Kehanetler


Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

Okunma 28 Haziran 2016, 09:10

Kehanette bulunmadan dünyanın geleceğini kestirmek giderek zorlaşıyor. 16. asırda yaşamış ünlü kâhin Nostradamus, yorumcuların iddiasına göre, iki Almanya’nın birleşeceğini öngörmüş: “Avrupa’da bir ülke yeni bir günü başlatacak, tatlı nağmeler çalan tellere reçine olacak; fakat güneyde değil, orada insanlar lanet edecek” buyurmuş. Kehanete bakar mısınız!
İngiltere eski Başbakanı Margaret Thatcher’ın da ondan aşağı kalır yanı yok. İki Almanya birleşirken, Londra’daki Fransız büyükelçiliğinde 11 Mart 1990 akşamı verilen bir resepsiyonda Fransız muhataplarına, Berlin’in Avrupa’nın en büyük gücü haline geleceğini, Orta Avrupa’daki küçük ülkeleri kendi yörüngesinde toplayacağını, AB’nin inşasına hükmedeceğini söylemiş. Yine aynı günlerde, Amerikalı muhataplarına, “İki Almanya’nın birleşmesi II. Dünya Savaşı’nın rövanşıdır, razı olamayız” dediği söylenir. Fransızlar ise o sırada kafayı “Oder-Neisse Hattı”na takmışlar. Potsdam Konferansı’nda çizilen bu hat II. Dünya Savaşı sonrası Almanya-Polonya sınırını belirliyor ve Almanya’nın tarihî Ostland (doğu bölgeleri) arzularına set çekiyordu.
Bütün kehanetler doğrulandı. Almanya AB’nin 6 kurucu üyesinin lideri olarak bu kez sayıları 27’ye inen ülkeleri kendi yörüngesine aldı ve Oder-Neisse hattını NATO politikalarıyla aşarak yüzünü Ostland’a çevirdi, Ukrayna üzerinden Rusya’ya bakıyor. Yeni bir emperyal odağın oluşmakta olduğunu söyleyebiliriz, kehanet (!) olarak. Almanya Doğu’ya yöneliyor, lakin ülkesindeki ABD üslerini ve 40 bin ABD askerini ne yapacağı şimdilik bilinmiyor.

İKİ BUÇUK EMPERYALİST ODAK
AB sadece yapısal olarak değil ideolojik olarak da bölünüyor. Kuzeyinde ve ortasında yabancı düşmanlığı ve “terör” korkusundan beslenen faşizme doğru bir heyelân başladı, güneyinde ise yoksullaşan ve şimdilik ne yapacağını bilemeyen kitleler sola yöneliyor.
Lenin de bir kehanette bulunarak kapitalizmin devrevî krizlerinin emperyalist savaşlara yol açacağını, her emperyalist savaşın ulusların içinde bir iç savaş potansiyeli yaratacağını söylemiştir (1915’te). Bu açıdan baktığımızda AB fiyaskosu daha anlamlı görünüyor. Son tahlilde AB, 2008’de başlayan kapitalizmin 4. bunalım döneminden disiplinini koruyarak, neo-liberalizmde ısrar ederek çıkmayı başaramadı. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Biz de bir kehanette bulunarak iki buçuk emperyalist odağın oluştuğunu / oluşacağını ve bunların III. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nı derinleştireceğini söyleyebiliriz. Bir yanda ABD-İngiltere, öte yanda Rusya-Çin ve ortada Almanya-Fransa. Üçüncüsünün “buçuk” olması, tek başına emperyal siyasetler güdecek kadar güçlü bir orduya sahip olmamasıyla ilgili.

ÇİN’DE NE OLUYOR?
Bu arada Çin’de neler olduğunu anlamamız herhalde zaman alacak. Haber ajansları ev hapsinde tutulan Ziyang Zemin’in 10 Haziran günü saat 04.00’te göz hapsinde tutulmakta olduğu evinden bir Tümgeneral tarafından alınarak Pekin’de bir askeri karargâha götürüldüğünü bildirdi. Çinli yetkililer bir süre önce kravatı çıkartarak Mao ceketi giymişler ve “askeri reform” kapsamında 25 bin subayın görevine son vermişlerdi. Deng Şiao-ping’in “dört modernleşme” (kapitalizme denetimli geçiş ve dış dünyaya açılma) siyasetinin uygulayıcısı olan Zemin’in tutuklanması yeni bir dönemin işareti olabilir.
Belki bir kehanette bulunabiliriz: Çinliler “kapitalist yol”dan giderek emperyalist ülkelerle barış içinde birarada yaşama döneminin kapandığına karar verdiler; “Şanghay Çetesi” diyerek rüşvetçilikle suçladıkları sermaye sınıfını tasfiye edecekler. Uzakdoğu’da felsefi semboller önemlidir. Mao’nun mezarını uzaktan gören Konfüçyüs heykelini kaldırırlarsa bu kehanetimizin doğrulandığını anlayacağız. Mao Zedung hayatta olsaydı şöyle derdi: “Gök kubbenin altında büyük bir karışıklık hüküm sürüyor.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.