Örsün ve ateşin şairi Metin DemirtaşMetin Demirtaş şiirinin ıssısı yüksektir. Sözcükleri yoğundur. Çift yüreklidir. Harflerin gözleri büyüktür. Işık gibi parlatır içimizi. Her sözcüğe on beş yirmi sözcüğün gücü sinmiştir. Zorlama seslerden iç ritm kurma e

Umutlarımızın canlanıp kanlanması için yüreklerimizi sonuna kadar Demirtaş’ın şiirlerine açalım derim, ne dersiniz? Osman Şahin

Örsün ve ateşin şairi Metin DemirtaşMetin Demirtaş şiirinin ıssısı yüksektir. Sözcükleri yoğundur. Çift yüreklidir. Harflerin gözleri büyüktür. Işık gibi parlatır içimizi. Her sözcüğe on beş yirmi sözcüğün gücü sinmiştir. Zorlama seslerden iç ritm kurma e
30 Eylül 2014 Salı 07:49

16demirtas

Metin Demirtaş şiirinin ıssısı yüksektir. Sözcükleri yoğundur. Çift yüreklidir. Harflerin gözleri büyüktür. Işık gibi parlatır içimizi. Her sözcüğe on beş yirmi sözcüğün gücü sinmiştir. Zorlama seslerden iç ritm kurma eğilimlerinden uzaktır. Besleyici, yalın, dobra dobradır. Duygu damarlarımıza seslenir, nehir coşkusu verir. Yüreğimizin şiir komşusudur Metin Demirtaş.
“Sabah olmayacak mı
Sabah olmayacak mı
Yurdunda?” dizelerinin yanıtı hala verilmemiştir.
“Morardım yalanların
Gölgesinde yaşamaktan” diyen Metin Demirtaş, şöyle sesleniyor halkına:
“Ey halk,
Ey sağır ve büyük okyanus
İşte yine yaralı
Yine yalnızdır oğulların
Bas bağrına...” (Hançer ve Lirik)
Bir başka şiirinde:
“Bana sevinçlerini gönderme karıcığım
Orda o insanlar varken
Haram ettim gülmeyi kendime
Sevinemem doğan çocuğuna bile” diye seslenir.
ŞİİRLERİ DEVRİMCİDİR
Muzaffer İlhan Erdost, Metin  Demirtaş’ın şiiri üstüne yazdığı bir yazıda “...daha çok yenilgidir tanığı olduğu yaşam. İpte gülüşlerini bırakanlardan işkencede gülüşlerini düşürenlere değin. Savunduğu yenilgilerden biriktirir umudu. Her yenilgi, umudun bir kez daha güçlenerek yenilenişi gibidir” der. (Kedi Seçkisi, Sayı 25, 8 Mart 1995)
Bilge insan Vecihi Timuroğlu ise, Demirtaş’ın şiirleri üstüne yazdığı geniş oylumlu yazısının bir yerinde, “Demirtaş’ın şiirlerinin özü devrimcidir.” diye çizer altını. Yerinde bir saptamadır bu. Metin Demirtaş’ın şiirinin pusulası emekçileri gösterir. Mayası toplumdur. Emekçilerin bilincine seslenerek, yüreklerini açmaya, çürümenin her yıl arttığı, altmış yıldır su almaya başlayan ülkemiz gemisinde, mutluluklarını başkalarının yıkımıyla beslenen sayın hırsızlara karşı, sınıfsal bir kinle, şiir tadında kara sözcüklerle saldırır Metin Demirtaş
“Emeğin bayrağı suskun...
Dalgalanmakta yeni dünya düzeninin kanlı kara bayrakları
Kara bir rüzgarda...” (Emeğin Bayrağı Suskun’dan)
Metin Demirtaş, yıllar önce, “Che Guevara” şiiri yüzünden hapse atıldı. Ama asla umutsuzluğun ağına düşmedi. Hapishanelerin, dışlardaki asıl büyük hapishanelerin izdüşümü olduğunun bilincindeydi çünkü.
“Günün dolar bir gün sende
Özgülüğü bir gelin gibi takıp koluna
Çıkarsın
Başlar yeni maceran güneşte
Başlar işsizlik
O en büyük hapishane” (Görüşme Yeri)
GÜCÜNÜ HALK ŞİİRİNDEN ALIR
Demirtaş’ın tek bir sözcüğü şiiri yormaz, bir tek harfi düşmez şiirin yapısından. Pek çok şair, edebiyat ve dil bilgilerine güvenerek, dil ve biçim oyunlarına yaslanarak şiir yazmaya çalışırlar. Bu tür şiirler kuru ve kokusuz olur, arı konmayan çiçekler örneği. Oysa Demirtaş’ın şiirleri sıradan bir köy kahvesinde okunabilir. Onun şiir toprağı, Yunus’tan, Karacaoğlan’dan, Pir Sultan Abdal’dan alır gücünü. Nazım Hikmet’in, Ahmet Arif’in, Enver Gökçe’nin araladığı büyük kapıdan girmiştir şiirimize çünkü.
Bas bas bağırmaz şiiri, ama iç sesi, iç akışı yüksektir.
Vietnam’da, napalım bombalarıyla yüzleri yanan çocuklardan, Paplo Neruda’dan; Paris sokaklarından, Galata Köprüsü’nden, Antalya Kaleiçi’nden, Beydağları’ndan -ki Demirtaş, Çoban Dağları denilmesini istiyor, güzel bir benzetme- uzanan bir atlasın üstünde gezinir şiiri. Toplumsal duyarlılığı öyle yüksektir ki, İlhan Erdost’un öldürülmesi olayı üstüne altı şiir yazmıştır.
“Nefti bir ölüm
Çekip aldı aramızdan seni de
Denizlere komşu gittin
Kırık kaburga kemiklerinle”
Yıllar önce, Enver Gökçe ile sinema oyuncusu Natalia Wood, aynı günde ölmüşlerdi. TRT, radyo ve TV’ler, Natalia Wood’la ilgili geniş haberler verdikleri halde, şiirimizin sessiz, büyük ustası Enver Gökçe’nin ölümünden tek satır söz etmemişlerdi. Metin Demirtaş bu ulusal “ihmali” de geçirir şiirinden:
“Merhaba İlhan
İşte Enver Abi’yi de getirdik yanına
Mezarlarınız biraz aralı
Ama atsan
Ulaştırırsın helal cigaranı...”
Can Yücel’in ölümü üstüne de şiirleri vardır Demirtaş’ın
“Şiirimizin Donkişot’u
Şiir yazanı,
Hoca Nasreddin’in
Şarap içeni...”
Umutlarımızın canlanıp kanlanması için yüreklerimizi sonuna kadar Demirtaş’ın şiirlerine açalım derim, ne dersiniz?

Osman Şahin


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.