Arşivden / Kapitalizm aşkı katlediyor

Arşivden / Kapitalizm aşkı katlediyor
21 Ocak 2014 Salı 13:47

16arsiv

Kapitalizm kadını işportaya düşürdü, şimdi de bütün işporta mallarını kadın cinselliğine boyayarak satıyor. Tükenmez kalem mi alacaksınız, kadın göğüslerinin arasında reklam ediliyor. Bira, kızarmış tavuk, Swiss Air'den bir uçak bileti? Hepsi kadın göğüsleriyle sunuluyor satışa. Bir de kalçalar var tabii, reklamcılar için vazgeçilmez olan. Blue jean ve motosikleti hadi anladık; ama adam bilgisayarı, bardağı, otomobil aksamını, boks eldivenini de kalçayla satıyor.

Zile giden parmağınıza birden yabancılaşıyorsunuz. Çünkü dokunduğunuz, zilin düğmesi mi yoksa kadın memesinin ucu mu? Fark etmez, çünkü kadının memesine de zile dokunur gibi dokunacaksınız nasıl olsa.... Cam sehpa, siyah uzun eldivenli ve siyah çizmeli çıplak bir kadının sırtında duruyor. Oturduğunuz koltuk ise davetkâr bir kadının kalçaları üstünde.

Mendil gibi cinselliği de kullan at. Aşk, kadın, cinsellik, her şey piyasada yerini buluyor. Piyasa görünmeyen el, dünyanın en muhteşem harikası, pazarlanmayan tek şey bırakmıyor.

Şarlo, "Asrî Zamanlar" filminde fabrikada bant başında vida sıkan işçinin yabancılaşmasını ne güzel anlatmıştı. Tempo çok önemli kapitalizmde. "Ha babam de babam" yapacaksın işini. Aşk ve cinsellik de bandın üzerinde şimdi. Fabrikasyon! Elindeki anahtarla vidayı sık-bırak, sık-bırak! Her şey otomatiğe bağlanmış. Beş dakikada Beşiktaş!

Kapitalizm aşkı pazara çıkarmakla yetinmedi. Tek boyutlu bir insan da imal etti. Beyin ve yürek, hızla cinsel organların biçimini alıyor. Özgür düşünce ve derin duygular, kapitalist otomasyonun dişlilerinde öğütülüyor. İnsan, bilgisayar ekranlarında tek boyuta iniyor. Bir cinsel budala imal ediyor kapitalizm. İnsana yabancılaşma, sevgiye yabancılaşma korkunç bir manevî yıkım getiriyor. Cinsel aşk, bir cinsel koşullanmaya dönüşüyor. Mekanik tüketici, bir cinsel robot aynı zamanda. Robotların cinsiyeti olur mu? Pazar yaratacaksa niye olmasın? Kapitalizmin rekabet çağındaki homo economicus (ekonomik insan), şimdi çürüme çağında homo sexus (cinsel insan) ile tamamlanıyor. Robotlar sanayiye girerken, insanlar da kapitalist sanayide robotlaştırılıyor, bir cinsel boyuta indirgenerek.

Olay, insanın yıkıma uğramasıdır, hem erkeğin hem kadının köleleşmesidir; insanlığın kapitalizm tarafından bir enayiler yığınına dönüştürülmesidir. Bütün insanî derinliklerin, yaratıcılığın, özgürlüğün, cinsel aşkın üzerine bir karabasan gibi çökmüştür kapitalizm. Mutluluk, sevk, neşe, tat, eğlenmek, sevinç, coşku, esin, hayâl, özlem, arzu: Hepsi standartlara bağlanmıştır. Dolayısıyla ne hayâl kalmıştır, ne esin; ne coşku kalmıştır ne de özlem! Hepsi kapitalizmin prangalarına vurulmuştur, "işkencede mahzun" duruyorlar. İnsanlar ise kurulmuş oyuncaklar gibi göbek atıyorlar.

Erkek de acınacak haldedir. Kadın piyasaya düşerken, erkeğin duyguları ve dünyası da piyasaya düşüyor. Erkeğin dudakları, erkeğin elleri, her şeyi 36 derece ateşi olmayan lastiklere dokunuyor ve orada asılı kalıyor.

Piyasa, yalnız ekonomik düzenin görünmeyen eli olarak değil, aşkın katili, en metalsi yabancılaşmanın dinamosu olarak da işliyor. Piyasa yalnız kendi imal ettiği ihtiyaçlar ile mal arzı arasında dengeler oluşturmakla kalmıyor; kendine özgü bütün ilişkileri toplumların kanında dolaştırıyor. Özgürlüğe, barışa, kardeşliğe, paylaşmaya, sevgiye açılan yol ise; piyasanın, sınıflı toplumun, erkek egemenliğinin yıkımından geçiyor.

Kapitalizm, kadının cinsel organını bir kül tablasına çevirdi, içinde sigara söndürülen... İzmariti bastıran parmak ise öncelikle kendi yüreğinden yoksun kalıyor ve kendisine yabancılaşıyor.

Doğu Perinçek

2000'E DOĞRU / Sayı 21, Mayıs 1989

Sayının kapağı:

kapak


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.