Cannes’dan Altın Koza’ya

Bir yabancının beklenmedik ölümü, iki aile ve olaylara dair üç farklı bakış açısı; kara film türündeki İnsan Sermayesi kapitalizmin açgözlülüğü ve insan hayatının değersizliğini öne çıkarıyor.

Cannes’dan Altın Koza’ya
13 Eylül 2014 Cumartesi 00:07

16Jimmys-Hall
Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından, 15 - 21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 21. Altın Koza Film Festivali, dünya prömiyerlerini Cannes Film Festivali’nde yapmış, merakla beklenen yapımların Türkiye ilk gösterimlerine sahne olacak.
Bu kapsamda, Jean-Pierre ve Luc Dardenne kardeşlerin İki Gece, Bir Gün (Two Days, One Night), Andrey Zvyagintsev’in  Leviathan, Jean-Luc Godard’ın Dile Veda (Goodbye to Language), David Cronenberg’in Yıldız Haritası (Maps to the Stars), Alice Rohrwacher’ın Mucizeler (The Wonders), Mike Leigh’in Mr. Turner, Ken Loach’un Jimmy’s Hall, Asia Argento’nun Incompresa, Paolo Virzi’nin İnsan Sermayesi (Human Capital) isimli filmleri, ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak.
İşten atılmanızı engelleyecek tek şey mesai arkadaşlarınızın alacakları primden vazgeçmeleri olsaydı, ne olurdu? İki Gece, Bir Gün bu basit ama devasa ikilem üzerinden dayanışma ruhunu hatırlatıyor.
Cannes’da en iyi senaryo ödülü alan Leviathan, günümüz Rusya’sının yükselişindeki yolsuzluk ve ahlaki çöküşü anlatan derin bir yozlaşma filmi. Yetenekli sinemacı Andrey Zvyagintsev, sıradan bir vatandaşın mağduriyeti üzerinden din, devlet ve mafya sarmalını eleştiriyor.
83 yaşındaki efsane Fransız sinemacı Jean-Luc Godard, üç boyutlu yeni filmi Dile Veda filmiyle Cannes’da Jüri Özel Ödülü aldı. Yaratıcı görselliğiyle öne çıkan film, kadın- erkek ilişkileri, totalitarizm gibi 20. yüzyılın en önemli meselelerinden yola çıkarak iletişimsizlikten dem vuruyor.
‘YILDIZ HARİTASI’
Bir başka usta, Kanadalı yönetmen David Cronenberg’in Hollywood taşlaması Yıldız Haritası da müstehzi ve eğlenceli. Ünlülerin karanlık sırlarla dolu yaşamlarını ve yüzeysel ilişkilerini tiye alan filmde orta yaş sınırındaki gözden düşmüş, eski bir starı canlandıran Julianne Moore Cannes’da en iyi kadın oyuncu ödülü almıştı.
Genç İtalyan kadın yönetmen Alice Rohrwacher, Mucizeler filmiyle Cannes’daki ustaların arasından sıyrıldı ve ikincilik anlamına gelen Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı. Taşrada arıcılık yapan bir aile üzerinden çevrecilikten azınlık sorunlarına muhtelif konulara değinen filmin merkezinde incelikli bir yeni yetme hikâyesi var.
ressamın hayatı
İngiliz işçi ve orta sınıfı insanlarına dair yaptığı şahane incelikteki filmleriyle sevdiğimiz Mike Leigh, bu kez ünlü ressam Turner’ın (1775-1851) hayatından bir kesimi anlattığı Mr. Turner’la karşımızda. Başroldeki Timothy Spall’ın Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldığı film, nice sinemacıya ilham olmuş ressamın ilham ve açmazlarını anlatıyor.
İngiliz üstat Ken Loach’un İrlanda’daki bağımsızlık mücadelesi sonrası, 1930’lardaki politik baskıları anlattığı Jimmy’s Hall, bu yıl yarıştığı Cannes’a dayanışma havası getirmişti. Loach, memleketinden sürgün edilen tek İrlandalı olarak tarihe geçen Jimmy Gralton’ın yaşamını anlatıyor.
Ünlü oyuncu Asia Argento, Incompresa filmiyle yeniden kamera arkasında. Boşanma arefesindeki ailesi tarafından ihmal edilen Aria’nın 1980’lerde yaşanan öyküsünde kuşkusuz Argento’nun kendi geçmişinden de izler var ama yönetmen kara mizahı eksik etmemiş.
Bir yabancının beklenmedik ölümü, iki aile ve olaylara dair üç farklı bakış açısı; kara film türündeki İnsan Sermayesi kapitalizmin açgözlülüğü ve insan hayatının değersizliğini öne çıkarıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.