Dersine geç kalan bir öğretmenin öyküsü

Askerde olan babasının özlemiyle içine kapanan, utangaç  Alim ile “şehirli kız” Selma’nın arasındaki farklardan doğan çatışmaları laçkalaştırmadan gözler önüne seren Ahmet Çadırcı, taşraya özgü motifleri “Biz Babasız...

Dersine geç kalan bir öğretmenin öyküsü
02 Ekim 2014 Perşembe 09:53

16yazi2-melik
Öğretmenlerinin derse geç kalan Kadir ile Alim’e verdiği öğüt, filmin ne şekilde sonuçlanacağına dair ipucu da veriyor: “Hayatta başarılı olmak için geç kalmamak gerekir.”

'SELMA BUNU BEĞENMEZ Kİ'

Behçet Necatigil’in Geçti, kaç savaş ezikliği /Çocukları düşünsünler /Çocuklar iyi gün görsünler dizelerini işittiğimiz filmin ilk dakikalarından itibaren taşra gerçeğine açıyoruz gözlerimizi. Selma’nın, köyün bir ucundan öbür ucuna evlerine ders çalışmak için gelen Alim’in ayakkabılarıyla alay etmesiyle başlayan gelir çatışması, Alim’in, Selma’nın doğum gününden erken ayrılmasıyla deyim yerindeyse her dakika, ben buradayım, diyor.  Annesinin yaptığı bez bebeği Selma’ya doğum günü hediyesi olarak vermekten utanan Alim, ders kitaplarındaki metinleri deyim yerindeyse bir çırpıda okuyan Selma’nın karşısında ezildiğini her fırsatta hissediyor. “Biz Babasız Büyüdük”, babası askerden gelen Kadir’in her gün zaman geçirdiği arkadaşlarını tanımaması gibi çocuklara özgü davranışları da ustalıkla işlerken, yönetmen, ana karakter Alim’in babasının yanında güvenle oturan Kadir’e imrenen bakışlarında yatan hissiyatı izleyicinin yüreğine hapsediyor. Ceyhanlı kara çocuk Alim’in, mızıka üzerinde ete kemiğe bürünen içindeki baba özlemi, babasına yazdığı mektupta dışa vuruyor: “Kadir’in babası gibi kahramanlık yap, mızıka al.”

ÖĞRETMEN ALİM DERSİNE GEÇ KALIYOR

Alim’in babası Aral’ın şehit düşmesiyle birlikte içinde açılacak yara, belki de hiç büyümeden Selma’nın hediye ettiği mızıkayla bir nevi kabuk bağlıyor. Filmin ikinci kısmında büyümüş bulduğumuz karakterlerimizin yaşamlarındaki değişiklikler artık bir araya gelmelerine engel dahi olsa, Alim’in aradan geçen onca yıl boyunca kabuğunu söküp atmak yerine gittiği her yerde yanında taşıdığına tanık oluyoruz. Bir de çocuk Alim’in, yetişkin Selma’yla karşılaşmanın yarattığı düş bozgunuyla kanayan kabuğunu da yanına alarak, vazgeçmesine...
Askerde olan babasının özlemiyle içine kapanan, utangaç  Alim ile “şehirli kız” Selma’nın arasındaki farklardan doğan çatışmaları laçkalaştırmadan gözler önüne seren Ahmet Çadırcı, taşraya özgü motifleri “Biz Babasız Büyüdük”e büyük bir incelikle yerleştirmiş.

Melik Dibek


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.