Fatih Akın’ın ‘Kesik’i ve bilindik senaryo!..

Fatih Akın’ın ‘Kesik’i ve bilindik senaryo!..
04 Eylül 2014 Perşembe 08:47

16fatihakin1

Ermeni tehcirini anlatan ‘Kesik’ (The Cut) adlı yeni filmini Venedik’te görücüye çıkaran Fatih Akın, Ermeni diyasporasına selam çakarak sinema kariyerinde yeni bir açılım peşinde...

ERMENİ diyasporası, 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümünü dünya çapında etkinliklerle gündeme taşımaya hazırlanırken hiç beklemedikleri bir cenahtan, futbol deyimiyle ‘gollük bir pas’ geldi!

Kendini “Türk asıllı Alman” olarak tanıtan yönetmen Fatih Akın’ın yeni filmi “Kesik” (The Cut) sayesinde ‘nurtopu’ gibi yeni bir polemiğimiz doğdu.

Haftasonu Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyeri yapılan film, 1915’te Mardin’de yaşayan Nazaret adlı demirci ustasının hikayesi üzerinden Ermeni tehcirini anlatıyor.

Ermeni tezlerini savunan ne kadar liberal, mahfil, dönek vs. varsa bir anda konunun üzerine atladılar.

Neymiş efendim? “Türkiye bu filme hazır mıymış?!”

hırant olmadı, ermeni hikayesi verelim!

Film üzerine koparılan onca yaygara ve Fatih Akın’ın beyanatlarına bakınca zaten amacın bu olduğu ve daha önce de örneklerine rastladığımız usta işi bir senaryonun devreye sokulduğu rahatlıkla fark ediliyor.

İlk filmi “Duvara Karşı” ile sinemada ciddi ses getiren Akın’ın, daha sonraki filmlerinde aynı performansı yakalayamayınca farklı bir arayışa girdiği âşikar... Bu filme 7-8 yıldır hazırlandığını kendisi ifade ediyor. Ermeni meselesine ilgisi yeni değil. Önce Hırant Dink’in hayatını çekmeye çalışıyor ama beceremiyor. Dink’i canlandıracak Türk oyuncu bulamayınca rotayı bir Ermeni hikayesi çekmeye kırıyor.

SENARYOSU HOLLYWOOD PATENTLİ ERMENİYE AİT

Bunun için epey altyapı çalışması (!) yapıyor hatta Ermenistan’a kadar gidip Ermeni anıtını ziyaret ediyor.

Milliyet’ten Aslı Aydıntaşbaş’a verdiği mülakatta, “Erivan’a gittiğimde soykırımı anlatan ağacın ortasında bir balta var. Ermeni halkını ifade ediyor. Soykırım orada bitmedi” ifadesi konuya yaklaşımını özetliyor.

Kafasındaki hikayeyi kendisi çekse istediği etkiyi yaratamayacağını bildiği için ünlü yönetmen Martin Scorsese üzerinden Hollywood’ta senarist Mardik Martin’e ulaşıyor. İran doğumlu Mardik Martin, Irak’tan Amerika’ya göç eden bir Ermeni... “Kesik” filminin senaryosu fanatikliğiyle tanınan bu Ermeni senaristin kaleminden çıkıyor. Akın, böylece Ermeni diyasporasının desteğini ilk elden garantilemiş oluyor! Filmin maliyeti konusunda rivayet muhtelif... 5 ülkede çekildiği ve 15-20 milyon dolar gibi rakamlar telaffuz ediliyor.

Türk kamuoyu bu filmden ilk Agos gazetesi sayesinde haberdar oldu çünkü ‘pazarlama uzmanı’ yönetmen konuşmak için orayı tercih etti.

SANAT İÇİN ÖLMEYE DEĞERMİŞ!

Ardından Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışacağını öğrendik ancak Festivalin jüri başkanı ve yakın arkadaşı Jane Campion’ın kendisine “Bu yıl çok film var, arada kaynayabilir” bahanesiyle filmi çekip seneye yani 2015’te yarışmasını tavsiye ettiği iddia edildi. Campion, “Ermeni olaylarının 100. yılında bu film çok daha ses getirir” hesabı yapmış olabilir mi diye sormadan edemiyoruz!.. Bu taktik Fatih Akın’ın aklına yatmamış olmalı ki, Cannes’da son dakikada geri çektiği filmi şimdi Venedik’te Altın Aslan için yarışıyor.

Bu arada Akın’ın filmden dolayı adı duyulmamış marjinal ırkçı gruplar tarafından ölümle tehdit edildiğini de öğrendik! Bunda dahi sinekten yağ çıkarmayı ihmal etmedi ve “Sanat için ölmeye değer” demeçleriyle ucuz kahramanlık gösterisine kalktı.

İNGİLİZCE KONUŞAN ERMENİLER!

Filmdeki Osmanlılar, Kübalılar, Araplar kendi dillerinde konuşurken Ermenilerin tamamen İngilizce konuşması sinema adına büyük bir garabet... Yönetmenin burada yapmaya çalıştığı algı yönetimi tüm çıplaklığıyla sırıtıyor. Galada Mardik’in Akın’a “O bir dahi” övgüsü düzmesi, süzülen gözyaşları ve filmi izleyen Ermeni aktör Simon Abkarian’ın “Kesik”in Ermenilerin beklediği film olduğunu söylemesi de vizyona konmak istenen senaryo hakkında ipucu veriyor.

Kesik”i izleyen yabancı eleştirmenlerin filmi ideolojik olarak övmesi ancak sinematografik açıdan yerden yere vurması ise Akın’ı hayli şaşırtmış, “Bu benim için yeni bir durum. İlk defa sert eleştirilerle karşılaşıyorum. Eleştirmenler beni bu zamana kadar şımartmış” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirmiş. Kafasındaki hesabın tutmadığı belli oluyor. Bazı hassasiyetleri kaşıyıp, belli odaklara selam çakarak ödül avcılığına soyunmak o kadar da matah değilmiş demek ki!..

Mustafa Gürbüz


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.