‘Çağdaş Alman Öykü Antolojisi’

* Çağdaş Alman Öykü Antolojisi (Almanya-Avusturya-İsviçre), Hazırlayan-Çeviren:Kâmuran Şipal, Cem Yay. I-II Cilt. Ülkü Ayvaz

‘Çağdaş Alman  Öykü Antolojisi’
05 Ağustos 2014 Salı 08:32

17oykuantoloji

Kâmuran Şipal’in Türkçesiyle ‘Çağdaş Alman Öykü Antolojisi’, kendinde bulundurduğu ve yansıttığı tayf ile edebiyatın-öykünün yüz yılını, dahası dünyanın halleri içinde toplumun ve insanın derin gerçeğini gözlerimize buyur ediyor
Cem Yayınevi, biz okuyucuları sevinçli bir hayranlığa yönelten çalışmayı yayınlamış bulunuyor: Çağdaş Alman Öykü Antolojisi(*), 58 yazardan 101 öyküyü içeriyor ve 2. Dünya Savaşı’dan  günümüze Alman dili (Almanya-Avusturya-İsviçre), elbette dünya edebiyatı açısından; duyuş, algılayış, dil ve tavır ile biçem ve biçim anlamında bir tayf sergiliyor.
Antoloji’ye, Çağdaş Alman Öyküsü başlıklı derinlikli, özlü bir inceleme yazan şair-yazarımız Yüksel Pazarkaya bu konuda şunları söylüyor: “Elbette bu öyküleri ülkelere göre ayrı ayrı derlemek de olanaklı. Ama böyle bir ayrım, Almanca yazılan çağdaş öykücülüğe bütünsel bakışı budar, eksik bırakır. Kâmuran Şipal’in sunduğu bu kapsamlı derleme, çağdaş Almanca öyküye bütünsel bakışı sağlıyor.”
Kâmuran Şipal ustanın bu seçkiyi, yazarların bütün öyküleri arasından seçtiği ve 11 yılda tamamladığını belirtmek gerek. Daha öncesine gidelim: 1962 yılında Ataç Yayınevi’nde ilk Alman Öykü Antolojisi’ni (1945’den sonra) yayınlamıştı Kâmuran Şipal. Mütevazi, ancak özlü, önemli bir ilk seçkiydi bu. Hazırlayan ve çevirenin giriş yazısıyla... İlk derlemede seçilen yazarlar tanınma yolunda sonradan Nobel başta olmak üzere pek çok önemli ödüller, armağanlar kazandılar. Bu, şu demektir; seçkinin ne denli duygu ve düşünce, bilgi-birikimle gerçekleştirildiği. Şimdi okuyucuya ulaşan bu en kapsamlı Antolojide Heinrich Böll, Herta Müller, Herman Hesse, Elias Canetti, Günter Grass gibi Nobel ödüllü ve ünlü yazarlardan, ülkemizde yeterince tanınmayan Doris Dörrie, Wolfgang Weyrauch, Peter Bichsel ve Berlin duvarı ile bölünmüş Doğu Alman yazarları, dramatik yazarlıkta olduğu kadar öykü alanında da derin sanatsal etkiler bırakan Bertolt Brecht ile Anna Serghers, Arnold Zweig, Stefan Heym gibi isimlere uzanıyor. Yine seçkide 1970’li yıllarda doğan yazarları; şaşırtıcı, iyi kurgulu, farklı açılardan bakan öykülerini de tanıyoruz. Elbette Kafka ve Rilke, Thomas Mann, Stefan Zweig, Alfred Döblin, Thomas Bernhard, Wolgang Borchert, Peter Handke... Heyecan verici doğrusu!
20. yüzyılın en etkili türü
20. yüzyılın ikinci yarısında anlatı yazınının baş tacı edilen en vurucu, sarsıcı, etkili türü öykü olmuştu. ‘Avrupa ve Alman dili edebiyatında 20. yüzyılda zaman zaman romanın, hatta şiirin krize girdiğinden söz edilmesine karşın, öykünün krizi hiçbir zaman söz konusu olmamıştır.’ Çağdaş Alman Öykü Antolojisi, kendinde bulundurduğu ve yansıttığı tayf ile edebiyatın-öykünün yüz yılını, dahası dünyanın halleri içinde toplumun ve insanın derin gerçeğini gözlerimize buyur ediyor. Benzersiz bir birikim ve serüvenin yansıması denilebilir buna.
Yüksel Pazarkaya, ilgili antolojinin, Alman dilinde ve dünya çapındaki öykücü ve anlatıcılarının hemen tamamının seçkin örneklerle bize sunulduğunu belirterek  şunları ekliyor: “... insan ilişkilerine, iç ve dış dünyaya yeni, kuşkulu, temkinli, eleştirel farklı bakışlar arayan öyküler var. Dilin çeşitli kurgu teknikleri, dil oyunları ve hünerleriyle oya gibi ince ince işlendiği, dilin kurallarına ve geleneklerine, kullanım kalıplarına başkaldıran, kuralları ve sınırları dinlemeyen deneysel tasarımların öyküleriyle, modern çağın biçemlerinden olan öykü ile röportaj arasındaki çizgide yürüyen öyküler var. (..) 68 kuşağı öğrenci hareketi sürecinde, her durumda toplumsal eleştiriyi içeren bir edebiyat arayışına yönelik beklenti ve çabalar var. Edebiyatın her döneminde, (..) S. Lenz’in ‘Dünyayı anlayabilmem için, benim hikâyelere gereksinim var,’ saptaması geçerli olmuştur.”
Yukarıdaki satırlarda  seçme-seçki eylemi için “tayf” sözcüğünü kullanmıştım. Antolojiyi okurken toplumun, insanın derin gerçeğini, bu gerçeğe bakıştaki çokboyutluluğu, duyuş anlatış zenginliğini, bakış açılarındaki şaşırtıcı tutumları, dili ve dilin kullanışındaki tavır ve incelikleri, biçim ve biçemin büyüselliğini ifade etmek için “tayf” sözcüğünü seçtim. Antoloji, Türkçenin haz ve kıvanç duygusunu yansıtıyor.
Bir okuyucu ve yazar olarak, bana göre yılın edebiyat olayının başlarında duruyor bu antoloji. Cem Yayınevi ve Ali Uğur’a teşekkür borçluyuz.
* Çağdaş Alman Öykü Antolojisi (Almanya-Avusturya-İsviçre), Hazırlayan-Çeviren:Kâmuran Şipal, Cem Yay. I-II Cilt.

Ülkü Ayvaz


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.