Edebiyatımızın gerçekçi yazarı ve sosyalist bir aydın

Çoktandır bu acı haberi bekliyordum; Kemal Bekir'i kaybettik. Uzun bir süredir, İzmir Narlıdere Huzurevi'nde hasta yatıyordu. Onu kültür dünyamızda daha çok tiyatro insanı yanıyla tanıdık Oynadığı,...

Edebiyatımızın gerçekçi yazarı ve sosyalist bir aydın
15 Ocak 2014 Çarşamba 10:31

17kemalbekir

Çoktandır bu acı haberi bekliyordum; Kemal Bekir'i kaybettik. Uzun bir süredir, İzmir Narlıdere Huzurevi'nde hasta yatıyordu. Onu kültür dünyamızda daha çok tiyatro insanı yanıyla tanıdık

Oynadığı, yazdığı, sahneye koyduğu oyunlarla tiyatro sanatına hep toplumsal ve gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaştı. Özellikle, güçlü romanlardan oyunlaştırdığı, tarihsel devrimlerimizi konu edinen iki oyununda, "Düşüş" ile "Kamil Bey"de, Türkiye'yi kuran devrimleri, bugünün çürümüşlüğünü temizleyecek ve insani Türkiye'yi kuracak yarının devrimi açısından ele alan tarih bilinci belirleyicidir.

Tiyatronun cazibesine kapıldı

Kemal Bekir, tiyatro insanı olduğu kadar, belki ondan daha önemli yaratıcılığıyla gerçekçi bir yazardır. Sanatla ilişkisi de daha okul yıllarında yazmaya ve dergilerde yayımlamaya başladığı hikâyelerle başlar. İzmir Halkevi çevresinde tanıştığı tiyatro sanatının cazibesine kapılması ve büyük bir rastlantı ve şansla konservatuvar sınavına girmeyi başarması, edebiyat çalışmalarının heyecanı içinde olmuştur. Bu her iki yaratıcılık alanı birbirini besleyerek onun çalışmalarını yetkinleştirmiştir. Okuma tutkusu, Türk ve dünya edebiyatının ustalarını özümsemesi, 1940'lı yıllarda yeni kurulan Devlet Konservatuvarı'nda yatılı eğitimi, sanatı disiplinli, yöntemli yapma iradesini pekiştirmiştir.

Emekçi bir aileden geliyor

Sanatın birkaç dalında ürün veren yaratıcıların başına gelen onun başına da gelmiştir; Kemal Bekir'in yazarlığı hep gölgede kalmıştır. Oysa yayımlanan beş romanıyla, gerçekçi romanımızın dil, kurgu, tipik kişilikler ve gerçekçi olay örgüsü ustalığıyla önemli yaratıcılarından biri olarak kabul edilmeyi hak etmiştir. Adı her köşe bucakta anılan birçok küçük burjuva yazarın yanına bile yaklaşamayacağı yetkin romanları, gerçekçi yöntemin, topluma ve dünyaya sosyalist bakışın yaratıcı örnekleridir. Özellikle 12 Mart dönemini ele alan "Kanlı Düğün" romanı, aynı dönemi işleyen ve küçük burjuva bilinciyle kişileri ve olayları çarpıtan birçok romanın karşısında, toplumumuzun içinde sürüklendiği çatışmaları ve darbeleri, insanların hayatı üzerindeki etkileriyle sergilemeyi başarmıştır.

Kemal Bekir'in yapıtlarında emekçi bir aileden gelmesi, ayakları yere sağlam basan ve haksızlıklar karşısında boş gevezelikle yetinmeyen, hep temel gerçeklere, asıl sorumlulara kalemi yönlendiren devrimci duyarlılığında etkisi büyüktür. O her şeyden önce, koşulların değişmesiyle bozulmayan, kişisel çıkarları için dönemin muktedirlerine eğilmeyen sağlam, ilkeli bir kişilik ve yaşam örneği vermiştir. Göz boyayıcı yaygaracıların öne geçtiği ve başköşelere kurulduğu edebiyat ve sanat ortamında, hiç yılmadan işini yapan, romanını yazan, hikâyelerini çatan, oyunuyla yaratıcılığını toplumun önüne koyan bir sanatçı portresi çizmiştir. Haksızlıkların önlenmesi, çekilen acıların unutulmaması, ezilenlerin aydınlanması ve haklarını elde etmesi için sürekli bir çalışma içinde olmuştur.

Seyyit Nezir'i anılarında yazmıştı

Onun yaşamı da gerçekçi yazar ve tiyatrocu olmanın, sosyalist bir aydın olmanın kapitalist bir toplumda ödeyeceği bedellerle geçmiştir. Daha çiçeği burnunda bir tiyatro oyuncusuyken, TKP'ye üye olduğu için 1952'de hapse atılmış, işkence görmüş, sürgünlere gönderilmiştir. "Hücre 1952" romanı, devrimcilere karşı olağan hale getirilen bu zulüm politikasını unutulmaz kılmış, yarının Türkiye'sinin ortadan kaldıracağı acıların başına yazmıştır.

Ölümünden kısa süre önce yayımlanan anılarının adı da "Unutmamak"tı. Haksızlığa uğrayan gerçekçi yazarın, topluma bir uyarısıydı. Gerçeklerin üzerini örtmeden, haksızlıkları unutmadan, mücadele eden, emek harcayan ve bunun bedelleri ödettirilen insanlarımızı unutmayalım! Egemenlerin adlarını tarihten sildikleri, anılarını ve acılarını gelecek kuşaklardan sakladıkları insanlık emekçilerini bulduk onun anılarında ve yapıtlarında.

Ne yazık ki, sermaye yayıncıları, son günlerinde onun anılarına bile sansür uygulama acımasızlığını göstermekten utanmadılar. Kemal Bekir'i Mis Sokak'ta, Seyyit Nezir'le satranç oynarken görürdüm. Yaşamında önemli bir dostu Seyyit Nezir'i anılarında yazmıştı ama hasta günlerinde yayımlanan kitabından çıkarmışlardı adını. Başka dostlarını da, devrimci, gerçekçi felsefe ve edebiyatın kavgasını veren dostlarının unutulmaması için yazdıklarının bir bölümü, sermayenin editörlerince sansürlenmişti.

Kemal Bekir'in son eseri de, "Unutmamak", yaşamı ve sanatının yeni bir doğrulaması oldu. Sömürüden kurtulmuş yarının Türkiyesi'nde Kemal Bekir ve devrimci arkadaşlarını daha iyi okuyup daha iyi anlayacağız. Bugün ve yarınlar için onların emeğini, mücadelesini, umut ve öfkesini, sevincini hiç unutmayacağız.

Sadık Albayrak


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.