Caz'la Asya müziğini buluşturan Yusef Lateef

Yılın sonunda caz tarihinin 20. yüzyılın başındaki yolculuğundan kalan bir ismi daha yitirdik. Caz alanında flüt başta olmak üzere bütün nefesli enstrümanlarda usta olan Yusef Lateef, geçtiğimiz hafta 93 yaşında öldü. Sanatçı...

Caz'la Asya müziğini buluşturan Yusef Lateef
01 Ocak 2014 Çarşamba 11:34

16caz

Yılın sonunda caz tarihinin 20. yüzyılın başındaki yolculuğundan kalan bir ismi daha yitirdik. Caz alanında flüt başta olmak üzere bütün nefesli enstrümanlarda usta olan Yusef Lateef, geçtiğimiz hafta 93 yaşında öldü. Sanatçı ilerlemiş yaşına rağmen albümler kaydetmeyi eski sıklığında olmasa da devam ediyordu.

Caz ile Doğu'yu buluşturan müzik adamı

Etnik müziklerin dünya müzik sahnesine taşınması 80'lerin sonunda "world music" ismiyle gerçekleşecekti. İşte bu tarzın popüler müzik ortamına dahil olmasında çok önceleri Yusef Latef , bu işi yapan kişiydi. Onun caz müziğindeki ayırdedici yaklaşımı caz ile doğu müziğini birleştirmekti. Bu birleşim cazın köklerine akademik değerde inen bir akademisyen gibi Afrika ritmine ulaşıp, oradan da Asya ile birleşip çağdaş caz'da yeni bir uslup oluşturacaktı. Lateef, iyi bir flütçü olmasının yanısıra tenor saksofon , obua ve fagot gibi nefeslileri de başarıyla yorumlayan bir ustaydı. Bu batı enstrümanlarının yanısıra Afrika'dan bamboo flüt, Pakistan'dan shehnai, Çin'den xun, Japonya'dan koto ve Arap kökenli, Mısır müziğinde kullanılan arghul gibi doğu kökenli nefesli çalgıları da müziğine katacak kadar zengin bir bakış açışına sahip bir sanatçıydı.

1950'de Müslüman olan sanatçı, ismini Yusef Lateef olarak değiştirecekti.

İlk saksofonun işçilikle ödenen yarı parası

Tenessa'da doğan ABD'li siyahi müzisyenin ismi William Emanuel Huddleston'du. Yoksul bir ailenin çocuğu olduğu için çelik ardından da otomobil fabrikasında işçi olarak çalışır. Müzikle tanışması ise Detroit'e taşınmalarıyla olacaktı. Burada Arcadia Sineması'nın üst katındaki bir dairede oturuyorlardı. Sinemada da hafta sonları konserler oluyordu ve Lateef bunları izliyor, etkileniyordu. Küçük çocuğunun bu ilgisini farkeden babası ona kullanılmış bir saksofon alacaktı. Ancak bu 80 dolarlık saksofonun ücretinin yarısını da oğlu ödeyecekti. İşçilikle birlikte başlayan müzik çalışmaları 20 yaşına geldiğinde ise para kazandıran bir hale gelecekti. Küçük çaplı kulüplerde dans grupları, blues şarkıcılarına eşlik eden Lateef, 1943 ile 45 yılları arasında Lucky Millinder'ın swing grubuna girerek müziğe ilk ciddi adımını atar. 1948 yılında Lateef'i bir caz efsanesi olan Dizzy Gillespie'nin orkestrasında görürüz.

Yusef Lateef, 1946'da basçı Eugene Wright'ın orkestrasında çalışırken tanıştığı trompetçi Talib Dawud'dan etkilenerek İslamiyetle ilgilenmeye başlar. 1949'da da Müslümanlığa geçecek ve ismini de değiştirecekti. Sanatçı bir yıl sonra da ani bir karar alarak "Chrysler" otomobil fabrikasında çalışmaya başlar. Bu karara rağmen müzikten gene de kopamaz ve geceleri, haftada üç gün Forest Club'da T-Bone Walker, Clarence 'Gatemouth' Brown gibi bluescılarla çalışmaya başlayacaktı.

40'ından sonra Akademik kariyer

1953 yılında gitarist Kenny Burrel ile çalışmaya başlaması ise Lateef için bir dönüm noktası olacaktı. O güne dek saksofon çalan sanatçıya Burrel, flütü denemesini önerecekti. Böylece flüte yönelen Lateef, Larry Teal's School of Music'de eğitime başlar. O sadece flütle kalmaz burada obua, fagot gibi klasik müzik kökenli enstrümanları da öğrenecek ve 1955'de yeni enstrümanlarıyla da konserlerde görünmeye başlayacaktı. 2 yıl sonra ilk plak kayıtlarına da başlayan Yusef Lateef, "Jazz for the Thinker", "Sounds of Yusef Lateef", "Eastern Sounds" albümlerini birbiri ardına çıkartacaktı.

60'lı yıllarda Charles Mingus, Eric Dolphy gibi müzisyenlerle çalışan sanatçı, 46 yaşında müziğini daha da ilerletmek adına Manhattan School of Music'e kaydolur. 1969'da bu okuldan mezun olan Lateef bir yıl sonrası da bu okulda ders vermeye başlar. 1972 yılında Dr. Roland Wiggins tarafından Massachusetts Üniversitesi'nde doktorosını yapması için davet alır. 1975'te verdiği mezuniyet teziyse "Genel Bakış ile Batı Ve İslam Eğitimi"ydi.

Hindistan, Mısır gibi birçok Asya ülkesini gezen ve buralarda müzik üzerine araştırmalar yapan Yusef Lateef, 1981 yılında "The Repository of Scales and Melodic Patterns" isimli ünlü kitabını yayınladı. Kitabın ardından Nijerya'da bulunan Ahmadu Bello Universitesi'nde 1984 yılına kadar kültürel araştırmalar yaptı.

Besteci yönüyle de öne çıkan Yusef Leateef, müzik tarihi içinde caz alanında Asya müziğini izleyen ve yapıtlarına katan ilk ve tek isimdir. Onun Asya müziğine ilgisi inancından da kaynaklanabilir ama bu ilgiyi akademik ciddiyette ele alması dikkat çekicidir. Onun müziğindeki bu katılım, bir sentez ya da popülariteden oldukça uzak bir şekilde cazın dil hakimiyetini besleyen bir zenginliktedir. Lateef'in bir başka önemli yanı da müzikteki yeteneği sürekli eğitimle destekliyor olmasıydı.

Aptulika


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.