Kömür ocağında bir göçük sonrası

“....Kurtarma ekipleri olaydan iki gün sonra vardılar göçük yerine.Recep Çavuş, Mustafa ve Kamil, islim borularının üstüne yatmışlar, kalakalmışlardı öylece. Üçünün de dişleri, borulara, kazmayla açtıkları deliklere saplanmış,...

Kömür ocağında bir göçük sonrası
16 Mayıs 2014 Cuma 10:36

16gocuk

“....Kurtarma ekipleri olaydan iki gün sonra vardılar göçük yerine.Recep Çavuş, Mustafa ve Kamil, islim borularının üstüne yatmışlar, kalakalmışlardı öylece. Üçünün de dişleri, borulara, kazmayla açtıkları deliklere saplanmış, dudakları parça parça olmuştu.Ocak ağzında toplanan işçiler, sessiz sessiz onlara bakıyor, hiç birinin ağzını bıçak açmıyordu.Hava karlıydı. Buz gibi bir soğuk bir rüzgar, kırbaç gibi iniyordu meraklı işçilerin suratına. Rayların hemen yanına yatırılmış çırılçıplak üç ölünün soğukla, karla, kendilerine bakan işçilerin yaşadığı hayatla alay ediyormuşçasına rahat, mutlu yüzleri vardı. Kömürden kapkara olmuş vücutları kan lekeleriyle doluydu. Üstlerine tek tek düşen kar taneleri erimiyor, kalıyordu öylece.

Hasan, babasının ölüsünü görür görmez,;

-Vay bubam, vay benim bubacuğum, diye inledi.

Dizlerinin üstüne çöktü. Yanaklarından, saclarından uzun uzun öptü ölüyü. Niyazi, ayakta, başını elleriyle tutmuş, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yaşlı bir işçi;

-Etme uşam, ağlama, dedi Niyazi’ ye. Allahın emri böyleymiş, ne edecen?

On, on beş kadar işçi, ocağın hemen sol yanından başlayan fundaların ardındaki düzlüğe götürdüler üç ölüyü. Sırayla mezar kazmaya başladılar. Hasan kayboldu bir ara. İkinci mezarın kazılması bitmişti ki, geldi. Abisinin yanına oturarak:

   -Onca söyledim Başçavuş’ a, Nuh diyo, peygamber demiyo, dedi. Köye gömer gömmez gelürüz hemen, eğlenmeyüz, dedim, dinlemedi bile.

***

   Herkes yürüdü, Hasan’ la Niyazi kaldı arkada bir. Korkunç bir rüzgar çıkmış, tipiden göz gözü görmüyordu. İki kardeş birbirlerine sarılıp uzun uzun ağladılar karın altında. Hasan, babasının tek çarığıyla pantolonuna bakarak,

-Gaçalım buradan, dedi, nolusun gaçalım... Sıçarım böyle yaşamanın çarkına ben,,,         

(Ölümün Ağzı, sayfa 74-75)

İrfan Yalçın


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.