgeselini çektiği Yozgat yöresinde tertip edilen köpek dövüşlerini bu sefer Aslan adlı bir çocuğun çevresinde kurgulamayı yeğlemiş.
Aslan, 11 yaşında, ilkokula gidiyor; okulda sevdiği bir kız var, adı Ayşe. Bir gün bakanlığın emriyle okulda bir piyes hazırlanmaya başlıyor. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler adlı bu oyunda Aslan -Ayşe prenses olduğu için- prens olmak istiyor aslında. Ama ne var ki, o boynu devrilesi öğretmen Aslan’ı cücelerden biri yapıyor! Olur mu öyle şey! Bunun üzerine okulu asmaya başlayan Aslan, artık gerçek bir ‘erkek’ olmaya karar veriyor, doğal olarak.

HAYVAN SEVGİSİ VE BÜYÜME

“Sivas”, bir büyüme hikayesi; fakat sıradan bir büyüme hikayesi değil bu. Filmin hemen başında abisi tarafından bir yılkıyı (atı) doğaya salması için görevlendirilen Aslan, atla (erkekliğiyle) başa çıkamaz ve ona bir taş fırlatır. Komşu evin büyükçe köpeğinden de epey korkan, bir süre sonra bütün bu korkularının üzerine giderek bir köpek dövüşünde ölme noktasına gelen Sivas adlı kangalı, abisinin tüm karşı çıkmalarına ve kendisinin olağanca korkusuna rağmen sahiplenecek ve onun yaralarını saracaktır. Sivas’ı edinmesi ve onu dövüştürmeye karar vermesi Aslan’ın büyüme evresine (erkekliğe) geçtiğini, bu kararı verdiğini anlatır bir bakıma.
Açık bir biçimde erkeklik alegorisi olarak okunabilir “Sivas”: Çocuk dünyasında barınamayan, Ayşe’ye onu sevdiğini nasıl söyleyeceğini bilemeyen Aslan, sevdiği kıza kendini kanıtlamak ve Prens payesine (ya da ondan da üstün bir payeye) erişmek için çareyi erkek egemen bir kültüre (burada köpek dövüşleri oluyor bu) eklemlenmekte buluyor, tüm Anadolu’daki çocuklar gibi. Sivas’ın kazandığı ilk dövüşten sonra Aslan’ın yaktığı sigara -muhtemelen içtiği ilk sigara bu-, resmen cinsel ilişkilerden sonra yakılacak olan onca sigaların provası niteliğinde. Peki, küfürlerle örülü, acımasız, kazanmaya dayalı bu erkek dünyasında olmak Aslan’ı mutlu ediyor mu? Kuşkusuz hayır. Bu duygu karmaşası içinde Aslan, Sivas’ı artık dövüştürmemeye karar verecek dolayısıyla erkek egemen kültürün reddi olarak tezahür edecektir perdede.

'ERKEN GELMİŞ BİR BAŞYAPIT'

“Sivas” bana kalırsa sinemamızın gördüğü en iyi ilk filmlerden, dahası abartmadan söylüyorum ‘erken gelmiş bir başyapıt’ diyebiliriz. Müjdeci, müzik kullanmaksızın ince düşünülüp tasarlanmış çekimleri, başta Doğan İzci olmak üzere oyuncular üzerindeki hakimiyeti ve içerden, bütün doğallığıyla (diğer yönetmenler gibi görüntü üzerinde pek oynamadan) yansıttığı bozkır panoramalarıyla gerçekten üstün bir toplama ulaşmış. Sinemamızın ‘genç usta’sı Kaan Müjdeci’nin mütevazi ama görkemli yapıtı “Sivas”ı mutlaka görmeniz gerek.

Yönetmen ve Senaryo:
Kaan Müjdeci
Oyuncular:
Çakır (Sivas)
Doğan İzci (Aslan)
Yapım:
2014 / Türkiye
97 dk.

Ercan Dalkılıç


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.