Asırlık kitapların bekçileri

Güven Özgür, Frankfurt kitap fuarını örnek gösteriyor. “Orada bütün yayınevlerine giriş ücretsizken, sahafların olduğu bölüm ücretlidir. Herkes giremez. Çünkü herkesin ilgileneceği şeyler değil. Eski kitaplara çok kişi dokunursa...

Asırlık kitapların bekçileri
10 Ekim 2014 Cuma 03:00

sahaffestivali

 

Sahaf denilince ilk akla gelen ikinci el kitapçı... Sahaflar bu tanımı düzeltiyor: 'Piyasada bulunamayan, bir kıymeti olan kitapları buluruz. Daha çok akademisyenlere, koleksiyonerlere hitap ediyoruz'
Tozlu kitaplara özellikle dokunmayı tercih edenler, araştırma yapanlar ve eski kitapların orjinalini almak isteyenler sahaflara yöneliyor. Bazı sahaflar ise  ikinci el kitapçı olarak anılmaktan şikayetçi.
17 Eylül'de başlayan 8. Beyoğlu Sahaf Festivali, 12 Ekim'e kadar açık kalacak. 80 sahafın yer aldığı festivalde okurları kitaplarla buluşturan sahafların nabzını tuttuk.
Burada 1581 yılında basılmış Osmanlıca kitaplar da var, Cumhuriyetin ilk yıllarına ait kitaplar da... Alp Ejder Kantoğlu, Cumhuriyet'in ilk masal kitaplarından birinin 1929 baskısına ulaşmış... Meraklısıyla buluşturmuş. Ejder, “En çok felsefe ve tarih üzerine kitaplar ilgi görüyor. Kitap alanların yaş aralığı genelde 15-30” diyor.
Barış Kitabevi'nin sahibi Halil Bingöl'e “Kitaplar eskir mi?” diye soruyoruz. Bingöl, “Kitap canlıdır, neden eskisin ki... Elimizde 1581 yılında basılmış kitap var. Senden benden genç. En çok ilgi gören kitaplar Osmanlıca, birinci el  kaynaklar ve nadir bulunan kitaplar” sözleriyle yanıt veriyor.

OSMANLICA BİLİM KİTAPLARI
Güven Özgür'e göre sahaflık bir tür bekçilik. Kötü ortamlarda tutulan kitapları alıp, kurtarıyor ve  gelecek kuşaklara ulaştırıyorlar. Özgür, 20 yıllık sahaf... Üniversitede işletme okurken başlamış  mezun olduktan sonra da devam etmiş. “Elimde Ermenice bir dil bilgisi kitabı vardı... Baskısı 1845. 50'liler de 60'lar da satılan ama şimdi kimsenin hatırlamadığı unuttuğu  kitaplar var. Tabi onlar eskimiş oluyor. Güncelliğini yitirmiş. Bir de hiç eskimez kitaplar var. Bilim dalları açısından Osmanlıca çok önemli kaynak kitaplar var. Yeni kitaba parasını verir her zaman ulaşırsın. Eskisi öyle değil. Sahaflık içinde felsefi, edebi birçok anlam barındırıyor. Dükkanımız depolarımız dolu. Hâlâ bıkmadan usanmadan kitap peşinde koşuyoruz. Sahaf denilince ikinci el kitapçı anlaşılıyor. Oysa sahaf, piyasada bulunamayan, bir kıymeti olan kitapları bulan kişidir. Özellikle ilk baskıyı, orjinalini arıyanlar var. Sahaflar bunları araştırır, bulur. İlgilileriyle bir araya getirir. Sahaflar akademisyenlere koleksiyonerlere hitap eder, sınırlı bir alandır.”

YA YAĞMUR YAĞARSA!
Güven Özgür, Frankfurt kitap fuarını örnek gösteriyor. “Orada bütün yayınevlerine giriş ücretsizken, sahafların olduğu bölüm ücretlidir. Herkes giremez. Çünkü herkesin ilgileneceği şeyler değil. Eski kitaplara çok kişi dokunursa cildi bozulur. Bazı arkadaşlar Osmanlıca kitaplara izin almadan bakmayın yazmışlar. Dikkatsiz davranılırsa, tamir ettirmek ve bakımını yaptırmak zorunda kalırız. Bakın burada açık alandayız. Yağmur yağdığında gece uykularımız kaçıyor. Yöneticiler bilmiyor, biz de aktaramıyoruz.”

Aliye Ulusoy


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.