Meksika sanatı Başkent’te

Türkiye’de Çağdaş Sanatın en önde gelen mekanlarından biri olan Cer Modern, Meksika sanatını Başkent’e getiriyor

Meksika sanatı Başkent’te
15 Eylül 2013 Pazar 13:46

Modern bir sanat merkezinin toplumun eğitim projesinin bir parçası olduğunu savunan bir yapı olan Cer Modern, şimdilerde çok iddialı bir sergiye ev sahipliği yapıyor; ‘Gelenekten Modernizme Meksika Sanatı’...

Meksika Maliye ve Kamu Kredi Bakanlığı’nın (SHPC) “Ayni ödeme” ve “Miras Ars?ivi” koleksiyonlarına ait olan 54 eserden oluşan sergi, 20. Ve 21. Yüzyılın tanınmış Meksikalı sanatçılarını kapsıyor. Son 70 yılda Meksika’da sanat üretiminin en önemli beş hareketini içeren (Meksika Resim ve Heykel Okulu; Kırılma; Sihirli Gerçekçilik; Yeni Meksikanizm ve diğerleri; Post Modernizm), aynı zamanda Meksika’nın sosyal ve politik tarihine göndermelerde bulunan resim, heykel ve fotoğraflardan oluşan sergi, Diego Rivera, Rufino Tamayo, Jorge Marin gibi ülkemizde de tanınan sanatçıların eserlerine yer veriyor.

Bu sanat hareketleri ve sanatçıları, ulusal kimliğin tanımlanmasında kullandıkları yaratıcı yöntemlerle Meksika toplumunun ideallerine karşılık olarak yerli geleneklerinin yeniden değerlendirilmesi, deneyselcilik, bölgesel mitolojiler ve sosyal gerçekliğe karşı tepkimelerle eleştirel bir bakışa öncülük etmişlerdir. Gelenekten Modernizme Meksika Sanatı sergisi, içerdiği unsurlarla, Meksika’nın Latin Amerika’da görsel sanatlar alanındaki merkezi konumu ve önderliği hakkında önemli bilgiler veriyor.

Meksika resim ve heykel okulu

Devrim sonrası yeniden yapılanmayla gelişen ve mevcut akademiye karşı gelişen bir akım olan “Muralizm” Meksika Sanatı denilince akla ilk gelen kavramdır kuşkusuz.

Sosyal ve politik mesajlar içeren duvar resimleri / freskolarla birlikte 1920’lerde başlayan Muralist harekete paralel olarak, Muralizmin ilkelerini kabul eden birkaç şövale resim sanatçısı ortaya çıkar. Resim ve Heykel Meksika Okulu olarak bilinen bu akım, Meksika kimliğinin sosyal farkındalığını ve Mezoamerikan kültürlerinin büyüklüğünü temsilsel kuşağın jenerasyonu ve peyzaj resim geleneğinin devamlılığı ile yaratır fakat devrimin kendisinin sosyal amaçlarından etkilenir. Meksika Devrimi bir sanata yön vermiş, sanat da devrimi yücelmiştir. ( Meksikalı ressam Sipueiros devrimin sanata etkisini şöyle özetlemiştir: “Devrim olmasaydı Meksika resim sanatı olmayacaktı”.) Akım, sömürgeci yapının kültürel ve siyasi dayatmasına karşı kendini savunan “Mezo-Amerikancılığı” ön plana çıkarmaktadır.

Kırılma (The Rupture)

1940’lı yıllarda ekonomik güçlenmeyle beraber ülkenin “Modernizasyonu” dönemin sanat piyasasının hareketlenmesine sebep olur. Görsel anlatımı yenilemek ve daha çok ifade etmek için sosyal ve hassas mekanlar elde etmek ve sosyal içeriğin değersiz söylemlerini ortadan kaldırmak için bir direniş yaklaşımı oluşur. Sanat hayatlarına 1950’lerde başlayan bir grup genç sanatçı Rupture (Kırılma) ismi verilen bir grup oluşturmak için bir araya gelirler. Yeni bir dille güçlendirdikleri üslüplarıyla, iç meselelerine nesnel bir yaklaşımı benimserler ki bu da geniş bir öneri mozaiği sağlar. Bu sayede 1960’larda Kırılma dönemi sanatçıları, Meksika sanatındaki pozisyonlarını sağlamlaştırmışlar ve bugüne dek açık kalmış bir yol açmışlardır.

Neo Meksikanizm ve diğerleri

1970’lerde, 1968’in tüm dünyayı kasıp kavuran öğrenci hareketleri ve işçi devrimleri gibi olaylarla hareketlenen değişimler hakkında farkındalığın yaratılmasını amaçlayan, duvarları ve popüler medyayı kullanarak yapıtları aracılığıyla mesajlar veren ortak çalışma grupları ortaya çıkar. Bu sanatçılar, 1970’lerin sonunda ortaya çıkan değerler krizine cevap niteliğinde bir yöntem veya kimliğin yansıması olarak kendi çalışmalarına sahip çıkmaya başlamışlardır. Görsel sanatlarda ve özellikle genç sanatçıların sergilerinde “Meksikalı”nın dirilmesi ile karakterize edilen post modernizmin yerel versiyonu sıklıkla görülmeye başlanmıştır. Ulusal tarihleri, popüler kültürü, gelenekleri, ritüelleri ve dini unsurları diriltmiş ve yeniden yorumlamışlardır. Yapıtları, “yüksek kültür”ün tam tersi ironi ve iğneleme yayar ve geniş toplumun alışkanlıkları ile ilgili imalı eleştiriler yapar. Akımın tartışmasız bağımsız karakterinin yanı sıra Alman neo-ekspresyonizmi, İtalyan trans-vanguard (öncü akım) post-modern Amerikan sanatçıları gibi avangard dilin etkileri de görülür.

Gelenekten Modernizme (Visions of Mexican Art) sergisi, kapsamlı bir seçki sunmakla birlikte, Meksika Sanatının bütüncül bir sunumunu yapmayı hedeflemiyor.

Ancak, Türkiye’de ilk kez sergilenen Meksika ve Latin Amerika’da sanat eğilimleri ve akımları hakkında geniş bir bilgi içeriyor. Küratörlerini Rafael Alfonso Perez y Perez ve Julieta Ruiz Montes’in yaptığı sergi 15 Kasım tarihine kadar Ankara Cer Modern’de görülebilir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.