'İnsanlık Anıtı' ve sansasyon arayışları

Erdoğan tarafından 'ucube' olarak tanımlanan heykel, 'İnsanlık Anıtı'... Sanatçı Mehmet Aksoy'un 'bir yüzleşmeyi, kendi kendiyle karşılaşmayı' ifade eden eseri 2011 yılında parçalanıp kesilerek yıkılmıştı   Aradan...

'İnsanlık Anıtı' ve sansasyon arayışları
21 Eylül 2013 Cumartesi 14:57

16insanlikaniti

Erdoğan tarafından 'ucube' olarak tanımlanan heykel, 'İnsanlık Anıtı'... Sanatçı Mehmet Aksoy'un 'bir yüzleşmeyi, kendi kendiyle karşılaşmayı' ifade eden eseri 2011 yılında parçalanıp kesilerek yıkılmıştı

 

Aradan 2 yıl geçtikten sonra Wouter Osterholt ve Elke Uitenius isimli sanatçılar, yıkılmasıyla sadece sanat çevresinden değil, toplumun her kesiminden tepkilerin yükseldiği "İnsanlık Anıtı"ndan yola çıkarak bir "performans" gerçekleştirdiler. "yardım eden eller" adı verilen ve "İnsanların katılımı" yoluyla gerçekleştirilen performansın fotoğrafları ve insanların görüşleri bir sanat eseri olarak Bienal'da sergilendi.

Gerçek 'sanatsal' şalla örtüldü

Osterholt ve Uitenius, Mehmet Aksoy'un "İnsanlık Anıtı" için yaptığı eli , yine Aksoy'un yaptığı kalıba döküp çıkartmışlar. Bir seyyar arabada gezdirdikleri "insanlığın takılamayan eli" ile beraber insanlara "İnsanlık Anıtı" hakkında ne düşündüklerini soruyorlar ve bir el hareketiyle göstermelerini istiyorlar. Çıkartılan kalıplar Kars'ta yıkılan heykelinin önüne yere dağıtılıyor ve bir Kars manzaralı fotoğraf... Mahmet Aksoy'un ifadesiyle: "alın size alternatif İnsanlık Anıtı heykeli oldu mu? Oldu"

İlk bakışta sanki heykeli savunuyormuş gibi görünen performansın anıtın başından geçenlere "basit" bir dil ve yöntemle yaklaşması "olmadı" derdirtiyor zaten. Mehmet Aksoy'un kaleme aldığı "İnsanlık anıtı klonlaması yada simulakrumu" adlı yazısında neden "olmadı"ğını daha iyi anlıyorsunuz: "Onlar ne yaptılar? İçerik boşatıldı, insanı insanlıktan çıkaran savaş, insanların barış isteği, barış iradesi bu gerçek böylece yok sayıldı. Eglenceli bir oyuna dönüştürülerek, görsel ve yazılı medyada haber oldu. İnsanlık Anıtı'ndan söz etme sansürü bir anda kalktı. Gerçek "çok sanatsal" bir şalla örtüldü. Üstelik beni ve heykelin kamuoyunda uyandırdığı geniş pozitif etkisi kullanıldı. İnsanlık Anıtı'nın insanlığa uzanan elini sirk maymunu gibi sokaklarda dolaştırıldı. İnsanlık Anıtı'nın içeriğini, kavramını, mekanını, seyyar satıcının arabasının üstüne koydukları ele indirgeyip, bütününden soyutlayıp, başka bir şeye dönüştürdüler. Yani orijinali olmayan şeyin kopyası, simulakrumunu yapıldı."

Taklitçi sanatçı olamaz

Performansı gerçekleştiren Wouter Osterholt ve Eike Uitenius anıtın oluşturma sürecininde , yıkılma sürece kadar anti-demokratik olduğunu iddia etmekten geri durmuyor ve hatta anıtın başına gelenlerin "sadece onu eleştirenlere ve savunanlara çıkarılamayacağı"nı söylüyorlar: "heykelin meydana getirdiği yaratım süreci, bu kamusal heykelin temel saiklerini oluşturan asli insani ideolojilere uygun değildi". Fakat göz ardı ettikleri bir şey var ki; o da heykelin Kars belediyesinin teklifiyle 2005 yılında Koruma Kurulu, ÇEKÜL (Çevre ve Kültürel Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) onayı ve proje tastikiyle başlamış olduğu ve anıtın Kars şehriyle bütünleştiği gerçeği. Taklidin bir sanatçı için teşkil ettiği tehlike ve sakıncaya dikkat çeken Aksoy yazısında "İnsanlık Anıtı"nın geniş kitlelerce ve dünyada tanınmasından, kabul görmesinden sanatsal bir rant, bir çıkarım sağlamanın ancak tefecilere yakışacağını söylüyor ve "Sanatçıları belli bir algıda klonlayıp sütlerini sağmayın"dediği küratör ve sanatçılara Nobel Barış Ödülü sahibi Prof. Joseph Rotblat sözlerini hatırlatıyor: "Klonlama evrimin ilkesi olan çeşitliliğe karşıdır. Değişimin sonunda insan olduk, hepimiz aynı olursak yeni bir şey üretemeyiz."

Ece Kırbaş


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.