Nergis Hanım’ın trajedisi

Ercan Dalkılıç

Nergis Hanım’ın trajedisi
31 Ekim 2014 Cuma 08:27

17nergishanim
33. İstanbul Film Festivali’nde Seyfi Teoman En İyi İlk Film ödülünü kazanan “Nergis Hanım”, oyuncu Görkem Şarkan’ın ilk yönetmenlik denemesi. Sinemada, bedensel/zihinsel özürleri bulunan, ya da sonradan hayatlarını tek başına devam ettiremeyecek duruma gelmiş hastaların hikayeleri, iyi ele alındığında her zaman iz bırakmayı başarmıştır. Sinema tarihi “Yağmur Adam”dan (Rain Man) başlayarak bu tür kalbürüstü hastalık dramalarıyla doludur. Şarkan’ın filmi de, ait olduğu türün bütün gereklerini yerine getiren, eli yüzü düzgün bir film.
TEK MEKAN ANLATISI
Bir ‘tek mekan’ anlatısı olan “Nergis Hanım”; daha önce balıkçılık ile uğraşan, 50’li yaşlardaki Ekrem’in (Settar Tanrıöğen) bütün bakımını üstelendiği alzheimer hastası olan annesi Nergis Hanım (Zerrin Sümer) ile arasındaki büyük gerilime odaklanıyor. Nergis Hanım, bütün alzheimer hastaları gibi; ne adını hatırlıyor, ne de tuvaletin yerini... Bu durum Ekrem’i gittikçe zorlayacak ve aklının hükmünü kaybettiği yerde geri dönülmez sonuçlara kapı aralayacaktır.
Özellikle Haneke’nin “Aşk”ını (Amour) anımsattı bana “Nergis Hanım”; acı çeken bir varlığın acısını dindirmek için gelişen öldürme içgüdüsü, neredeyse tıpatıp ele alınıyor her iki filmde de. Süreğen şiddetin bir anda patlamayla açığa çıkması tam da Hanekevari bir trük! “Aşk”ın yanında “Iris”, “Away from her” bizden de “Pandora’nın Kutusu” ve “Özür Dilerim” gibi alzheimer/hastalık dramaları da referans olarak eklenebilir listeye.
Şarkan’ın dar alana hapsettiği iki karakter üzerindeki egemenliği ilk filmini yapan bir yönetmene göre çok ötede. Sert bir hikayeyi olağanca soğukkanlılığıyla veren kamerası da, bir Orta Avrupalı yönetmenmişçesine çalışıyor.
Filmin ‘gerçek zamanlı’ olması ve neredeyse tüm hikayenin tek mekanda geçmesi de oldukça cesur bir girişim. Şarkan’ın bu cesur girişimin altından da başarıyla kalktığını belirtebiliriz. “Nergis Hanım”, minimalist bir sinema örneği olsa da, Şarkan’ın sinema dilinin anaakıma yakın olduğunu söylemek mümkün.
ÜST DÜZEY OYUNCULUKLAR  
“Nergis Hanım”ın en büyü kozu; 21. Altın Koza Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü de kazanan Settar Tanrıöğen ve Zerrin Sümer’in olağanüstü oyunculuğu. Yılların tecrübesi ile perdede anbean büyüyen iki oyuncu, deyiş yerindeyse filmi sırtlamış.
Böylesine ağır bir hikayenin izleyiciyi duygusal açıdan etkilemesi gayet normal. Fakat bu “Nergis Hanım”ın -sözgelimi “Beyaz Melek” sınıfından- ağlak bir dram olduğu anlamına gelmez. Aksine “Nergis Hanım”, arındırmadan kaçınan mesafeli yapısı ve üstün dramatik çalışmasıyla gelişen sinemamız adına çok önemli ve umut verici bir çalışma. Şarkan’ın gelecekte iyi işler yapacağını tahmin etmek pek de güç değil.
Ercan Dalkılıç


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.