Herşey birbirine eşit midir?

Nesneleri ve kavramları adıyla çağırmak, nesnel gerçekliğe varmanın ilk koşuludur. Taylan Kara

Herşey birbirine  eşit midir?
28 Ekim 2014 Salı 08:59

16mansett

Bilmeyi olanaklı kılan şey, önermeler arasında doğruluk değerlerine göre bir hiyerarşi oluşturabilmektir. Nesneleri ve kavramları adıyla çağırmak, nesnel gerçekliğe varmanın ilk koşuludur

Bütün görüşler saygın mıdır? İnsanların her söylediğine saygı duymak zorunda mıyız? Bu soruların sosyal yaşamda ve politikada bir yanıtı vardır. Ancak bu soruları bilim alanında sorarsanız yanıtlar sosyal yaşamda ve politikada verilenlerden çok farklı olacaktır.

BEBEKLERİ LEYLEKLER Mİ GETİRİYOR?

Bilim alanında bütün kavramlar eşit derecede saygın değildir. Çünkü fikirlerin tamamı aynı derecede doğru değildir. “Bütün görüşlere saygı duyuyorum” cümlesi ne kadar sevimli görünüyor olsa da, bilim alanında bir palavra, bir tür iki yüzlülüktür. Örneğin bebeklerin oluşumu konusunda embriyoloji biliminin ortaya koydukları, artık üzerinde tartışılmayan bir hakikattir; bebekleri leyleklerin getirdiği ise gülünç bir safsata... Dünyanın düz olduğu “hipotezi”yle dünyanın yuvarlak olduğu “hipotezi” aynı derecede saygın değildir: ilki bir zırvadır, ikincisi ise hakikat... İlki sadece birilerinin laf salatasıyla savunulur, ikincisi ise onlarca bilimsel kanıtla desteklenmektedir. Önermelerin ve hipotezlerin, nesnel gerçeklikle örtüşme oranıyla değişen bir doğruluk ve saygınlık hiyerarşisi vardır.

HER GÖRÜŞÜ VERELİM HALK KARAR VERSİN!

Nesnel gerçekliğe ulaşma kaygısı taşıyan bir insan için “bütün görüşlere saygılıyım” tavrı bir palavradan ibarettir. Bilimde, “her görüşe saygı duymak” tavrı sümüksü bir yaklaşımdır ve böyle bir yaklaşımla hiçbir yere varılamaz. “Her görüşü sunalım, toplum istediğine karar versin” görüşü de, zırvaya ve safsataya alan açmak için uydurulan sahte bir demokrasi tavrıdır. Tıp fakültelerinde insan embriyolojisi dersinde bebekleri leyleklerin getirdiğini savunan “leylek hipotezi”ni de koymaya ne dersiniz? Jeoloji bölümlerinde “dünyanın öküzün boynuzları arasında olduğu görüşü” niçin okutulmuyor? Fen bilimleri dersinde, dünyanın düz olduğu “görüşü”, güneşin dünyanın etrafında döndüğü “görüşü” müfredata girse olmaz mı?  Ne de olsa “her görüşe saygı duymalıyız, bunları da okuyup kendimiz karar verelim” öyle değil mi?
Zırva ile hakikat, doğru ile safsata  aynı torbaya doldurulup eşitlendiğinde, kısacası “aslında asla eşit olmayanlar” eşitlendiğinde ortaya nesnel gerçeklik bilgisi değil hiçbir yere ulaşamayacak bir bulamaç çıkar.

DENEY VE GÖZLEMLE UYUŞMA YETENEĞİ

deney ve gözlemle uyuşma yeteneği
Eğer bütün önermeler eşit derecede  “saygın” ve “doğru” ise, önermeler arasında nesnel gerçeklikle uyuşması oranında hiçbir değer farklılığı yoksa ortada hiçbir anlamlı eylem ya da kuram olamaz: çünkü bu durumda herşey “olabilir”. Bu durumda dünya, anlamsız, her an herşeyin olabileceği, tahmin edilemez bir “esrarengizlikler” diyarıdır.   
Oysa  biliriz ki dünya yuvarlaktır, düz değildir; yuvarlak olduğu doğru, düz olduğu yanlıştır. Bebekler embriyoloji biliminin ortaya koyduğu şekilde oluşur, bebekleri leylekler getirmez.
Bilmeyi olanaklı kılan şey, önermeler arasında doğruluk değerlerine göre bir hiyerarşi oluşturabilmektir. Bu hiyerarşiyi oluştururken dayandığı temel ise nesnel gerçeklikle yani deney ve gözlemle uyuşma yeteneğidir.
Ne kaygısıyla olursa olsun saçmaya, zırvaya, safsataya saygı duymaktan vazgeçilmelidir. Zırva zırvadır, saçma saçmadır, safsata da safsatadır. “Nesnel gerçeklik bilgisi”ne ulaşma kaygısı  olan bir insan, bunları yüksek sesle dile getirmekten kaçınmamalıdır. Zırvaya zırva, saçmaya saçma, safsataya safsata diyebilmek...
Nesneleri ve kavramları adıyla çağırmak, nesnel gerçekliğe varmanın ilk koşuludur.

Taylan Kara


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.