Bir Cumhuriyet bilgesi

Felsefe dilinin yalınlaşması, terim karmaşasının giderilmesi ve kavramların sınırlanması alanlarında önemli çalışmalarda bulunan tanınmış felsefeci Macit Gökberk, Türk Aydınlanması’nın çağdaş bilgesiydi Türk...

Bir Cumhuriyet bilgesi
15 Ağustos 2014 Cuma 10:41

17macit

Felsefe dilinin yalınlaşması, terim karmaşasının giderilmesi ve kavramların sınırlanması alanlarında önemli çalışmalarda bulunan tanınmış felsefeci Macit Gökberk, Türk Aydınlanması’nın çağdaş bilgesiydi

Türk Aydınlanmasını dilin uluslaşma sürecindeki değişkenliği içinde irdeleyen, dünyayı değiştiren devrimlerin kendi özgün dillerini de yarattığını vurgulayan, ileriye dönük ve bütün insanlığa açılan bir tarih bilinci ile kültür sorunlarının nasıl kavranabileceğine ışık tutan önemli düşünürlerimizden Prof. Dr. Macit Gökberk’i 15 Ağustos 1993’te İstanbul’da yitirmiştik (d. 1908 Selanik). Kurtuluş Savaşı komutanlarından Şükrü Naili (Gökberk) Paşa’nın oğlu olan Macit Gökberk; tam bir cumhuriyet düşünürü ve Türk Aydınlanması’nın çağdaş bilgesiydi. Çalışmalarını “Felsefe Tarihi” ile “Dil ve Bilgi Sorunu” olmak üzere iki konuda yoğunlaştırmış, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyeliğinin (1940-78) yanı sıra TDK başkanlığı da yapmıştır (1954-60 ve 1969-76).

‘FELSEFE TARİHİ’NİN YAZARI

Macit Gökberk; Türkçe felsefe terimlerinin kurulması, kavramların sınıflandırılması yolunda çok önemli uğraşlar vermiş, onun “Felsefe Tarihi” adlı yapıtı bir Türk felsefecisi eliyle yazılmış ilk kapsamlı yapıt olmuştur. Anadolu-Yunan felsefesinden yola çıkan, Ortaçağ’dan geçerek 18. Yüzyıl’a uzanan, Kant ve Hegel’de noktalanan “Felsefe Tarihi”; 19. yüzyıl felsefesini kapsamasa da Akıl Çağı Aydınlanma’nın Marx’ı hazırlayıp getiren tarih, kültür, toplumsal düşünce koşullarını açık seçik sergiler. Öyle ki “Akıl Çağı olmasaydı acaba Marx olur muydu?” sorusunu bile sordurur. Aynı bağlamda insanlık tarihini “ayrı ayrı toplumlar arasındaki kültür alışverişinin ortaya koyduğu yeni biçimlerin, yeni oluşumların öyküsü” olarak niteleyen Gökberk (Değişen Dünya-Değişen Dil, s.51) bugünkü Batı uygarlığını, “Akdeniz toplumlarının ortak yaratısı”, “yüzyıllar boyundaki geniş bir kültür alışverişinin sonucu olan yeni ve özgün bir bireşimin gelişmiş bir ürünü” olarak tanımlar. Hırıstiyan dogmatik felsefesinin de büyük İslam filozoflarının da antik Yunan ve Roma felsefesinden yararlandıklarını, aktarıcısı ve yorumcusu olduklarını da vurgulamıştır.

‘ULUSAL DİL BİLİNCİ’

Dilin yalnız başına değişmediğini, içinde yer aldığı kültürün bütününün (içsel-çevresel) devinimine ayak uydurduğunu belirten Macit Gökberk; uluslar çok daha eskiden tarih sahnesine çıkmış olsalar da bugünkü anlamıyla “bir bilinç olarak ulus” u yaratanın Avrupa kültür çevresi olduğunu, bunun da “ulusal dil bilinci”ni getirdiğini, Atatürk’ün de “kul bilinci” yerine “ulus ve birey bilincini” koyan cumhuriyeti kurduğunda “Avrupa kültür çevresine yönelmiş olan kültürümüzün dilinin yeni formunu ararken, bu çevrenin ulusal dillerinin kurulmasında büyük bir rol oynamış olan uluslaşmayı (ulusun özgün, arı dilini kullanmasını) kendisine ölçü olarak aldığını” dile getirmiştir. “Ulus ve dil birlikte çiçeklenirler” diyen ve Türkçe’nin düşünce ve bilim dili olmasında büyük emeği geçen, Cumhuriyet tarihimizin bu çok değerli felsefecisini 21. ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

Tansu Bele


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.