İlgilisine!


Mustafa Mutlu

Mustafa Mutlu

Okunma 25 Mart 2015, 02:56

Ekonomi krizin eşiğinde; ilgilenen var mı?  

Üretim durdu, ilgilenen var mı?  

İşsizlerin sayısı, çalışanlara yaklaştı; ilgilenen var mı?  

Emekli maaşı daha almadan bitiyor; ilgilenen var mı? 

Birileri dolardan köşeyi döndü; ilgilenen var mı? 

Terör örgütü, fiilen devlete ortak oldu; ilgilenen var mı? 

Okullar “irtica” yuvasına dö-nüştü; ilgilenen var mı? 

Kadınlara normal ölüm haram oldu; ilgilenen var mı? 

Dış politikada dünyaya rezil oluyoruz; ilgilenen var mı?  

Ege’deki adalarımız tek tek elden gidiyor; ilgilenen var mı? 

Yargıya güven sıfırlandı; ilgilenen var mı? 

Mahkeme kararları sanığın kimliğine göre uygulanıyor ya da uygulanmıyor; ilgilenen var mı? 

Hapishanelerde “Recep Tayyip Erdoğanzede Koğuşları” oluşmaya başladı; ilgilenen var mı? 

Adam yaralayan çocuklar bile yasalar uyarınca serbest bırakılırken; şarkı söyleyen, slogan atan çocuklar hücrelere tıkılıyor; ilgilenen var mı? 

Cezaevlerinde işkence hortladı; ilgilenen var mı? 

Millet artık polisten korkuyor; ilgilenen var mı? 

Medya sefilleri oynuyor; ilgilenen var mı? 

Rüşvet, yolsuzluk aldı başını gidiyor; ilgilenen var mı? 

Nefes alamıyoruz; ilgilenen var mı? 

Boğuluyoruz; ilgilenen var mı? 

Seçimler yaklaştı; ilgilenen var mı? 

Bizden oy alacaklarını sananlar avuçlarını yalayacaklar; ilgilenen var mı? 

PARTİ! (132) 

Abdullah Gül’ün eski danışmanlarından Yeni Çağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, “Abdullah Gül yeni bir parti kuruyor” diye yazdı. 

Harika! 

Bu partinin amblemi Huber Köşkü, sloganı “Asla terk etme” olmalı... 

İstanbul İl Başkanlığı için Abdullah Gül’e 49 yıllığına çalışma ofisi olarak tahsis edilen Ayazağa Kasrı, Genel Merkez için, Çankaya Köşkü seçilmeli... 

Parti binalarının elektrik, su, telefon, ısınma gibi tüm giderleri ile çalışanların maaşları devlete yüklenmeli... 

Yöneticilerin tamamı kör, sağır ve dilsizlerden seçilmeli... 

Abdullah Bey’e böyle bir parti yakışır! 

GÜNÜN SORUSU 

Taraf Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni, İkinci Cumhuriyetçi, TSK’nın amansız karşıtı, Fethullah Gülen dostu Ahmet Altan, Cemaat’e yakınlığıyla bilinen Bugün TV’de bir programa katılmış ve oyunu HDP’ye vereceğini açıklamış... Sorum kendisine: 

Oysa Kemal Bey senin gibilerin oyunu alabilmek için koskoca CHP’yi bile dönüştürdü; bu vefasızlık ona yapılır mı? 

İSMET BERKAN HÂLÂ DOĞRULARI SÖYLEMİYOR! 

İsmet Berkan, kapanan Radikal Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni’ydi... Halen Hürriyet’te yazıyor. 

Kabataş iddiasının gündeme geldiği günlerde, “Ben o görüntüleri izledim” demişti. 

Önceki gün Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, İsmet Berkan’a çağrıda bulundu ve “Senin yüzünden gelen eleştirilerle baş edemiyorum. Lafı dolandırmadan özür dile” demişti. Bunun üzerine İsmet Berkan da dün şunları yazdı: 

“Bundan bir yıl önce, Hürriyet’te çıkan yazımda da söylemeye çalıştım; vahim bir gazetecilik hatası yapmış, bir haberi yayınlamak-duyurmak için yeterli kontrol sürecini uygulamamıştım. Hatamın farkındayım. Lafı dolandırmadan söyleyeyim: Özür diliyorum.” 

*** 

İsmet , “içten” gibi görünen bu özründe bile aslında gerçeği çarpıtıyor! 

Çünkü onun suçu iddia ettiği gibi “bir haberi yayınlamak için yeterli kontrol sürecini uygulamamak” değil.. 

Asıl suçu “olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek...”  

Seyretmediği görüntüler için, “Gördüm” demek... 

Yani, yalan söylemek! 

İsmet bu “yalan”la Erdoğan’ın ve Gezi karşıtlarının ekmeğine yağ sürdü, Gezi Direnişi’ne gölge düşürdü. Belki de tarihin akışını değiştirdi! 

Bu yüzden onun “çarpıtarak” dilediği bu özrü kendi adıma kesinlikle kabul etmiyorum. 

İsmet’e düşen görev, “Yalan söyledim, bunu da şu nedenle yaptım” demek ve bu saatten sonra gazetecilik dışında bir iş yapmaktır! 

KAVGA! 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dün iki soruşturma başlattı: 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ‘in birbirleri hakkında söylediği sözler bu soruşturmaların konusu oldu. 

Başsavcılık şimdi Arınç’ın, Gökçek’in iddia ettiği gibi Cemaat’ten aldığı talimatlarla hareket edip etmediğini... 

Gökçek’in ise Arınç’ın iddia ettiği gibi “Ankara’yı parsel parsel satıp satmadığını” araştıracak... 

Hiç heveslenmeyin; bu soruşturmalardan hiçbir şey çıkmaz... 

Birileri bu ikiliyi barıştırır; dosya da kapanıp gider! 

Umarım yanılırım.  

Ancak yanılacağıma zerre kadar ihtimal vermiyorum! 

GÜNÜN İSYANI 

Arınç ile Gökçek birbirine girdi. Ancak yandaş gazeteler bu “kavga”yı sayfalarına taşımadı. İsyanım bu gazeteleri hazırlayan sözde meslektaşlara: 

AKP’deki kavgaların sizin gazetelerde haber olabilmesi için ille de kan dökülmesi mi gerekiyor?
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kıral - 5 yıl önce
delikanlı abim benim.
hiç vazgeçmedin doğruları söylemekten.