Amiri Baraka artık yok!

Ünlü müzisyen LeRoy Jones, Amerikan hapishanelerindeki işkencelerden sonra protesto için adını değiştirdi. Siyahi milliyetçilik yerine anti-emperyalist bir devrimci şair, tiyatrocu, yazar ve eylemci olmayı seçti Leroy Jones...

Amiri Baraka artık yok!
20 Ocak 2014 Pazartesi 09:50

17amiri

Ünlü müzisyen LeRoy Jones, Amerikan hapishanelerindeki işkencelerden sonra protesto için adını değiştirdi. Siyahi milliyetçilik yerine anti-emperyalist bir devrimci şair, tiyatrocu, yazar ve eylemci olmayı seçti

Leroy Jones 9 Ocak'ta bu dünyayı terk etti, son bir protesto eylemi olarak! Peki, kimdi LeRoy Jones? 79 yıldır hep protesto ettiği hayattan, son bir protestoyla 9 Ocak' ta ayrılıp gitti.

"...suikast şiirleri, silah sıkan şiirler/Polisleri çıkmaz sokaklarda sıkıştıran şiirler/silahlarını alıp onları ölü terk eden/dillerini koparıp İrlanda'ya gönderen!"

FBI raporları "günün birinde Afrikalılar Birliği hareketinin lideri olacak şair" diye not düsecekti dosyasına Amiri Baraka'nın. Çünkü 1960 ve 70'lerde Amerikan entelektüelleri olduğu kadar sokaktaki insanı da etkileyen Baraka'dan daha önemli bir sanatçı yoktu ABD'de. Protestocu kişiliği ve politik sağlamlığı ile Vietnam Savaşı'nın ortasındaki Amerikan gençliğinin en çok etkilendiği şair olacaktı.

'Biz öldürücü şiirler istiyoruz'

1960'ların başındaki Beat neslinde birlikte olduğu Alan Ginsberg ve Jack Kerouac'tan ayrılıp Zenci Sanatı hareketinin kurucusu olacaktı. "Sanat sanat içindir" ve "siyah-beyaz birlikteliği" türünden liberal eğilimleri reddedip, siyahların sanatları ile ayağa kalkmalarını ve "devrim" denecek ürünler vermesini savunan bir hareketin öncülüğünü yapacaktı. "Biz öldürücü şiirler istiyoruz" diye yazacaktı 1965'teki "Siyahi Sanat" manifestosunda. Bu da "Siyahi Sanatçılar Hareketi"nin kuruluş bildirgesi olacaktı gelecek yıllar için. Hatta onun satırlarında, yaklaşık otuz yıl sonraki Rap ve Hip-hopun protestocu öncüllerini görecektik.

Amiri Baraka eklektik olduğu kadar çok verimli bir sanatçıydı. Çağdaşı olan herkesten bir şeyler aldı; Alan Ginsburg'dan, MaoZedung'a kadar. Baraka şiirler yazdı, kısa hikâyeler, romanlar, eleştiriler, tiyatro oyunları, müzikaller ve caz operaları üretti bu yıllarda. 1963'te yazdığı "Blues People" o zamana kadar zenci bir yazar tarafından zenci müziği üzerine yazılan ilk inceleme kitabı oldu.

Siyahi milliyetçilikten Marksist-Leninistliğe

Başlangıçta kendisini "beyaz gözlerin ölümcül tuzağına karşı bir siyahi milliyetçi" olarak tanımlarken, daha sonra "her renkten emperyalistleri yok etmeye çalışan bir Marksist-Leninist" olarak belirledi. Takip ettiği ideoloji ne olursa olsun Amiri Baraka "mücadele, değişim, birlik" için sapasağlam durdu.

Amiri Baraka bazıları için bir demagog, anti-semitik ve homofobik iken diğerleri icin bir harika çocuk, edebi peygamber ve edebiyatın Malcolm X'i idi. İsmail Reed, Siyahi Sanat Hareketini tüm sanatçılar için teşvik edici ve çokkültürlülüğün gelişmesinin en büyük destekçisi ilan etti. Pulitzer ödüllü Amerikalı tiyatro yazarı August Wilson, "Politik oyunlar yazmadığım halde, Baraka'dan tüm sanatların politik olduğunu öğrendim" diyecekti.

Ruhani Olarak Kutsanmış Prens'e dönüşüm

En ünlü oyunu "Hollandalı" yı yazdığında henüz LeRoi Jones idi. Ama o yıllardaki Küba Devrimi, Malcolm X'in 1965'te suikasta kurban gitmesi ve 1967'deki Newark isyanları büyük bir radikal değişim getirdi Jones'e. İsyanlar sırasında dövüldü, hapse atıldı ve çıktığında yeni bir kişiliği vardı artık. Beyaz eşini terk etti, beyaz dostlaryla ilişkisini kesip, zencilerin yurdu olan Harlem'e taşındı. Protesto için de adını İmamu Amiri Baraka, "Ruhani olarak kutsanmış prens" olarak değiştirdi ve sanat hayatını bu isimle sürdürdü ölene dek.

Radikal politik söylemlerinin zirvesinde ise ABD'deki 11 Eylül Dünya Ticaret Merkezi bombalamalarıyla ilgili yazdığı şiir yer aldı:

"Kimler Dünya Ticaret Merkezinin bombalanacağını biliyordu önceden/Kim söyledi 4000 İsrailli çalışana evde kalmalarını o gün?" diye yazacaktı 2002'de ve şimşekleri üzerine çekecekti yine.

Ünlü sanatçı Amiri Baraka'nın eserleri arasında "Siyah Büyü", "20 Bölümlük İntihar Notuna Giriş" adlı şiir kitapları, "Köle Gemisi" ile "Ya Kendini Silahlandır ya da Yok Ol" adlı tiyatro eserleri ile "Dante'nin Cehenneminin Sistemi" adlı roman yer almaktadır. Yale Üniversitesi'nde, George Washington Üniversitesi'nde ve New York Eyalet Universitesinde uzun seneler hocalık ta eden Baraka, Warren Beatty'nin politik eleştiri filmi "Bulworth"'te kendisini canlandırmıştı ve şu sözleri ile hafızalara kazınacaktı: "Bir ruh gibi olmalısın, şarkı söylemelisin, bir hayalet gibi değil!"

Latif Bolat


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.